İçimizdeki Bitmek Bilmeyen Savaşlar
Puan vermedi·375 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:32
Khaled Hosseini, süslü kelimelerin arkasına sığınmadan dostluk, ihanet ve vicdan gibi insanlığın en kadim duygularını çıplak ve sarsıcı bir dille anlatmış. Babanın "Yalan söylediğinde, bir insanın gerçeği bilme hakkını çalarsın" deyip en büyük yalanı kendisinin söylemesi büyük bir tezat. Gerçekleri Emir'den saklaması bir yana; Ali'ye ihanet etmesi, öz oğlunun hayatından yerini çalması ve bu sırlarla ölmesi, insana cidden "Başkalarına öğüt verenler, aslında kendi suçluluk duygularını mı gizliyor?" sorusunu sorduruyor. Asıl savaşı bir çocuğun gözünden anlamaya çalışırken, sona doğru yetişkin bir insanın içindeki o savaştan nasıl kurtulacağını anlamaya çalışıyor insan. Gerçekten çok etkileyiciydi. Umarım içimizdeki bitmek bilmeyen savaşlar güzel sonuçlar ile neticelenir...
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
6/10
·104 syf.··
2026 70. kitabı
Beklentimi karşıladı mı? Evet. Daha iyisi olabilir miydi? Kesinlikle evet. Evet, belki, hayır olarak benim için belkilik bir kitaptı. Kitap hakkındaki fikirlerimi okumaya geçmeden önce spoiler içerdiğini bilmenizde fayda var. Navessa'nın Işıklar Söndüğünde kitabını okumadan önce yazım diliyle ilgili fikir edinebilmek adına bu kısa kitabını okumayı tercih ettim. Beni boğmayan, sıkmayan bi anlatımı vardı. İlgi çekici bir konusu olmasına rağmen yazarın bu konuyu neden kitabı kısa tutarak harcadığına anlam veremiyorum. Daha iyi işlenebilirdi diye düşünüyorum. Bi de çok mantıksız yerler vardı. Bi adam seni mezarından çıkarıyor çünkü kocan olacak adam resmen seni diri diri gömmüş ve sen o gece direkt olarak seni çıkaran adama güvenebiliyor musun cidden Emma? Bilmiyorum bana hızlıca yazmak için yazılmış gibi geldi.
Kavuşamayan AşıklarNavessa Allen · İndigo Kitap · 2026124 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hemen ikinci kitaba geçmek istiyorum♡
8/10
·328 syf.··
2026 14. kitabı
Aly Martinez'in hem kalemini hem de kurgularını çok seviyorum. Su gibi akıyor cidden. Ama keşke ülkemizde daha fazla kitabı çevrilse :'( Buradan değerli yayınevlerimize sesleniyorum. Çevirin... bana güvenin ve çevirin. Brittainy C. Cherry ve Mia Sheridan'nın tarzını seviyorsanız Aly Martinez'i de çok seversiniz diye düşünüyorum. Konusuna gelecek olursak şöyle özetleyebilirim; Yirmi dokuz yaşındaki Cora, genç yaşında yaşadığı olaylar ve ilişkiler sonucunda genelev sorumlusu olmuştur (kitapta süreçten ve olaydan bahsediliyor). Mafyavari bir ailenin parçası olmuş ve o apartmana hapsolmuş vaziyette günlerini geçirirken Penn ile tanışır. Bir daha mutluluğu bulamacağını düşünen Cora'nın karanlık ve çürümüş yaşantısı artık değişmiştir. Ancak mutluluğunun Guerrero ailesine bağlı olduğunu unutmaktadır. Penn ise eşini feci bir şekilde kaybetmiş ve ölümünden de kendini sorumlu tutan ve bundan dolayı da kendini dışa kapatan otuz yedi yaşında umutsuz bir adamdır. Hayata küsmüş, duygusuz ancak planları doğrultusunda yaşayan kin dolu bir adama dönüşmüştür. Kardeşi Drew ile Cora'nın sorumlusu olduğu apartmanda tamirci ve hademe olarak işe başlarlar. Ancak Cora ve Penn karşılaştığı andan itibaren hayatlarının eskisi gibi olmayacağının