Peki o tuhaf, insanı rahatsız eden duygu nereden kaynaklanıyor? Doğayı böylesine milimi milimine tuvale aktarmak mı yanlış olan yoksa? İnsana rahatsızlık veren eksiklik, doğaya fazla sadık olmaktan mı kaynaklanıyor? Ya da bir konu, özüne nüfuz etmeden, ondaki bütün anlam katmanlarını açığa çıkaran gizemli ışığı yakalamadan duyarsızca ele alındığında, ortaya çıkacak olan şey, yalnızca insanın içini allak bullak eden korkunç bir gerçeklik midir? Tıpkı, güzel bir insanın içine, özüne ulaşmak amacıyla neştere sarılmak gibi..
Gün ışığı içimizdeki teslimiyetçiliği ortaya çıkarır ama geceleri kendimizi özgür hissederiz. Düzen güçleri bizi geceden, özgürlükten kaçınmaya koşullandırmışlardır.
Aşkım, hiç kimseye mutluluk getirmedi çünkü sevdiklerim uğruna hiçbir şeyi gözden çıkarmadım. Kendi adıma sevdim, kendi zevkim için; onların duygularını, sevecenliklerini, sevinçlerini ve kederlerini iştahla tüketerek kalbimin bir ihtiyacını karşıladım. Hiç doymak bilmedim.