“...Mutluluk, benim anladığım gerçek mutluluk, yaz yağmuruna benzemez, umulmadık anda birdenbire boşanmaz insanın tepesinden. Azar azar gelir, insanın hayata ve çevresine karşı davranışları getirir mutluluğu, azar azar, birike birike. Gerçek mutluluk böyle doğar.”
“İş insanı temizliyor, güzelleştiriyor kendisi yapıyor, etrafıyla arasında bir yığın münasebet kuruyordu. Fakat iş aynı zamanda insanı zapt ediyordu. Ne kadar abes ve manasız olursa olsun bir işin mesuliyetini alan ve benimseyen adam, ister istemez onunda dairesinden çıkmıyor, onun mahbusu oluyordu.”