... Leyla'ya dair haber almaktan bir an geri kalmıyordu. Leyla'dan boyuna mektup geliyormuş, kendisi de sık sık uğruyormuş, bana hiç değilse yeni adresini verin diyormuş. Bütün bunları ihtiyar dadısı günü gününe ona bildiriyordu.
Lakin birden haberlerin ardı arkası kesildi. O vakit Necdet kendi kendisinden hiç beklemediği bir kaygı ile geri döndü. Tekrar Leyla'nın mektuplarını okumaya başladı. İçin için istiyordu ki Leyla tekrar üstüne düşsün. Nicin? Bu hissi kendisi de iyi tahlil edemiyordu.
On, on beş günden beri adeta ic itkilerinden gelen hamlelerle oynadığı bu aşk ve alâka saklambacının böyle bir anda sona erişi onu bir çeşit can sıkıntısı, bir çeşit ne yapacağını bilememezlik içine atmıştı. Bu kaçış bu kovalanış sonuna kadar devam etsin istiyordu. Zira şimdiye kadar öğrendiği sevgi oyunları arasında hiç bilmediği bir oyun ona hepsinden tatlı gelmişti. Leyla ile bu heyecan veren oyuna devam etmekte adeta çocukça bir heves duyuyordu. Şu halde, tekrar Leyla'nın kendisine rastgelebileceği yerlerde dolaşmaya başladı. Öte yandan dadısı -sözde Necdet'in haberi yok gibi kendiliğinden bir iyilik yapıyormuş gibi evine döndüğünü Leyla'ya haber etmeye memur etti...