7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Seni okurken kaç bardak çay içtim bilmiyorum ama bir kutu mendil harcadığım doğrudur @aysegulcicekoglu sizi çok geç tanıdım ama harika hikayelerinizden kopamadan sadece üç günde bitirdiğim bir güzel yapıt daha yüreğinize kaleminize sağlık sonsuz teşekkürler #okudumbitti #aysegülçiçekoğluokuyorum #müptelayayınları #kitap #kitapokuyorum #kitapokumakgüzeldir Ayşegül Çiçekoğlu
Alıntı
Kendi Düşen AğlamazAyşegül Çiçekoğlu · Müptela Yayınları · 2017420 okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2023 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 16:42
​Biliyorum, "feminist edebiyatın başyapıtı" dendiğinde bazen insanın gözü korkabiliyor; acaba çok mu didaktik, çok mu teorik bir kitapla karşılaşacağım diye düşünüyor insan. Ama Virginia Woolf, bu kitapta o kadar zarif, o kadar odanın içinden ve seninle karşılıklı çay içiyormuş gibi bir dil kuruyor ki, daha ilk sayfalardan seni nehir kenarında yaptığı o meşhur yürüyüşe ortak ediyormuş gibi hissediyorsun. ​Kitabın asıl meselesi aslında çok basit ama bir o kadar da derin bir teze dayanıyor: "Bir kadının kurmaca yazabilmesi için parası ve kendine ait bir odası olmalıdır." ​Woolf bunu söylerken sadece fiziksel bir dört duvardan bahsetmiyor aslında. O odanın kapısını kapattığında dışarıda bırakabileceğin o toplumsal baskılardan, "sen kadındır yapamazsın" ya da "önce ev işlerini bitir" diyen o görünmez seslerden özgürleşmeyi anlatıyor. Maddi bağımsızlık ile yaratıcılığın nasıl iç içe geçtiğini, tarih boyunca kadınların neden kalıcı eserler üretemediğini yeteneksizliklerine değil, tamamen hayatlarındaki o "kendilerine ait alan" eksikliğine bağlıyor.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·88 syf.··
2026 4140. kitabı
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz; insanın içine yerleşir. Gazze'nin Son Kitapçısı da benim için tam olarak öyle bir kitaptı. Sayfalarını çevirdikçe kendimi yıkılmış binaların, toz bulutlarının ve bitmek bilmeyen bir bekleyişin ortasında hissettim. Ama en çok da savaşın, sadece şehirleri değil; insanların anılarını, alışkanlıklarını, umutlarını ve geleceğe dair kurdukları en küçük hayalleri bile nasıl paramparça ettiğini düşündüm. Hikâyenin merkezindeki Nebil karakteri beni en çok etkileyen isim oldu. Etrafındaki dünya yavaş yavaş yok olurken onun kitaplardan vazgeçmemesi, sayfalara gösterdiği özen ve kelimelere duyduğu saygı bana çok dokundu. Kitapçı dükkânı, dört duvardan ibaret bir yer değil; hafızanın, kültürün ve direncin saklandığı küçük bir sığınaktı. O raflarda yalnızca kitaplar değil, bir halkın geçmişi ve kimliği de korunuyordu. Fransız fotoğrafçı Jullien ile Nebil arasındaki diyaloglar kitabın en sevdiğim bölümleriydi. Nebil'in "Bir fotoğraf bir insanı yalnızca bir anın içinde yakalar, peki ya o insanın yaşamı?" sözü uzun süre aklımdan çıkmadı. Çünkü gerçekten de çoğu zaman ekranlarda yalnızca birkaç saniyelik görüntüler görüyoruz. O görüntülerin arkasında ise yıllar, aileler, anılar, kayıplar ve anlatılmayı bekleyen koskoca hayatlar var. Nebil'in "Benim hikâyemi dinlemeye ne dersiniz?" sorusu ise bana göre yalnızca Jullien'e değil, bütün dünyaya yöneltilmiş güçlü bir çağrıydı. Kitap boyunca savaşın bütün ağırlığı hissediliyor ama yazar bunu umutsuzluğu büyüterek değil, insanlığın küçük ama değerli ayrıntılarıyla anlatıyor. Enkazın arasında paylaşılan bir bardak çay, Mahmud Derviş'in dizeleri, kitaplara duyulan sevgi... Bazen insanı ayakta tutan şeylerin ne kadar küçük ama ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha fark ettim. En sevdiğim cümlelerden
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025198 okunma
Kitabın arka kapak sözleri ...
Puan vermedi·288 syf.··
2026 15. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:29
Kendi incelemem değil ama duygu ve düşünceleri oldukça güzel özetlemiş...O yüzden bitirdiğim bu kitabı,arka kapak satırlarını yer vererek noktalamak istedim... ... Bir bardak suda fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar, savaşlar kopuyor bu kitapta ... Dünya tarihine elinizdeki bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakmak ... Bir bardaktan geçen kare yelkenli keşif gemilerini, Afrika içlerinde avlanıp teknelerin anbarlarına doldurulmuş siyahları, köle tüccarlarını, laboratuvarlarına kapanmış simyacıları,ateş pahası çayı yüksük büyüklüğündeki fincanlarda içen aristokratları,savaş meydanlarındaki kola albaylarını seyretmek ... Tom Standage bu kitapta bunu yapıyor. "Nasıl ki, arkeologlar kullanılan malzemeler temelinde tarihi taş ,bronz çağı,demir çağı vb. dönemlere ayırıyorlarsa" diyor, "dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün. "Ve ayırıyor da: bira çağı,şarap çağı,damıtık içkiler çagı, çay çağı, kola çağı. Elinizdeki bardağın -ya da kadehin-içindeki sıvı yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bu kitabı okuduktan sonra ona bir daha eskisi gibi bakmayacaksınız...
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Kırmızı Kedi Yayınları · 20241,221 okunma
8/10
·360 syf.··
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:17
Waooow Uzun zamandır okuduğum en iyi aşk romanıydı. Bana gerçekten öyle güzel hissettirdi ki. Hani kışın bazen elektrikler gider ya biz de sobanın başında mum ışığında ailemizle bir kupa kahve ve ya da çay içeriz, işte bu kitap ban böyle hissettirdi. Kitap bir edebiyat profesörü olan Eilieenin bir anda kendisini en sevdiği kitap serisinde ki, sakin kasabada bulmasıyla başlıyor. Yazar kitap içinde kitap yazmayı çok güzel şekilde başarmıştı. Okuduğumuz bir çok mutlu sonun kurgu olduğuna inanırız ama bazıları.. Bazı kitaplar bizi bizim için de bir mutlu son ola bileceğine inandırıyor . Bu kitapt onlardan biriydi.
Büyülü Bir Aşk HikâyesiAshley Poston · Yabancı Yayınları · 202698 okunma
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:57
__İKİ MAVİ ARASINDA__ İki mavi arasında başkadır her şey Bir başka güzeldir, Anlayana kıymet bilene... İki mavi arasında yeşerir umutlar. Gözlerini iki mavi arasında açarsın. Kollarını açarsın olmadığı kadar. Bir başkadır sevmek iki mavi arasında. Yudumladığın çay, Bandığın ekmek, Dökülen yaş. Bakma sen sırtını dönen kıymet bilmezlere. Hele bir, gün doğumunda uyan da gör, Gör ki neler var, İKİ MAVİ ARASINDA... Bir daha seversin, Bir daha tutulur sevdaya yüreğin. Deli taylar gibi olursun, Bir daha doğarsın yeniden! Bir daha; Bir daha... İki Mavi Arasında, Aydın Köse’nin kalbinden ve kaleminden samimi ve naif bir dille okuyucusuyla buluşturduğu masmavi bir kitap. Deniz ve gökyüzü metaforu üzerinden sakin ve derin şiirlerle arka fonda çalan gitarla okuduğum bir kitap oldu benim için İki Mavi Arasında ilk okuma sebebim kitabın bütün gelirinin kız çocuklarının eğitimine bağışlanması oldu diye bilirim sırf bu sebep bile kitabı okumak yeterliyken içindeki bizden samimi sıcak şiirlerde manevi mutluluğumu ikiye katladı okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum…
1000Kitap
İki Mavi ArasındaAydın Köse · Cinius Yayınları · 202517 okunma