ACININ YURDU
Yıldız yerine bombaların aydınlattığı bir gökyüzü, topraksız betonlara gömülü bir cenaze, bütün aile fertlerini kaybetmiş bir çocuk, sırasına girdiği yemek bittiği için aç kalmış bir delikanlı, zemheri bir soğukta ayağındaki yırtık terlikle evsiz kalmış bir annenin yurdu neresidir? Doğduğu toprakta yaşamak zorunda kalınan acının yurdu neresidir?
Akşam yemeğinde “Bu yemeği beğenmedim” deyip başka yemek istemek, suya dayanıklı renkli bir çizme giymek, soğuk kış akşamlarında anne sıcaklığıyla uyumak, gökyüzünde kutup yıldızına bakmak istemek... Dolunay gecesinde ayı izlemek, okuldan karnesini alıp eve koşarak sevincini ailesiyle paylaşmak istemek... Sınıf arkadaşlarından kimler kaldı diye düşünmemek, beden eğitimi dersinde sınıfça oyunlar oynamak, resim dersinde mutluluk resimleri çizmek istemek...
Şimdi yemek yerken aç kaldığınızı, elbise alırken soğuktan üşüdüğünüzü, gökyüzüne bakarken bombalanan evlerinizi düşünün. Yıkık bir köy, yıkık bir kasaba, yıkık bir şehrin yitikleri olmanın dayanılmaz ağırlığı nedir?