Puan vermedi·303 syf.··
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 19:34
Seven kitle ve sevmeyen kitle olarak ayrılan bu kitap, bizim okuma kulübümüzün eylül ayı kitabıydı. Ve üzülerek söylüyorum ki ben de sevmeyen gruba dahil olmak istemiyordum. İlk 20 sayfasında zaten sevmeyeceğimi anlamıştım. Kitap çok sıkıcı. Edebi sanat diye bir şey asla yok. Verilmek istenen ders ise sadece “bir arkadaşını arkasından nasıl bıçaklarsın” üzerineydi, gerçekten başka bir mesaj yok. Ana karakteri de anlamaya çalışıyorum, ona da baya haksızlık yapılmış. Ama ne olursa olsun; birini sevmesen bile yanında durma, onun yüzüne gülüp arkasından kuyusunu kazma. Neysen o ol. Ondan faydalanma. Sana yapılan haksızlığı sen başkasına yapma. Sus, içine at ve çekil git. Bilmiyorum, belki kendi hayatımla çok bağdaştırdığım için karakterlere hiç ama hiç ısınamadığım bir konu oldu. Çok popüler bir kitap olduğu için konusundan bahsetmeyeceğim. Sadece kendi yorumumu paylaşmak istedim. Okuyacaklara iyi okumalar diliyorum
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
6.5/10
6/10
·432 syf.··
2024 197. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2024 00:00
Pandora'nın Kalbi 1 Dilara Keskin Olmamış. Yazarı aslında çok severim gel gelelim bu kitabı tamamen mantıksızlıklarla dolu, her bir karakterin falsolu olduğu bir kitaptı. Kitabın bölümlerinin kısa olması ve dilinin akıcı olmasından dolayı beş puan verecektim. Gel gelelim Çınar ve Elisa sahnelerinin- son sahnesi hariç- hepsinde güldüğüm için altı buçuk puana yuvarladım. Bir oturuşta bitireyim, başımı ağrıtmasın, biraz da güleyim diyorsanız kesinlikle okumalısınız gelelim karakterler ve falsolarına. Elisa; geçmişte yaşadığı travmadan dolayı erkek arkadaşına karşı huzursuzluğu tamamen anlaşılabilirdi gel gelelim bunu erkek arkadaşından saklamasının yanı sıra, elini tutmasına izin vermeyip, onu öptüğün de iğrendiğini belli ederken, yan yana oturduklarında ondan uzaklaşırken sevgilisinin tam olarak ne düşünmesini bekliyordu? Sevgililer cinsel ilişki yaşamak zorunda değillerdir fakat dünyanın en klasik koşullarından biri de sarılma, öpüşme gibi temasların var olmasıdır. Sen her birine duvar örersen karşındakinin kafasının karışması normal değil mi? Saygı istiyorsun KESİNLİKLE HAKLISIN ama bunların hiç birini yapamayacaksan ayrılsan daha mantıklı değil mi? Serkan; sen nasıl kaypak, nasıl düşüncesiz bir adamsın. Sevgilin sana ‘ hazır değilim’ diyor ve sen onu sözlerinle, hareketlerinle manipüle etmeye çalışıyorsun ( haklı olduğun noktalar var yukarıda bahsettim ama bütün bunlar senin bir kadını ZORLAMANI gerektirmez) düşüncesiz, narsist bir herifin tekisin. Haklı olduğun tek noktanın Elsa’nın sana gerçekten bir çöpmüşsün gibi hissettirmesi idi. İdil; Kitapta Serkan’dan sonra belki de daha çok gıcık olduğum tek karakter. Önüne gelene özellikle Serkan’a ‘ çekil önümden! Karşında beni bulursun vs’ şeklinde nara atmaları o kadar saçma ki. Kadınları küçümsemiyorum asla fakat bir kadının bir
1000Kitap
Pandora'nın Kalbi 1Dilara Keskin · Ephesus Yayınları · 2023646 okunma
