7/10
·432 syf.·
2026 99. kitabı
Bu yazarı seviyorum sanırım. Romantizmin içine bir şekilde polisiye olaylar sığdırıp yazaması hoşuma gidiyor. Sanırım dememin sebebi ise yazarın kitaplarını okuyorum hızlı da okunuyor ama tam bir akıcılık var diyemiyorum. Kitap için çook akıcı diyemiyorum ama durağan da değil. Tam hislerimden emin değilim. Sevdim ama bayılmadım. Motor kulübü olması benim için ayrıca bir motivasyon oldu. Ama kitaptaki olayın çözülmeden bırakılması ikinci kitaba sebepsizce bırakılmasını sevmedim. Keşke en azından bir detay verilseydi.
Edebiyat
Çelik KralDevney Perry · Ren Kitap · 2025102 okunma
8/10
·%38 (125/328 syf.)·
Anne babaların veya anne baba adaylarının okuyabileceği türden bir kitap olmuş. Her ne kadar bazı bölümlerde tekrara düşmüş olsa da, içerisinde altın bilgiler olduğunu düşünüyorum. Kitapta, bölümler halinde çocuğunuzun geçireceği evreleri okuyacaksınız ve bu evreleri nasıl en iyi sağlıklı şekilde atlatabileceğiniz detaylı bir biçimde aktarılmış. Çocuğunuzun öfke nöbetleri ve ani duygusal patlamalar yaşadığı, inatçılık yaptığı dönemleri çoğu ebevyn sağlıklı bir şekilde atlatamıyor. Çünkü bizlerde her ne kadar yetişkin olsak da, çocuklar gibi duygusal tepkiler verebiliyoruz. Fakat unutulmamalıdır ki, çocuklar yetişkinler gibi değildir ve bir yetişkin mantığıyla çocuk yetiştirilmez. Kitapta çocuğunuzun bu dönemleri atlatmasına yardımcı olacak aktivite örnekleri vermeyi de yazar eksik etmemiş. Çocuğunuzun sağlıklı bir birey olmasını gerçekten istiyorsanız, kitabı alıp partnerinizle beraber okumalı ve çocuğunuzun büyüme evresi hakkında genel bir değerlendirme yapmalısınız. Aynı zamanda bu kitabı karşılaştığınız bazı sıradışı durumlar için rehber olarakta kitaplığınızda bulundurmanızda fayda olacaktır. Çok fazla tekrara düşmesi haricinde güzel kitap, tavsiye ediyorum.
Mükemmel Anne Baba YokturEnes Çelik · Ataç Yayınları · 20251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnceleme
Puan vermedi·662 syf.··
2026 71. kitabı
Eserde Diamond genel olarak Tüfek Mikrop Ve Çeliğin etkilerini yani silah olarak kullanılan Tüfek hastalıkların sebeplerinden olan mikrop ve Çeliği anlatmakta. Eserinde Avrupalıların neden Amerika Kıtasını işgalinde başarılı olduğu örneklerle izah edilmektedir. Pizarro 168 kişiyle milyonluk güney amerika yerlilerine nasıl hakim olabilmişti? Avrupalılar atlarla kıtaya ayak bastığında attan habersiz olan yerliler atı bir canavar olarak görmekteydi. Kendi ellerinde tahta kılıç olmasına rağmen Avrupalıların ellerindeki demir kılıçlar ve Avrupalıların kendileriyle beraber kıtaya taşıdıkları çiçek ve diğer hastalıklar amerika yerlilerinin bağışıksız vücutlarında ölüme sebep olmaktaydı. Evrim Teorisinin temelinini genel olarak doğru görmesemde mutasyon tür içi değişimler ve diğer konuların sosyal hayata ve tarihe etkileri inkar edilemez gerçeklerdendir. Bu konularda farklı bir yaklaşım sunmakta olan eserde tarihe dair inceleme tarzınıza yeni bir bakış kazandıracaktır.
