cihan hoşoğlu

cihan hoşoğlu
@cihanhosoglu
ıkenna bir serçeydi, kendi kaderini tayin edemeyen narin bir canlıydı. kaderi onun adına tayin edilmişti. chi'si yani igboların, herkesin sahip olduğuna inandıkları kişisel tanrısı zayıftı onun tanrısı efulefu türündendi ;bazen öznesini terk ederek korumasız bırakan uzaklara seyahat eden sorumsuz bir koruyucuydu. delikanlılığa erdiğinde, kara fırtınalar arasında yaşamış saf bir serçe olması nedeniyle kendi payına düşen uğursuz badireleri ve kişisel trajedileri çoktan tecrübe etmişti..serçeler gibi ıkenna'nın ruhunun da bir yuvası yoktu ve hiçbir şeye sadakatle bağlı değildi. bir yılbaşı arifesinde diğerleri içerde dans edip şarkılar söylerken, yiyip içerken o evin koridorunda tek başına oturmuştu ve o an minik bir kuş önündeki toprağa düşüvermişti. karanlıkta kuşa doğru adım adım ilerlemiş ve kuşun tüylü bedenini elleriyle sarıp sarmalamıştı. biri tarafından yakalanan ve ardından ondan kaçan, tüyleri kötü bir şekilde yolunmuş bir serçeydi bu ve bacağına bağlanan ip hala yerinde duruyordu. ıkenna'nın ruhu serçeden ayrılamıyordu ve üç gün boyunca onu herkesten kıskanarak ve ne bulabiliyorsa onunla besleyerek ona baktı. annem hasta serçeyi salmasını istedi fakat o bunu reddetti. ardından, bir sabah, kuşun cansız bedeniyle karşılaştı. eline aldığı tüysüz kuşun cansız bedeni için arka bahçede bir çukur kazdı; kalbi kırılmıştı. ıkenna ve bocha, kazdıkları çukurda görülmeyene kadar kuşun üstünü toprakla örtmüşlerdi. ıkenna da aynen böyle yokolup girmişti. önce yas tutanlar tarafından üzerine toprak atılmış cenazeyi kaldıranlar beyaz kefenin içindeki bedenini ve ardından bacaklarını kollarını yüzünü ve her şeyini gözlerimizin önünden ebediyen silinenedek toprakla örtmüşlerdi.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·280 syf.··
2025 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 18:56
kol kırılır yen içinde kalırın romanı. burdur da güzel bir dağ köyünde, köyün beyinin satıp gittiği toprakları işleyip borçları ödedikleri bir zamanda başlıyor hikaye. aslında filminden de bildiğiniz hikaye. genç cumhuriyet pratiklerinin artık anlaşıldığı zamanlar tabi bazı yerlerde eleştirisi de var ama cılız, kaymakamın müdahelesiyle kurtulan kara bayram'ın hikayesi çok da gerçeğe uygun ilerlemeden bayram'ın zaferimsi sonuyla bitiyor. üçleme bağımsız okunabiliniyormuş. beğenilmiş diye üçleme yapılmış gibi geldi çünkü o sondan sonra bağımsız olmak zorundaymış zaten. toplumcu gerçekçiliğin ya da köy edebiyatını çok başarılı bir örneği gibi gelmedi bana. okumasanız da çok şey kaybetmezsiniz.
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma

cihan hoşoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.··
9 günde okudu
·
2025 21. kitabı
Fakir Baykurt
8.5/10 · 7,3bin okunma
bizim bugünkü durumumuz rahatlık için birinci! ne kazma, ne kürek! son derece selbes. istesen hiç çalışma! on gün yat! istersen acından öl! selbes!
jandarma süngüsüyle mor kuzunun yününden öncelliğimi kesti doğradı! bekçi ibiş'e dedim "neyin nesi bu ceza! 'ıraz bacı kıyafet kanunu, önülcek yasak ankara' dan, dedi. 'yemen , yunan bitti, şimdi de ankara mı başladı? ne istersiniz benim önülceğimden, önülcek kolanımdan yıkılasılar.'