Reklam
Filmi Çekilesi Bir Roman
9/10
·416 syf.··
2024 7. kitabı
Bu kitabı uzun zaman önce okumuştum. Aklımdan silinen noktalar olduğu için pekte detay veremeden,kendi fikrimi belirterek ve kitabı okurken ki hissiyatımı sizlere anlatacağım. Kitabı okurken bir film izlermiş gibi okudum ve çok beğendim. Sandra,çok riskli ve tehlikeli bir maceraya atılmıştı resmen. Sandra kızım sana mı kaldı gizemi çözmek yahu derken buldum kendimi hatırladığım kadarıyla. Sen git sevgilinden ayrıl,kafa dinleyeceğim diye inzivaya çekil,sonra git nazi işlerine bulaş. Zaten o psikopat ikiliyi hiç gözüm tutmamıştı. Karin ve Fredrik’ten bahsediyorum tabii. Jullian da az yere bakan yürek yakan değildi. Galiba,Sandra bundan hoşlanmıştı diye hatırlıyorum yanlış değilse Jullian kim derseniz; Nazi toplama kamplarından sağ kurtulmuş az sayıda kişiden birisidir. İşleri karıştıranda nokta işte bu adam. Adam haklı ama konu tartışmaya kapalı. Karin ve Fredrik’in yaşadığını ve bu kötü iblislerin ortada kol gezmesine canı sıkılan Salva,kamp arkadaşı Julian’a mektup yollar ve sonra ölür Nasıl ölür tabii hatırlamıyorum. Ama bence Fredrik ve Karin’in başının altından çıkmıştır. Ve sonra; Karin ve Fredrik iblislerinden intikam almak için Sandra’dan destek ister Julian ve olaylar olaylar. Ben bunu niye yorumlamadıysam zamanında pofff Ya bir de bunun filmi çekilse olurmuş gibi. Niye düşünülmemiş ki acaba? Roman gerilimli,akıp giden bir konuya sahip. Ben heyecanla okumuştum.Size de tavsiye ederim.Tabii hala satışta ise… #okudumbitti #okuyorum #okumahalleri #kitaptavsiyesi
Limon Yapraklarının KokusuClara Sánchez · Pegasus Yayıncılık · 2013501 okunma
Puan vermedi·266 syf.··
Beğendi
·
2024 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2024 01:36
Bir "Eylül" ayında dünyaya geldi "Bin Bir Buse" ile sevindi cihan "Pervaneler Gibi" şendi, güzeldi O oldu bize "Üç Hikaye" yazan! Bin Bir Buse En Şen, En Şu Hikayeler Pazartesi Günleri Neşrolunur Numero:I Fiyatı 24 sahifelik beher forma 5 guruştur İstanbul - Amedi Matbaası 1339-1340 ------------------------------------------------------------------------- Dünyanın mihnet ve afatından ve türlü meşakk ve alamından ölüm denilen bu halaskar lütf-i ilahi delaletiyle kurtulmuş bir adamcağız, aynı zamanda şirret, haşin, berbad bir de zevcenin elinden yakasını kurtarmış olduğu için sevincinden sıçraya sıçraya cennetin kapısına gitmişti. Tamam kapıdan içeri atlamak üzere iken, kapıcı peyda oldu ve yavaşça kolunu uzatarak: "Yavaş oğlum, o kadar telaş etme, dedi. A'raf'tan mı geliyorsun?.." "Hayır" cevabını verdi adamcağız, "A'raf'tan gelmiyorum... Fakat öyle bir yerden geliyorum ki, onu sana tek bir kelime ile bildirir bildirmez, hemen cennetin kapılarını bana açmakta hiç tereddüd etmeyeceğine eminim." "Söyle bakayım." "Dünyada evlenmiştim." "Evlenmiş miydin?" diye haykırdı kapıcı. "Öyle ise hemen gir... Hemen... Zira, cenneti tamamıyla hak etmiş demeksin." Bunlar burada konuşurlarken eski püskü elbiseli, serseri kıyafetli
Bin Bir BuseKolektif · Kitap Yayınevi · 200514 okunma
Sevilenler hep kalpsiz mi olur?
