Rahmetli Prof. Dr. Beynun Akyavaş (1932-2025, Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyeliği yapmış kıymetli bir şahsiyet, bir eski devir hanımefendisi. Beynun Akyavaş ile alakalı başka bir bilgiye maalesef ulaşamadım. Kitaplarının giriş bölümünde de kendisiyle alakalı herhangi bir bilgi verilmemiş. Bu hususta yayınevini tenkit ediyorum,en azından mini bir biyografisi ilave edilebilirdi.
Beynun Akyavaş'ın, okumuş olduğum Seni Seven Neylesün dışında Sultanıyegah İstanbul isimli bir kitabı daha bulunmaktadır. Ayrıca Edmondo de Amicis'in bir seyahatname türü olan İstanbul isimli eserini de tercüme etmiştir.
Seni Seven Neylesün, kendisinin 1970'li senelerde Tercüman gazetesinde yayımlanan makalelerinden ve muhtelif dergilerde yayımlanan yazılarından oluşuyor. Kitabın türü için Deneme / Düşünce diyebiliriz.
Kitap 5 ana başlık altında toplanmış:
Karanfil Oylum Oylum
Bu başlık altında yer alan yazıların (21 adet) içeriği ağırlıklı olarak dilimiz ve Türkçemiz olup, dilimize, güya öz hâle getireceğiz diye, sokulan uydurma kelimeler ile alakalı çok güzel tespitler ve tenkitler yer alıyor.
Bu yazıları okuduktan sonra, farkında olmadan kullandığımız ve dilimize yerleşen bir çok uydurma kelimeyi öğrenmiş oluyoruz.
Bu uydurma kelimelerden bazıları: Yaşam, anlam, önem, sorun, konu, yapıt, ulus, ulusal, öykü, koşul, sözcük, olanak, izlemek, örneğin, ve sel-sal ilaveli bütün kelimeler.
Ve bir de aslında uydurma olmamasına rağmen yanlış mânada kullandığımız kelimeler var. Meselâ onlardan birisi benimde bugüne kadar yanlış kullandığım "cefakâr" kelimesi. Nasıl ki "sanatkâr" sanat icra eden demek ise veya "vefakâr" vefa gösteren ise, "cefâkar" da esasında cefa eden yani eziyet veren mânasına geliyormuş.
"Ey cefakâr Türk anası" denmez, ey cefakeş Türk anası