"Beş yaşımda bir yıldıza uçardım, on iki yaşımda ise gidip tapınağın kapılarını çalıyordum."
Bir çocuğun elinden alınan bütün şeylerin özeti var bu cümlede.
"Işıltılı bir hayat yaşamıştı, o halde ölümü de öyle olmalıydı, binlerce kişiyi o uyuşmuş hayranlıklarından sarsarak uyandırmalıydı. Burada acılar içinde mahvolup gittiğini, yalnızlığın ve gözden düşmüş olmanın onu boğduğunu, kavuşamadığı iktidar hırsından yandığını Paris'te kimse sezmemeliydi, ölüm komedisiyle herkesi kandırmak istiyordu."
..."Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu."
"İyi biri o," dedi Slim. "İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun."
"Beyler ölümden korkmak, öyle olmadığı hâlde kendini bilge sanmak ve bilmediği şeyleri bilir görünmek gibidir. Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması cehaletin en utanç verici türü değil midir?"