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 186. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 18:19
Yine göndermelerle, toplum eleştirileriyle dolu harika bir klasik Shakespeare oyunu daha. Ancak bu sefer Shakespeare cin ve perileri de hikayeye dahil ederek arka planda güzel bir aşk hikayesi anlatıyor. Hikayesi klasik, bilindik bir hikaye ama anlatıcısı hikayeyi o kadar özgün ve akılda kalıcı yapıyor ki bir solukta bitiriyorsunuz zaten. Hermia, Lysander'den hoşlanıyor. Demetrius, Hermia'dan hoşlanıyor. Hermia, Demetrius'tan nefret ediyor. Helena, Demetrius'tan hoşlanıyor. Demetrius, Helena'dan nefret ediyor, hikaye kısaca böyle :) Cinlerin hikayede ki yerini anlatıp da spoiler vermek istemiyorum ancak Bottom gibi, peri kral ve peri kraliçe gibi çok renkli karakterler var oyunda, onların olduğu sahneleri sürekli yüzünüzde bir gülümseme ile okuyacaksınız. Hermia ve Lysander'in birbirine özlü sözlerle, güneş, ay gibi benzetmelerle aşk şiirleri okuması ne kadar hoşuma gitse de, Helena'nın köpeğin olayım yeter ki sev beni Demetrius gibi kadını aşağılayan dialogları da bir o kadar sinirlendirdi. DEMETRIUS Sen çekil git, bırak peşimden gelmeyi. HELENA Katı yürekli mıknatıs, kendine çekiyorsun beni! Ama çektiğin demir değil, çünkü çeliktendir yüreğim. Sen çekim gücünü bırakırsan, Benim de kalmaz peşinden gelme gücüm. DEMETRIUS Hasta oluyorum senin yüzüne baktıkça. HELENA Bense sana bakmadığım zaman hastalanıyorum. Genel olarak her zaman ki Shakespeare, ne yapıyor ediyor okutuyor kendisini. Bu eserini soylu bir dük ve prensesin düğün gecesinde sahnelenmesi için yazmış. Kötü ve amatör oyunculuklarla oyunlarının sahnelendiğine her zaman kızan Shakespeare bu eserinde onlara olan öfkesini de çok güzel dile getirerek yedirmiş hikayeye.
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,9bin okunma
toprakta aşk!
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 16:22
Yeşim Uzundal 'ın iletisinde görüp okumaya karar verdiğim bu hem sevindirici bir o kadar da üzücü eserin incelemesini yapmak benim için biraz buruk olacak. Sevindirici yanı okuma imkanına sahip olmuş olmam, fakat üzen kısmı gerçekten kifayetsiz kalıyor tüm belleğim.. Konuya dair bilgilendirmeler diğer incelemelerde yapıldığından buna değinmeden kitabın etkisinden söz etmek isterim. Ki okuyalı 1hafta oldu. Ve halen devam eden, aklımdan her satırın geçip anımsadıkça hüzünlendiğim bir duygusal iç çekişmenin devam ediyor olması halindeyim. Birçok sevdaya konu olan "aşk" diye nitelendirdiğimiz ayrılıklar Abelard ve Heloise ilişkisinde bir başka yaşanmıştır. Onlar ki kavuşulan ayrılıklara mahkum edilmiştir. Birbirlerine yazdıkları mektuplar poetik bir düzen içinde, yaşamış veyahut yaşamamış her benliğe işleyecek hisler ile yazılmıştır. "Kavuşamazsan aşk olur." söylemi onlar için aslında hangi mertebededir tartışılır. Dönemin şartlarından ve ailevi bazı şartlandırmaların sonucunda birbirlerinden ayrı bir şekilde ayrılığa mecbur bırakılan bir aşk... Etkenlerin yanı sıra onlarda ayrı olmaları gerektiğine inandırmaya çalışıyorlar birbirlerini. Belki de bu aşkın en can yakıcı kısmı da budur. ¶¶... selametimi istiyorsan, vazgeç benden, çekil git! Beni seviyorsan da gösterme bana Bana ettiğin tüm yeminlerden azat ediyorum seni. (sf 42)¶¶ Abelard... ¶¶Ruhunu kurtarmak istediğini söylüyorsun. İtiraf edeyim ki ben yalnızca aşkımızı kurtarmak istiyorum. Kadın için ikisi de aynı şeydir. (sf 45)¶¶Heloise... Aşk üzerine konuşulacak, okunulacak, izlenilecek çok şey vardır. Bu kitabı okuyarak bambaşka anlamlar ve yaşanmış bir aşkın bambaşka etkilerini yaşadım. Kitaba içkin bir film de önermek isterim. Belki meraklısı ilgi duyar
1000Kitap Gerçek Okurlar
Abelard ve HeloiseRonald Duncan · Helikopter Yayınları · 20182,911 okunma
Reklam