farkındadır. Ya aşk onları tüketecektir ya da intikam hırsı... Konuyu zaten beğendim ama karakterleri çok daha fazla beğendim. Aly Martinez'in yarattığı karakterlerin toksik ve tripkolik olmayışına bayılıyorum. Başta enemies yapmak için uğraşsa da içindeki ponçiklikten kaynaklı kısa sürede karakterleri aşk sarhoşu yapmasına da bayılıyorum. Toksik ilişkilerden aşırı sıkıldıysanız yazarı çok seversiniz diye düşünüyorum. Erkek karakteri de diğer toksik kurgularda olduğu gibi önce nefret dolu sonra da ilişkide aşırı sünepe olan taraf yapmamasına da ayrı bayılıyorum. Çünkü
The Truth About LiesAly Martinez · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20187 okunma
BURJUVAZİNİN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNDE BOĞULAN BİR RUH: MARTIN EDEN
7/10
·517 syf.··
2026 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 21:47
Martin Eden benim için sadece bir kitap değil, içimde günlerdir dinmeyen kocaman bir fırtınanın adı artık. Jack London bu eserde sadece bir başarı ya da aşk hikayesi anlatmıyor; insanın kendini sıfırdan var etme çabasını, entelektüel yalnızlığın zirvesini ve burjuva dünyasının o pırıl pırıl parlayan ama içi tamamen çürümüş olan iki yüzlü ahlakını adeta yüzümüze çarpıyor. kitabı bitirdiğimden beri içimdeki o burukluk, o yoğun kızgınlık ve hayal kırıklığı hissi asla geçmiyor. kitabın son sayfasını kapattığım an,Martin’in o yalnız, hırpalanmış ruhuna sarılıp ağlamak istedim... hikayenin en başına döndüğümüzde, karşımızda kaba saba, eğitimsiz ama içinde keşfedilmeyi bekleyen devasa bir cevher barındıran gemici bir Martin var. ve onun hayatını tamamen değiştiren o an: Ruth Morse ile tanışması. Martin, Ruth’a öyle saf, öyle temiz ve adeta onu ilahlaştıran bir aşkla bağlanıyor ki, sırf onun gözündeki o "yüksek" dünyaya adım atabilmek, ona layık bir adam olabilmek için kelimenin tam anlamıyla bir savaşa giriyor. geceleri sadece birkaç saat uyuyor, aç kalıyor, parasızlıkla boğuşuyor, rehin dükkanlarına eşyalarını bırakıyor ama okumaktan, yazmaktan, öğrenmekten asla vazgeçmiyor. elleri nasır tutmuş bir gemiciden, felsefeyi, sosyolojiyi, edebiyatı yutmuş bir dehaya dönüşüyor. kendi küllerinden yepyeni, muazzam bir insan yaratıyor. ancak kitabın en can yakıcı, insanı okurken sinirden delirten noktası da tam olarak burada başlıyor: Martin, Ruth’u ve onun ailesinin temsil ettiği o üst sınıf burjuva dünyasını gözünde o kadar kutsallaştırıyor, onları o kadar "kusursuz ve bilgili" sanıyor ki, kendi entelektüel seviyesi yükseldikçe asıl gerçeği görmeye başlıyor. Martin tırnaklarıyla kazıyarak yükselirken, Ruth’un ve çevresinin aslında ne kadar sığ, önyargılı, kalıplara sıkışmış ve tamamen
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
yakışıklı bebiş Josh
7/10
·456 syf.··
2026 54. kitabı
Selam ya YŞNE BEN GELDİİİİMM Şaka maka ama uzun zamandır smut okumuyordum, özellikle smut olan bir kitaba başlamak biraz ağır kaçtı… ya neyse, seviyoruz okuyoruz işte kardeşim. Kitap cidden ne diyorsa verdi. Başta pffff bunu mu okuyorlarmış demedim değil, çünkü gerçekten garipti yani. Bir ara bıraksam mı dedim ama sınav senemdi ve ben kitaplara aç bir öğrenciyim. Okudum bitti yani, napabilirim? Neyse artık ciddi kişiliğini bir tarafa bırakıp yorum yapmak istiyorum özlemişim çünkü dowkfmwldka Ben normalde çatır çatır okurum smut’ı gerçekten ama bu kitapta yeter kardeşim gidin kısırlaştırın kendinizi diye bağıracaktım. Okey türü bu ama her sayfa değiştirişimde libidoları artıyo sonra taktaktaktak yani iyi ki böyle komik bir dili vardı yoksa okuyamazdım. Kırdığım üç puanların ikisi buradan gitti birisini de kitabın arka kapağında Josh’tan daha fazla stalk yapan bir adamdan bahsedilmişti, yani kanka sadece dört sayfa sürdü adam eve girdi işte sonra bir baktık bizimkiler bayıltmış adamı, ailesinin evinin önüne köpeğe ekmek atar gibi atacaklar adamı, sonra bir baktık pat Josh adamı yanlışlıkla öldürmüş. -_- Yani tamam bu da hafif değildi ama Josh’u geçmezdi yazar abartmış sanki bir tık? Ayrıca Josh’un babasının yaptığı kazara yamyamlık mevzusu derinleştirilmemişti, elbette babasının ne halt olduğunu az buçuk söyledi yazar, tamamen dememesi normal ama keşke biraz daha açsaydı konuyu. Ya ne diyeyim baya kabarık bir trigger listesi vardı ama bence hafif çıtır çerez bir kitaptı. Okuması kolaydı, sadece smut baydı bir noktadan sonra. Ama iyi diyebilirim. Josh’a sımsıkı sarılmak isterdim üzümlü kekim minik(1.93) Joshua’m ya :(
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025564 okunma
6/10
·456 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:55
Merhabalar #reverseharem türünü oldukça seven bir okur olarak, yabancı #booktok tarafında ve bizim #bookstagram larda da inanılmaz sevilen (kitabın eksiklerine rağmen genel olarak nasıl bu kadar sevildiği ve övüldüğü kısmı konusunda cidden akıl tutulması yaşıyorum.Yanlış anlaşılmasın herkesin okuma penceresi farklı tabi ama bariz olan bir şeyler varken bu kadar övülmesi bana açıkçası garip geliyor.) ve benim de uzun zamandır merak ettiğim Herakles'in Kanı yorumuyla geldim. Kitabın konusu kısaca; Alexis, evlatlık büyüyen ve çocukluğu boyunca birçok travma yaşayan, kekemeliği ve kırılganlığı yüzünden dışlanan genç bir kız. Bir gün, kendisi gibi evlatlık olan kardeşi Charli ile hayatlarını daha iyi şartlara taşımak için girdiği sınavda kanının Spartalı olduğu ortaya çıkıyor ve tüm hayatı bir anda değişiyor. Güçlü savaşçılarla dolu bir akademiye kabul edilen Alexis, burada hem geçmişinin sırlarıyla hem de kendi gücüyle yüzleşmek zorunda kalırken olaylar gelişmeye başlıyor. Öncelikle kitapta sevdiğim tek şeyin Alexis ve yılanı Nyx'in ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Aralarındaki o alaycı diyaloglar gerçekten hissediliyordu ve kitap boyunca bana keyif veren nadir detaylardan biriydi. Dostluklarını okumak güzeldi. Evren tarafinda ise kitap; Yunan mitolojisi, tanrilar, Sparta halkı, Olimposlular ve yeraltı halkı gibi oldukça ilgi çekici detaylara sahip. Olimposluların güçleri daha yalın ve tanrısal bir tarafta ilerlerken, yeraltı halkının güçleri daha karanlık ve ölümcül bir yapıdaydı. Bunun yanında Titanlarla süregelen savaş da evrene ayrı bir potansiyel katıyordu. Açıkçası konu ve karakter altyapısı bana oldukça güçlü geldi. Ama ne yazık ki benim için sorunlar da tam burada başladı. Yazardan ilk okuma deneyimimdi ve maalesef kaleminden hiç hoşlanmadım. Alexis'i o kadar
1000Kitap
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025144 okunma