Düşse Erciyes'in tepelerine kar yavaş yavaş,
Ya da yağsa köyümün harmanına yağmur damla damla,
Yine saysak kırcı tanelerini teker teker balkonumda,
Buğulu olsa kerpiçten evimin camları sıcacık yuvamda,
Esse divane bir rüzgâr ağaç dalları arasından,
Duysak poyrazın ıslığını tahta kapımın aralığından,
Aydınlatsa karanlık odamı kömür karası gözlerin,
Demlense sacdan sobamın üzerinde isli demlikte çay,
Dilimiz yansa yer sofrasında içerken bir tas çorbamızı,
Dedemden yadigâr bakır tabakadan sarsak sigaramızı,
Ellerini avuçlarımda ısıtsam sımsıkı tutarak,
Ve sonra,
Sen konuşsan cümlelerin arkasına gülüşünü saklayıp,
Ben susup seni izlesem öylece gözlerine takılı kalıp.
AĞYAR - C.A
Bak, ay dalların arasından gülümsüyor bize,
Suda hafif bir renk cümbüşü eğleniyor kendince,
Suyun etrafında allı morlu çiçekler el çırpıyor eğlencede,
Ufakcık bir güneş saklanbaç oynuyor kendi kendine ağaç dibinde,
Gök mavi, kubbe mavi, dünya masmavi göz alabildiğince,
Ve beyaz,
Huzurun rengi,
Dinleniyor sessizce...
AĞYAR - C.A.
Göz göze dinlediğimiz şarkılar vardı hani;
Bizi bir birimize ilmik ilmik dokuyan tezgâh misali,
Kara sevdayı gözlerinde yaşadığım,
Ayrılık acısını gidişinde, vuslatı gelişinde hissettiğim,
Gül kokulu bahçeleri teninde kokladığım,
Mutluluğu gülüşünde gördüğüm şarkılar.
Ne kadar da güzeller diyorduk değil mi?
Sanki bizim için yazılmış ve bizim için söylenen.
Gittiğinde anladım ki güzel olan şarkılar değilmiş,
O şarkıları güzel yapan senle beraber dinlemekmiş
Ve sen gittin,
Arkandan ağıtlar yaktı, türküler söyledi yüreğim,
Ama sen yine de dönmedin.
Ben bir sana bir de şarkılara küstüğümü söyleyemedim.
Kendimden gizli dinledim sesinin dokunduğu şarkıları
Onlardı seni bana unutturmayan.
Fark etmiyor işte,
Hangi türü çalınsa kulağıma seni hatırlatıyorlar bana,
Ne zaman bir yerlerde, bizim şarkımızı duysam,
Kulaklarımı kapatıyorum kafamı patlatırcasına bastırarak ellerimle.
Sen yine sızıyorsun parmak aralarımdan beynimin her bir hücresine
Yüreğim sızlıyor,
Avni üstadın sözleri geliyor aklıma,
Dudaklarımın arasında bir ıslık olup dökülüyor yürüdüğümüz kaldırımlara,
–Ah bu şarkıların gözü kör olsun.
AĞAR - C.A.