Kitap akıcı ve sürükleyici gidiyor. Şehirde bir insanın aniden kör olup salgına düşmesi sonucu herkesin kör olduğu bir dünyada tek gören gözün neler yaşadığını anlatıyor. Açıkcası başında çok merak uyandırmıştı. Ancak sonu çok anlamsızdı. Herşey bir anda olup bitti ve öylece kaldı. Kitabı bitirdiğimde ben bu kitabı niye okudum dedim açıkcası.
Okumam bir günümü aldı fakat anlamam hissetmem biraz uzun sürecek belli ki. Ümidin ve ümitsizliğin ne kadar tehlikeli olduğunu bize çok acı ve gerçekçi şekilde anlatıyor yazar. Okuduğum ilk kitabıydı ama sürekli okuyacağım bir yazar olduğu kesinleşti.
Kitap güncel yaşantımızdaki olayların hiç gözümüze çarpmayan yönlerini gün yüzüne çıkarıyor. Dini olguları, toplumsal olayların oluşturduğu duyguları, inancın nasıl oluştuğunu, insanları bir arada yönetebilmek için yapılan oyunları güzel bir şekilde anlatıyor. Diğer kitapları gibi okuyunca insan yaşantısını tekrar tekrar sorgulamak zorunda gibi hissediyor.
Bu kitabı anlamak için gerekli tecrübe, anlayış ve felsefeye sahip olmadığımı anladım. İnsana ders veriyor gibi fakat tüm fikri anlamakta biraz zorlandım.
İnsana bilmediği hisler hakkında konuşup sonra bu hisleri yaşayınca yaşanan pişmanlığı ve acıyı en güzel şekilde anlatıyor. Delilerin içinde yaşayan bazı akıllılar deli çoğunluk tarafından deli ilan edilebilirler.