Puan vermedi·626 syf.··
2021 21. kitabı
Ve siz güzel insanlar, yine sizinleyim Kitapları konuşmak ve inceleme yazarak aslında kendi kendime anlatmaya çalışıyorum. Bu şekilde kitap daha kalıcı ve keyifli oluyor zihinde. Başlıyoruz ;) Atsız’ın "Bozkurtlar"ı, bir milletin varoluş kavgasını Kür Şad gibi ulu bir kahramanın azmi ve oğlu Urungu’nun hüzünlü kaderi üzerinden ilmek ilmek işleyen, okuyucuyu bozkırın ortasında hem ağlatan hem de gururlandıran devasa bir anlatıdır. Kitap boyunca Kara Kağan’ın yaptığı stratejik hataların ve Çinli katunun zehirli etkisinin bedelini koca bir budunun nasıl ödediğini okurken, Kür Şad’ın 9 yıllık tutsaklıktan sonra Ötüken’de yaktığı o kutsal ateş, sönmek üzere olan umutları yeniden yeşertiyor. Yamtar’ın gücü, Almıla’nın zarafeti ve kırk yiğidin sarsılmaz sadakati zihnimizde birer birer canlanırken, beni en çok etkileyen Urungu ve Ay Hanım’ın o sessiz, buruk hikayesi oldu; Kür Şad’ın mücadelesine duyduğumuz hayranlık, Urungu’nun kötü kaderiyle birleşince ortaya yürek sızlatan bir destan çıkıyor. Yer yer boğazı düğümleyen, yer yer ise hürriyetin o keskin kokusunu hissettiren bu kitap, atalarımızın ne denli çetin savaşlara göğüs gerdiğini hatırlatan, aidiyet duygusunu zirveye taşır... Geleceğe rehber kitap. Atatürk'ün gençliğe hitabı gibi... "Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir."... "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur... " Atsız’ın Bozkurtlar’ında okuduğun o "teslim olmayan Türk ruhu" ile bu hitabenin ruhu ne kadar da birbiriyle örtüşüyor, değil mi? Her iki metin de en zor şartlarda dahi pes etmemeyi ve "vatan" kavramını her şeyin üstünde tutmayı hatırlatıyor. Mutlaka okumalısiniz. Kesinlikle seveceksiniz.
1000k
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,9bin okunma
Sevgili Arsız Ölüm - Mini İnceleme/Kendime Notlar
10/10
·248 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 23:22
Bu kitaptan aldığım hazzı başka kaç kitaptan almışımdır bilmiyorum. Okumadan evvel yorumlarına baktığımda gözüm korkmuştu, dilinin değişik geldiğini okurken adapte olmakta zorlandığını söyleyenler olmuştu. Bu da tabii ister istemez insanda önyargı oluşturuyor. … Ancak, önyargımı bu kadar hızlı derdest etmesine en çok şaşırdığım kitap oldu herhalde Sevgili Arsız Ölüm. Büyülü gerçekçiliğin Türk edebiyatındaki en ünlü eseri olan bu kitap insana masal dünyasıyla gerçek dünya arasında bir gelgit yaşatıyor her sayfada. Öyle ki okuduğunuz şeylerin gerçek olmadığını da, ama olabileceğini de biliyorsunuz. Bunu nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. … Köyden kente göç eden bu ailenin her bir karakterinin köydeki personası ile kentteki kimlik arayışı muhteşem işlenmiş. Çocukların her birinin farklı işlere yönelip kendini bulma çabalarının yanında bir tek anneleri Atiye hiç değişmemekte ısrar ediyor. Kitapta aynı kalan tek karakter o. …. Dirmit’e ayrı bir paragraf yazmak isterim. Çünkü en çok bağ kurabildiğim karakter oydu. Canım Dirmitciğim. Daha yeni doğduğunda bile uğursuz olacağı bir çentikle belirlenen bu talihsiz kız elini neye atsa ailesinin her ferdi tarafından itinayla, cebren ve hile ile engelleniyor. Başka bir evde, başka şartlarda doğsa çok iyi işler yapabilecek bu kız bu evde ancak ne yapabiliyor dersiniz? DELİLİĞE VURUYOR. Zira başka şekilde başa çıkamıyor. … Gerçekliğin yüzünüze masalsı bir dille tokat gibi çarpmasını isterseniz buyurun okuyun efendim, tavsiyedir.
