” insanoğlunda bir ahmaklık var.Öleni ,biteni daha çok seviyor,sayıyor.”
”Vazgeçerek yaşıyorum .Vazgeçe vazgeçe ilerliyorum.”
”geçmişin büyüsü nereden geliyor ,uçup gitti diye mi ?
Artık elinde değil diye mi ?”
”Ne oldu da bu kadar değersiz hissediyor kendini insan..”
”Ağaçlar yemyeşildi.Böyledir onlar:Kururlar ,yeşerirler ,hiçbir şey saklamazlar insandan.”
”Bizim kuşak bu düzeni yıkmanın yolunu şiirde gördü,
yeni kuşak silahta görüyor.Hepsi bu.”
” Yaşamı sürekli bir değişim olarak anlayan bir insanın neredeyse bütün bir yaşamı aynı çerçeve içinde geçirmesinin çelişkisi.”
"Suskunluğun sahip olduğu kelimeler,
dilin sahip olduğu kelimelerden daha çoktur.
Göçebe yaşarlar,
İçimizle dilimiz arasındaki boşlukta. "
"Yenilmisti.
İnsan yenildiği yeri geç farkediyordu.
O yer geçip gittikten
sonra ardına dönüp baktığında,
çoktan yenilmiş ve
yere düşmüş
olduğunu görüyordu.."
"Kendi yazısını giyinmemiş hayatlar,başkalarının ellerinde kalır. "
"Başka biri oldum artık.
Başka kapılar açıldı içimde. "
"İçindeki öksüzlüğü hiçbir şey gidermiyordu."
"Herkes kendi zayıflïklarını bildiği için kimse bir diğerine güvenmez. "
"Düşünceleri, duyularina düşman olmuş bir insandır o.
İki parçaya bölünmüş insan."
"İşte bunların hepsi ;yani kalabalık taş kutular ,taş yarıklar,
oradan buraya uzanan
binlerce ırmağın içindeki insanlar ,
gürültü,
kargaşa; ağaçtan,
gökyüzünün mavisinden,
temiz havadan ,
bulutlardan yoksun kapkara kumlar ve dumanlarla kaplı yerler
Papalagi'nin "kent"adini verdiği şeydir.
Ömründe hiçbir ağaç,
tek bir ırmak ve
gökyüzü görmemiş ve de
Büyük ruh'la yüz yüze
gelmemiş insanların yaşadığı,
ama yine de
gurur duydukları yaratıları. "