Ceyda

Ceyda
@ceydascn
şiir şifâ'dır.
İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.
Edebiyat
Reklam
Şimdiye kadar tesadüf ettiğim insanlardan bir tanesi benim üzerimde belki de en büyük tesiri yapmıştır. Aradan aylar geçtiği halde bir türlü bu tesirden kurtulamadım.
Edebiyat
Demek aşk da geçiyor. Bense öyle sanıyordum ki âşıkların hayatı sıcak bir öğle vakti gibi rüzgârsız, hareketsizdir. Halbuki sevgide de rahat yok. O da değişiyor, durmadan değişiyor... Bütün hayat gibi.
Sayfa 325·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. İşte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte... Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur. Ne saçma düşünce! Hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir. O halde ödevimizi yapalım.
Sayfa 304·Kitabı okudu
Edebiyat
Neredeyse hiç dışarı çıkmıyoruz. Bizi sokağa çıkaracak bir heyecanımız kalmadı. Dünya gittikçe büyüyen bir tedirginliğe dönüştü. Belki de yaşama korkusu. Aslına bakarsanız korkudan öte bir durum. Vazgeçme. Kabullenme. Kimsenin görmediği bir kırılma. Sessiz bir üşüme. İnsan yaşlandıkça yaralanmaya öyle açık hale geliyor ki bir gülüşü bile kaldıracak gücü kalmıyor. Balkonla odalar arasında bir sonsuz tahterevalli. Dışarıdan bakanlar nasıl görürler bilmiyorum ama bütün mevsimlerin dışına düşmüş anısız boyasız bir eski zaman resmine benzetirim kendimizi. Arada bir konuşuruz tabii. Sessizlik kimsenin bir başına kaldıracağı yük değil. Daha çok geçmişten konuşuruz. Gelecek bizim için acıklı bir zaman artık. Bugünü dersen, yılgınlık gibi bir şey, neyini konuşacaksın. İçindesin işte!
Sayfa 36·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam