Nifak kalbi kemiren ve insanı cehennemin en alt tabakasına düşüren bir felakettir. Hiçbir hastalık şifasız olmadığı gibi bu hastalık da böyledir. Nifakı fark ettiğin yerde Hanzala gibi ızdırap duyar ve nifakı, infak ilacı ile tedavi edersen kurtulabilir ve kurtarabilirsin.
Unutmayın ki, kentlerin surları köy evlerinin yıkıntılarıyla yapılır. Başkentte yükselen her sarayı gördükçe, bütün bir ülkenin yıkıntıya çevrildiğini görüyormuşum gibi gelir bana
Onlar, bütün o Neşât-abâdlar, Humayunâbâdlar, Ferahâbâdlar, Kandilli sarayları, XVII.asırdan beri iki sahil boyunca açık kalmış bir mücevher kutusu gibi parıldadığını tahayyül ettiğimiz ve bizim ancak batmakta olan bir güneşin son ışığına şahit olabildiğimiz yalılar, bugün ortada olsa idiler, belki kendimizi daha başka türlü zengin bulacaktık; fakat hiçbir zaman yokluklarının bizde uyandırdığı duyguyu tatmayacaktık; nesil ve zihniyet ayrılıkları yüzünden ancak bayramdan bayrama yüzlerini görmeye razı olduğumuz ihtiyar akrabalar gibi zaman zaman yanlarına uğramakla kalacaktık.
Transitini ve istihsalini kaybetmiş İstanbul, dünya piyasasını avucuna geçirmiş Paris'i taklit ettikçe istikbalini tehlikeye atıyordu. Ve Bender fabrikalarının lastik tekerlekli arabaları her dönüşünde asırlar görmüş imparatorluk mukadder âkibetine biraz daha yaklaşıyordu