Çağla Taşdemir

Puan vermedi·376 syf.··
2019 41. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2019 16:43
Yazarın ilk romanı olur kendileri. Hatta bir dönem yasaklı kitaplar listesine bile girmiş. Uzun uğraşlar verilmiş kitabın tekrar basılması için. Toplamda dört baş kahramanımız var. Ama odak noktamız Selim. Onun yaşadıkları zaten kitabında yasaklanmasına sebep oluyor. Açıkçası ben yasaklanmasını gerektirecek bir durum görmedim ama tabi ki zamanın şartlarına benim yaşım yetmez o yüzden pek bir bilgim yok. Okuduklarım ve dinlediklerim dışında. Selim’in ölmesi Seydanın hayatını tümüyle değiştiriyor. Zaten o kısımlar kitabın sonuna denk geliyor. Biz daha çok onları birbirine bağlayan aşktan haberdar oluyoruz. Aralarında en çok ezilenlerden biri de Aysel. Önce babasından mahalleden daha sonra sevgililerinden çok çekiyor. Tabi kendince daha sonra huzuru buluyor. Oktay ise aralarında en gamsız olanı. Onunda aklı zaten sorguda yerine geliyor. Ama yine kendinden kayıtsız şartsız vazgeçmiyor. Hayatta önceliği hep kendisi. Böyle yetiştirilmiş. Oğlunu bile uzun yıllar sonra sevip kabulleniyor. Beraber büyümelerine rağmen Selim’e en çok kin besleyen de o. Yazarın çoğu kitabını okumuştum ama ilk kitabı olduğunu aldıktan sonra öğrendim. İlk olmasına rağmen öyle güzel öyle profesyonel yazılmış ki. Arka kapakta belirtilmese ilk kitabı olduğunu anlayamazsınız. Öyle dolu dolu cümleler var. Hem dolu hem duru bir anlatım mevcut. Oya Baydar herkesin okuması gereken kadın yazarlarımızdan bence. Herkesin hayatının bir döneminde Oya Baydar’la tanışmasını dilerim herkese. Okumayan çok şey kaybeder.
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017628 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Çağla Taşdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·376 syf.··
6 saatte okudu
·
2019 41. kitabı
Pınar Kür
7.5/10 · 628 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2019 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2019 13:44
Doğunun sosyal ve toplumsal sorunları tüm çıplaklığıyla ele alınmış. İlk başta yazım tarzı size bize sıkıcı gelebilir ama ilk 50-100 sayfadan sonra okuması oldukça kolay hale geliyor. Metin ister istemez sizi içine çekiyor. Karakterler oldukça sınırlı. Annelik yapamayan bir anne. Yazamayan bir yazar. Töreden ve örgütten kaçar genç bir çift. Onları birbirine bağlayan bir bebek Umut. Her şey aşçında Umut’un anne karnında kör bir kurşunla daha doğmadan ölmesiyle başlıyor. Yazarla tanışmaları da bu vesileyle gerçekleşiyor. Yazarın onlara sahip çıkması insanın duygu seline girmesine sebep oluyor. Tabii daha sonra öğreniyorsunuz ki bebek Mahmut’tan değil. Her karakterin kendi içindeki yaraları tramvaları var. İçinize işliyor okurken. Yazar çoğu eserinde Doğu sorununu işlerken bu sefer çok daha farklı bir yönden bakmış. Tamamen olay odaklı değil karakterler üzerinden bize doğuyu anlatmış. Ucundan kıyısından bile olsa kesinlikle kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz romanda. Hacmi ve yazıların küçüklüğü sizi korkutmasın. Yazar yine kendini ve kalemini konuşturmuş. Zaten yazarı tanıyanlar ondan kötü bir eser çıkmayacağını bildiği için gözü kapalı güvenip başlayabilirler kitabı okumaya. Çok fazla konuşulacak şey yok aslında söylenmesi gereken her şey söylenmiş kitapta. Okuyup görmek en iyisi.
Kayıp SözOya Baydar · Can Yayınları · 2007435 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2019 39. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2019 11:02
Eğitimcilerin öğrencilerin eğitimci olmak isteyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Hatta filmi bile izlenmesi gereken filmler arasında. Despot bir okul bu okula verilen çocuklar ve yeni gelen edebiyat öğretmeni. Diğer tüm öğretmenlerden farklı. Yıllar önce kurulan ölü ozanlar derneği ve bunu devam ettirmek isteyen öğrenciler. İnsanların idealleri engellendiğinde neler olabileceği nelere cesaret edebileceklerini hep beraber görüyoruz kitapta. Ezberci eğitim sistemi açık açık olmasa bile satır aralarında çok güzel eleştirilmiş. Bir öğretmen olarak ki maalesef mesleğini yapamayan bir öğretmen olarak çok şey hissettim. Ülkemizin eğitim durumunu gözden geçirdim. Okulda öğrendiklerim mesleğimi yaparken öğrettiklerim ya da öğrenebileceğim ama fırsatı verilmeyen şeyleri düşündüm. Eğitimciysek kendimizi bir çocuğumuz varsa yine kendimizi ve eğitim kurumlarını sorgulatıyor. Çok ama çok ince bir kitap olmasına rağmen bu inceliğin tersine çok fazla şey katıyor insana. Okurken bilgilendiğinizi aydınlandığınızı hissediyorsunuz. Bir kere de okuyup bitirdikten sonra kenara koyulcak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Açıp açıp okunabilir. Başucu dediğimiz tarzda bir kitap. Herkesin elinin altında bulunmalı hem kendi okunmalı hem de çocuğu uygun yaşa geldiğinde ona okutmalı. Okutmalı ki bilgilenelim aydınlanalım.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma