10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 12:05
Hayatımda okuduğum ennnn güzel kitaba veda etmenin hüznü var içimde.. Zaman zaman kahreden, zaman zaman hüzünlendiren, eğlendiren içerisinde binbir çeşit duyguyu barındıran güzel kitabım. Her chapter bir dizi bölümü gibiydi o kadar zevk aldım ki okurken. Çocukken okudum, gençliğimde okudum yaşlanınca tekrar okuyacağım. Sık sık onu hatırlayıp sevgiyle anacağım canım kitabım
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 18:58
John Locke’un tabula rasa felsefesinin aksine, insan zihni bütünüyle boş bir levha değildir. Tıpkı fiziki olarak genetik bir mirasla doğduğumuz gibi Jung’a göre psişik (ruhsal) bir miras da taşırız. Bu nedenle de zihin tamamen boş değil, deneyimleri belirli kalıplara göre algılamaya yatkın doğar. Arketipler için kabaca, kolektif bilinçdışında yer alan ve doğuştan gelen psişik mirasın evrensel kalıplarıdırlar diyebiliriz. Yani, insanlık tarihi boyunca tekrar eden temel yaşantılar, bu kalıpların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Ve bunlar birer metafiziki kalıntılar değil, tarihsel ve evrimsel-psikolojik -ayrıca kolektif- yapısal biçim ilkeleridir. Yani kısaca Jung, psişeyi ana üç katmanda ele alıyor ve arketipleri de bu katmanlardan biri olan kolektif bilinçdışının yapısal öğeleri olarak görüyor. Bu Üç Katman: 1- Bilinç: Farkında olduğumuz düşünce ve duygular (görünen kısım). 2- Kişisel Bilinçdışı: Unutulanlar, bastırılanlar, kişisel deneyimler. 3- Kolektif Bilinçdışı: Bireysel değil, tüm insanlarda ortak olan doğuştan gelen psişik miras. Daha anlaşılır kılmak adına örnek vermek gerekirse, bilinç düzeyinde canlanan bir ifade: “şu anda burada bulunmaktan hoşlanmıyorum” olabilecekken; kişisel bilinçdışında, bu hoşnutsuzluğun nedeni geçmişte yaşanmış ve hatırlanmayan bir aşağılanma deneyimi olabilir. Kolektif bilinçdışı düzeyinde ise bu aşağılanmanın bir baba figürü tarafından yapılması ve “baba figürü”nün aslında evrensel bir otoriteyi temsil etmesi gibi arketipsel bir kalıp devrede olabilir. Yani kişisel yaşantı, evrensel bir kalıp üzerinden anlam kazanabilir. Jung'ın ruhsal modelinde çokça arketip bulunsa da son olarak, merkezdeki dört arketipe değinerek satırlarımı sonlandırmak istiyorum. 1-) Persona: Topluma sunduğumuz sosyal maske. 2-) Gölge: Kabul etmek
Jung ve Arketip KavramıCarl Gustav Jung · Mavi'nin Not Defteri Yayınları · 20183 okunma
Reklam
7/10
·280 syf.·
2026 1. kitabı
Tıp öğrencisi Amy isimli karakterimizin psikoloji rotasyonunda geçireceği nöbetinde yaşadığı olayların kaleme alındığı bir orta seviyeli gerilim kitabı. Özellikle bir bölümde geçmişten bir bölümde gelecekten bahsedilen anlatımları beğeniyorsanız tam size göre, zira merakta kaldığınız bölümler olduğunden bölümün devamını okumayı iple çekiyorsunuz. Kitapta kime güveneceğinizi asla kestiremiyorsunuz. Şüphelendiğim kişilerde doğru çıktım ama tahmin edemediğiniz kısımlar da oluyor kitapta ve bunların en azından bir sonuca bağlanması akılda soru işareti bırakmıyor. Kitapta kimseye güvenemiyorsunuz herkese şüphe ile yaklaşıyorsunuz. Dilin akıcı olması da cabası olunca 2 günde bitirdim kitabı. Edebi açıdan çok bir şey katmıyor tabii ama kitap okuma alışkanlığını geri kazandıracak kendi çapında orta seviye gerilimli bir kitap, öneririm okumanızı. Spoiler içerebilir şimdiki yazacaklarım*** Cameron üzümlü kekim... çok çabuk öldü bir de Amy'e en sevdiği tatlıyı alması hoştu ama ölmeseydi kıza yaşattıklarından ötürü bu davranışını tatlı bulmazdım...Gerçi Amy'nin de aşağı kalır yanı yok ondan gördüğü kız yüzünden... çocuğun kariyeri ile oynadı sırf kendi menfaati için... Will'e güvenmek konusunda ben de çok kararsız kaldım, çılgın çocuk hayatını riske atacak kadar kariyerinde yükselme hırsına da baş koymazsın be! Amy'nin son chapter'da hâlâ o küçük kızı görmesi... yani zamanında aldığı ilaçlardan kaynaklı görüyorsa ve sonrasında tekrar takviye almadığına göre nasıl hâlâ görüyor anlamadım. Mary de üzüldüğüm diğer karakterlerdendi, tontiş nine kolay lokma oldu...