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·152 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 17:55
Gerçekler gün gibi ortadayken, itirafçı varken, onlarca şahit varken “cebren olduğunu söyleyen” bir kadının asılma kararını sırf karısı onu aldatıyor diye aklında ki karısından öç almak için , cezalandırdım duygusu yaşamak için MELEK’i idam eden , kadın düşmanı, işin içinde bir kadın varsa suçludur algısı olan ve varsayımlarla -kocasını ve aşığını kandırmış- sadece onu suçlamaya odaklı ruh hastası bir YARGIÇ.. Herkesin göz yumduğu ve sessiz kaldığı bir olay. Kurtarılamayan bir MELEK. 1970lerde yazılmış bu roman ve daha eskilerde yaşanmış bu olaydan günümüze değişmeyen, bir arpa yol almamış, kadınları aşağılama, ezme, cezalandırma, suçlu bulma eylemleri ve düşüncelerin günümüzde de hala aynı ölçüde devam etmesi toplum olarak unutmamamız gereken bir mevzudur kitapta bazı alıntıları buraya bırakmak istiyorum yabancılık çekmeden, bu kadar da olmaz demeden , göz ve kulak aşinalığıyla şaşırmadan okuyacağınız. “Nedir bu karı milletinin ağlama illeti” “Böyle bunlar ne yaptıklarını bilmezler” “Kötü kadınlar ağlamayı unutuyor mu?” “Cebrenmiş. Olabilir mi. Mefaret gibi kaç senelik hukukçu nasıl inanır buna aklım hala almıyor. Hiç insan nikahlı karısını zorla başkalarıyla..” “Kadın hakim olur mu. Olmaz. İçi dışı pislik olmasa bile olmaz. Bir kere hepsi de zayıf karakterli” “Avukatta olamazlat ayrıca. Hukuk fakültesine kız öğrenci almak kabahat. Üniversiteye gitmelerinin asıl sebebi koca bulmak zaten. Kuyruk sallarlar,Göz süzerler.”
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Puan vermedi
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkan ve şerait, çok namusait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! M. Kemal ATATÜRK
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parodi Yayınları · 202434,4bin okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
8/10
·262 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 00:33
"İnsan insanın kurdudur." William Golding'in eserinin özü bu cümle olabilir. İnsanlığın temiz ve masumiyet timsali olarak anılan çocuklar bu romanda bizi bir hayli şaşırtıyor. William Golding'in ilk roman türünde olan bu eseri İngiltere'nin atom bombası tehlikesi altındayken 6-12 yaş arasında olan çocukların bir uçağa bindirilip gönderilmesi, uçağın ise kaza yaparak bir mercan adasına düşmesi ve burada kurtulma çabası içerisinde medeniyet kurma süreçlerini anlatıyor. Fakat beklenilenin dışında, acı tatlı bir son yaşanıyor. Kitapta asıl anlatılmak istenilen felsefi düşünce; insanın doğuştan kötü olması değil, kötülüğün ve iyiliğin daima bir çatışma içerisinde olduğu ve kötülüğün karanlık tarafının, iyiliğin güçlü olmadığı anlarda nasıl her şeyi yutmasıyla vahim bir tabloyu çizebileceğini gösteriyor. Bahsedilmesi gereken karakterler bilhassa Ralph, Jack ve Domuzcuk olsa gerek. Ralph, düşen uçağın içerisinden ilk çıktığında yetişkinlerden uzak, tatil yapabileceğini zannettiği bir yere düşmesini keyifle karşılamakta. Fakat sonrasında diğer çocuklar tarafından lider seçilmesiyle gelen sorumluluk bilinci ona bu keyfi zehir etmekte. Bütün çocuklar Ralph'e hak verip sözünü dinliyor ve bu çok karizmatik bir şey olsa gerek. Hele ki denizden bulduğu parlak ve sesiyle bütün ormanı inletebilecek güçte olan bir şeytan minaresine sahip olması otoritenin bir temsili. Bir deniz kabuğu olan bu şeytan minaresiyle tüm çocuklar toplantıya çağrılabiliyor, eline alan öncelikli konuşma hakkına sahip olabiliyor. Otorite başka kişiler tarafından ele geçirilince ise şeytan minaresinin bile bir ehemmiyeti kalmıyor ve kitabın sonunda kırılması sanki kaosu ve demokrasinin darbeye uğradığını temsil ediyor. Jack ise savaş öncesi bir kilise korosunun şefi. Dolayısıyla zaten liderliğini kanıtlamış ve koro
Alıntı
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma