Bir kahvede çay içip hayatı sorgularken karşıma çıkan satırlar...
İnsan ilginç bir varlık... İçin kan ağlıyorken, tüm dünya üzerine geliyormuş gibi hissettiğinde ve dertlerinle baş edemiyor gibi olduğunda bile dışarı gülücükler saçabilir; yapman gereken görevleri yerine getirebilirsin.
Sayfa 97 - Kronik Kitap, 1. Baskı, Haziran 2026.·Kitabı okuyor
Alıntı
“Tanrı korkusu taşıyıp kendini bilerek, kimse rahatsız etmeden, kulübene girmesinler ve etrafı yoklamasınlar diye umut ederek yaşamaya imkân yok; yani kendi evinde olduğun gibi yaşayamayacaksın, hep bilecekler, sözgelimi üzerindeki yelek iyi mi, üzerine oturuyor mu, iç çamaşırın var mı; çizmelerin var mı, tabanları neyle kaplı; ne yersin, ne içersin, ne yazıp duruyorsun? Peki ama bu ne demek canım); istersem kaldırımın ıslak olduğu yerden, belki bir kere de çıplak ayakla, çizmelerimi elime alıp geçiyorumdur! Kötü olan şeyleri ne diye yazmalı, her seferinde birinin neye ihtiyacı olduğunu, çay içip içmediğini neden yazıyor? Sanki herkesin de durmadan çay içmesi lazım gibi! Acaba ben herkesin ağzına bakıp kaç lokma yuttuğunu öğrenmeye çalışıyor muyum? Kimi gücendirdim böyle bir şey yaparak? Hayır, canım, insan kendisini rahatsız etmeyen birilerini neden gücendirsin! “
Sayfa 101
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kitapta gelmediğini sanarken...
'Eminim bugün onu göremezsen Maeve anlayacaktır.' dedi Alice, 'Dinlenmeye ihtiyacı olacak.' Derwent başını salladı. 'Anlamıyorsun. Söz verdim.' . - Üzgünüm Gordon. Biliyorum geç oldu ama olabildiğince çabuk geldim.' - Gordon direnebilirdi. Ama yardım etme isteği çok güçlüydü. Özellikle de Gordon bu adamın bilmediği bir şeyi bildiği için. 'Sen Josh musun?' - Adam birden hareketsiz kaldı. Telefon tekrar titremeye başladı ama ona bakmadı bile. 'Evet.' - 'Seni bekledi,' diye fısıldadı Gordon. 'Sonunda uyumasına yardımcı olacak bir şey vermek zorunda kaldık. Senin geleceğini söyledi.' Telefon durdu. Cevapsız arama (5) Gordon okudu. Yine Josh bakmadı. İfadesinde korumasız bir şey, Gordon'ın duygusal tarafına hitap eden bir kırılganlık vardı. - 'Onu görmene izin verebilirim.' Josh'ın gözlerinde umut belirdi. Gordon elini kaldırdı. 'Ama senin orada olduğunu bilmeyecek. Önümüzdeki birkaç saat boyunca uyuyor olacak.' - 'Önemli değil. Sadece onu görmem gerek.' - 'Birkaç dakikan olabilir.' diye fısıldadı Gordon ve Josh başını salladı. . Yatağın ayak ucunda duruyordu, tüm dikkati ona odaklanmıştı, sanki dünyanın geri kalanı kaybolmuş ve sadece o önemliymiş gibi. - 'Daha kötü görünüyor,' dedi Josh yumuşak bir sesle. - 'İyileşiyor. İyi durumda.' Gordon hastanın dosyasına baktı. 'Her şey olumlu. Eve gitmek istediğini biliyorum, bu yüzden onu bugün taburcu edebiliriz.' - 'Bu da bir şey.' Yatağın ucuna tutunuyordu, parmak boğumları loş ışıkta bembeyaz parlıyordu. Telefon tekrar vızıldamaya başladı ve cebinden çıkarıp kapattı. - 'Yatağın yanında bir sandalye var. Otur. Rahatına bak.' Gordon bir adım geri çekildi. - 'Çay ister misin?' - 'Seni rahatsız etmek istemem.' - 'Rahatsız etmezsin' diye yalan söyledi Gordon. 'Zaten içecektim.' - O giderken Josh oturdu. Gözlerini yataktaki sessiz
Yazarın bir sonraki kitabı on sipariş verenler için yazdığı short story'den Meave'in hastanede kaldığı gecenin arka planı·Kitabı okudu
Akşam yemeğinin televizyonun önündeki sehpanın üzerine getirildiği, ardından babamın koltuğunda uyukladığı, annemin mutfağı temizleyip elinde bir kitapla yatak odasına çekildiği durgun akşamlarımız bana sadece rutin gibi geliyordu.
Sayfa 177 - Altın Kitaplar·Kitabı okudu
Bir Şarr Bir Kitap
Ali Lidar – Alengirli Şiirler Kaçırdığımız sabahlara ciddi bir özür borçluyuz beraber uyanmadığımız bütün sabahlar bir şey eksikti vardı yeryüzünün haberi yanımızda başka bedenler aklımızda başka hayaller ama aynı güneş aynı gökyüzü ve sen büyürken kimselerin fark edemediği yerlerde gözlerini anlamsızca dikerken en yükseklere durmaksızın seni düşündüğümü söylemem doğru olmaz. ** Ama günün başka kimselere anlamlı gelmeyen anlarında bazen onu elli geçe mesela bazen ikiye altı kala çorabımın tekini ararken ya da kaç yumurta kıracağımı düşünürken tavaya mütemadiyen seni düşündüğümü söyleyebilirim sevgilim denmez artık uzaktaki sevgiliye sevgilim denmez çok ayıp ama sevdiğim diyebilirim sevdiğim belli olmaz saçma sapan bir zamanda bir çocuk gülüşünde ya da eski bir türk filminde farkında bile olmadan aklına gelebilirim. ** Belki kadar kesin ve keşke kadar imkânsız birbirimizden uzaklaşmamız kırılsak da tırnak uçlarımıza kadar kırılırız elbet bunu gerektirir yaşamak. **
İthaki
En doğru işlediği zaman saatlerin Akşamüstü; bir kuş kımıldamaz havada. Şehir boyasını tazeler aynalarda Sokak gönlümüzcedir kusursuz ve tamam Susarız yapayalnız çay, tütün ve kalem
Sayfa 64·Kitabı okudu