Roman
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,573 okunma
10/10
·647 syf.··
2025 44. kitabı
HUUHHH Yorumumu yazmak için bile iki gün beklemem ve sindirmem gerekti İnanılmaz yoğun bir kitaptı, dinamiği çok yüksekti ve asla sıkıcı tek bir an’ı bile yoktu.. “Demek burdaydın. Bende seni arıyordum.” Sonundaa altında yatan anlamını öğrendim veeee AAAAAAĞĞĞĞĞĞĞAA İçimde bir şeyler koptu yüzleştiğim gerçeklerle ve Yüce Lordum RHYSAND SENNN ? NASIL ? BİR ? ADAMSIN ? İlk kitaptaki gibi biri olmadığını biliyordum ama böyle olduğunu da düşünememiştim gerçekten O kadar düşünceli ki her seferinde beni şoka uğrattı. Savaşa hazırlanıyorlar ve Feyre’ya ihtiyaçları var ama Feyre, hangi konuda şüpheye düşerse düşsün, Rhys’ın tek söylediği şey “ Sen nasıl istersen, sorgusuz sualsiz, zorunda değilsin..” vs.. ‍‍‍ Yani hani her konuda ve her koşulda onun arkasında olduğunu iliklerime kadar hissettim.. Yemin ederim hislerimi kelimelerle anlatamıyorum, inanılmaz sevdimin de ötesinde aşııkkkk oldumm, gerçek anlamda Yeni karakterler de girdi seriye ve keyiflendikkkkk Favorilerim Az, Cass ve Mor Özellikle Mor Aşığımmm ona gerçekten aşığımm.. Chapter 54/55 DELİRİİİCEEEMMM.. 54. bölümde ağladık, 55 de unutturdular Son 120 sayfaa.. ÇIĞLIIIKKKKKK çok çok çok fazla şey yaşandı ama etkilendiğim üç sahne söyleyeceğim.. 1- Nesta’nın kazanda ettiği yemin.. ( Detay veremiyorum ve ne olacağını da bilmiyorum ama intikamını kendisi alsın istiyorum, hatta şuan en çok istediğim şey, tüylerim diken diken yemin ederim..) 2- Feyre’nin su kurtları.. 3- Nesta’nın kraliçelerle son konuşması ve Cass..
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,676 okunma
7/10
·224 syf.··
2025 17. kitabı
The Monk Who Sold His Ferrari is a story of a lawyer, Julian Mantle, who sold his fortune to study the seven virtues of the Sages of Sivana. Motivational writers are my guilty pleasure, and even though these books are full of clichés like "there are no mistakes in life, only lessons," I think very simple teachings need to be reminded sometimes. Every symbol represents a virtue in this book. Each of the Seven Virtues encompasses a bunch of habits. For example, here are the habits mentioned for the first virtue, "Master Your Mind". 1. Don't judge the events as "good" or "bad," but learn and experience from them. 2. The heart of the rose: Stare at a rose in a quiet place and just concentrate on the flower for 10-20 minutes. 3. At the end of the day, write what you did today. And take 10 minutes to evaluate how to improve your next day. 4. Opposition thinking—people can easily think negative thoughts, but try the opposite this time. Take every negative thought and turn it into a positive one. 5. Secret of the lake. Envision your dreams becoming a reality. Picture vivid images of what you want to become. Then they will become a reality. These are just habits of the "first virtue". Each one has several habits to develop. I did not practice any of these habits. They didn't interest me enough to want to implement them, but there was an enjoyment in the reading. My favorite part of the book is the "Magnificent Garden" symbol: "When you control your thoughts, you control your mind. When you control your mind, you control your life. Mind management is the essence of life management. Stand guard at the gate of your mind garden and do not let toxic thoughts enter." This chapter opened up a new dimension for me, and I wanted to incorporate this into my life. I disagree with a
The Monk Who Sold His FerrariRobin Sharma · HarperCollins · 199923,7bin okunma
wtf is this
1/10
·210 syf.··
2025 8. kitabı
what the actual fuck. çok kötü. çok çok çok kötü. psikolojik gerilim falan değil bu. okumayın. sevenine saygım var (içindeki olayların iğrençliğinin farkındaysanız eğer) ama… bu ne? what’s dis. o kadar uygunsuz sahne var ki sahneleri sansürleseniz geriye kalacakların zerre kadar gideri yok. birkaç saat boyunca duvara bakıp iki farklı dilde sövesim var şu anda. vahşet ve gerilim istiyorsanız piyasada çok daha az psikolojik hasar veren alternatifler olduğundan eminim. tiksindim. içindekileri kaldıracak mideniz varsa bile tavsiye etmem. okumayın. mide bulandırıcı olmasını geçtim olay örgüsü de vasat. karakterlerin hepsi sıkıntılı. kaçırılan eleman bile sapık. abi kimin aklına geldi bu. ah o merakım ahh… 20 chapter dayandım, okuduklarımı unutmak istiyorum. esrarengiz kasabadaki fiddleford gibi hafızamdan bu deneyimi yok etmek için hafıza silme cihazı icat etmeye çalışıyorum şu anda. hatta bence okumuş olan herkesi toplayıp toplu bi hafıza silme lazım. beynimi yerinden söküp cifle yıkasam işe yarar mı acaba? denemekten zarar gelmez sanırım. :d özet: okumayın. herhangi bir şekilde romantize edilebilecek ya da iyi gösterilebilecek hiçbir yanı yok.
Killing Stalking #2Koogi · Edizioni BD · 2017181 okunma
Reklam
Reklam