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
Durrell’lerin ilk kitaba itirazıyla açılıyor kitap. Temel itirazları, “Bizi tuhaf insanlarmışız gibi göstermişsin.” Hahhah, değil misiniz diye sormak isterim. Gerry de aynı dönemi yeniden yazıyor. Ve bu sefer ilkinde elediği tuhaflıkları da ekliyor. “Az bile yazmışım,” der gibi. Gerçekten de hepsi tatlı bir deliliğin içinde yaşıyor gibi. Larry’nin bitmek bilmeyen entelektüel gösterileri, Leslie’nin kontrolsüz enerjisi, Margo’nun dramatik halleri, annenin bütün bu kaosu olağan bir şeymiş gibi taşıması… Bunları okurken Durrell’in şefkatini, insanın sevdiği insanların tuhaflıklarını da sevdiğini fark etmemek olası değil. İnsan bu kitabı okurken bir süreliğine dünyadan çıkıyor. Sadece gündelik hayattan değil; haberlerden, savaşlardan, gürültüden, insanın içine çöken o görünmez ağırlıktan da çıkıyor. Kitap bize başka bir dünyanın kapısını açmıyor aslında. Aynı dünyayı, kaybettiğimiz bir dikkatle yeniden gösteriyor: Gökyüzünün hazeran çiçeği gibi masmavi, anemonların şarap kızılı, ibibiklerin somon pembesi, yusufçukların çelik mavisi olduğu o dünyayı. İnsan okurken sadece doğayı hayal etmiyor; renkleri yeniden hissetmeye başlıyor. Duyularımızın üstündeki tozu siliyor sanki Durrell. Ve canlılara bakışımızdaki toz da buna dahil. Hayvanları anlatırken insanı küçültmüyor, insanları anlatırken de hayvanları aşağı görmüyor. Her şeye aynı merakla bakıyor. Eşeklere, kuşlara, böceklere, kardeşlerine, annesine… Peki ya sonu? Yüzlerce sayfa boyunca insanı ışığın içine yatırıp, kuş sesleriyle, sıcak öğleden sonralarıyla eğledikten sonra son sayfalara “Savaş çıktı.” mektuplarını koyması reva mı? “Tamam,” diyor sanki Durrell, “şimdi renkleri fark etmene izin vermeyen o normal dünyaya geri dönüyorsun.” Halbuki işte anlattım sana, dünya nasıl da güzel olabilirdi. Ve sanki şunu da
Kuşlar, Hayvanlar ve Hısım AkrabaGerald Durrell · Alfa Yayınları · 202496 okunma
Yiyecek üretimine geçiş
Puan vermedi·
Yerleşik hayata ilk geçildiğinde nüfus yoğunluğu dönüm başına düşen kalori miktarındaki artıştan daha fazla arttığı için ilkin meyve vermeyen şey süreç gerektiren emekten sonra en çeşitli şekilde max düzeyde meyvesini vermeye başladı
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
"Burada zaman, dışarıdaki gibi ilerlemezdi. Dakikalar uzar, saatler kısalır, insan bazen günün hangi bölümünde olduğunu ancak vardiya çizelgesine bakarak anlayabilirdi." Esenboğa Havalimanı'nda sıradan bir vardiya günü gibi başlayan hikaye Tunç, Rana, Emre ve Selim için hayatlarının en zor ve uzun günü olacaktı. Uçağı uçuran eller kadar, onu yönlendiren sesin de önemli olduğuna inanan Tunç, kriz anlarında tam bir liderdi. Rana, empati yeteneği yüksek, karar aşamasında iç sesine de kulak vermeyi unutmayan, kolay iletişim yeteneği ile ekibin en cana yakın üyesiydi. Emre, refleksleri güçlü, dağınık ve plansız olmasına rağmen bir çok şeyi aynı anda takip eden zihni ile ekran ve sesleri aynı anda kontrol edebilen, mizahı seven aynı zamanda Tunç ile sağlam dostluğu olan kulenin uçuş veri kontrollüydü. Ve Selim, sert ve sessiz mizaçının altında kimseye tam olarak güvenmeyen ekibe olan mesafesine rağmen en hatasız çalışan, disiplinli, kurallara uyan kulenin radar yaklaşma kontrollüydü. O gün kulede her şey rutin devam ederken vardiya saatinin yaklaşması ile görevi biten personel yavaş yavaş kuleden ayrılmaya başladı. Son personelin ayrılması ile kapıların kapanması gerekirken çelik paneller devreye girerek bu dört mesai arkadaşını kuleye kilitledi. Merkez ve dış dünyayla bağlantısı kesilen kulede ana ekranda beliren not ile Tunç, Rana, Emre ve Selim için gerilim dolu saatler başlamış oldu. Onlardan istenen hava trafiğini, dışarısı ile iletişim kurmadan yönetmeye devam etmeleridir. Yalnız her hatada kulede bir sistem devre dışı kalacaktı. Artık oyun başladı, kurtarılması gereken yolcular ve uçak seferlerinin kaderi bu ekibin ellerindeydi... #KontrolKulesi Son Talimat; zamanla yarışılan, kısa bölümleri ile olayların yavaş yavaş çözümlendiği, temposu düşmeyen ve son
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 20268 okunma