8/10
·72 syf.··
2026 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:55
Kitap özellikle çocukların okuması için sade akıcı şekilde yazılmış. Gayet haklısın dediğim yanları oldu ancak daha bugün yaşadığım bir yakınımın çocuğunun (5yaş) okuldan gelir gelmez televizyon izlemek istemesi ve yazara göre izlesin istediğinde bırakır demeliyiz. Aynı çocuk yine aynı anda daha yemek yemeden popkek yemek istiyor, onu isterken odasından çikolata getiriyor bunlara da izin verelim. Aynı çocuk arabaya bindiğinde çocuk koltuğuna oturmak da istemiyor. Ben kitabı okuduğumda evet bu açıdan bakmamıştım haklısın dediğim taraflar oldu ancak bir çocuğun her istediğinin de özgürlük olduğunu düşünmüyorum.
Bütün Çocuklar İyidirNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20194,270 okunma
Taptaze bir gelecek için açmaya başlamış gonca bir şair
10/10
·90 syf.··
2026 38. kitabı
Bir öğretmen arkadaşım sayesinde tanıştım bu genç arkadaşımızla. İnstagramdan takip ettim ardından kitabı yeniden baskıya girince kaçırmadan elimize aldık. İyi ki de aldık. Yaz Bana şiiriyle tanıdık çoğumuz, bu bize aslında bi davetiydi şairin,beni tanıyın demenin en güzel haliydi. Kitabın içeriğini değil de bende bıraktığı hissi paylaşayım sizlerle. Artık kalkman gereken bir misafirliktesindir ama ortam da muhabbet de öyle güzeldir ki kalkasın gelmez ya işte tam öyle bir halin içindeydik bu güzel kitabı okurken. Bitmesin diye küçük küçük ısırdığım çikolatamın tadı vardı her sayfasında ben de ufak ufak bitirdim mısraları. Her mısrasında hüzünlü bir tebessüm eşlik etti. Çok yerde denk geldim kendime, altımı çizdim sık sık. Bu kadar çok karşılaşacağımı beklemiyordum kendimle. Yaşadığım bu keşfin uzun bir süre tadını çıkaracağım o kesin. Önce herkese mutlaka okumasını ardından da okuyacak herkesin kurşun kalemini yanında bulundurmasını tavsiye ediyorum. Çizilecek, yıldızlanacak çok yer var. Kalemi daim olur umarım bu güzel şairin:))
Sevda ÇiçeğiAyşegül Kızılarslan · Derkenar Kitap · 202654 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·192 syf.··
2026 27. kitabı
Mutluluk gerçekten nerede saklı? "Bir espriye birkaç defa gülmüyoruz da aynı acıya neden tekrar tekrar üzülüyoruz?" Mecit Ömür Öztürk'ün kaleminden çıkan Mutluluğun İnşası kitabını okurken bu soru uzun süre zihnimde kaldı. Çocukluğumuzu düşündüm... Soyutla somutun ayrımını bilmediğimiz o yıllarda ne kadar da mutluyduk. Annemizin yaptığı bir tabak makarna, babamızın getirdiği bir çikolata, kardeşlerimizle geçirilen birkaç dakikalık oyun... Mutluluk aslında ne kadar da yakınımızdaymış. Büyüdükçe mutluluğu uzaklarda aramaya başladık. Daha çok şeye sahip olursak mutlu olacağımızı düşündük. Oysa bu kitap bana, mutluluğun dışarıda değil; bakış açımızda, düşüncelerimizde ve yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlamlarda saklı olduğunu yeniden hatırlattı. Yazar, mutluluğu ulaşılması zor bir hedef olarak değil; emekle, sabırla ve farkındalıkla inşa edilen bir süreç olarak anlatıyor. Ayetler, hadisler, kıssalar ve birbirinden kıymetli alıntılarla desteklenen eser; insanın önce kendi iç dünyasına dönmesi gerektiğini söylüyor. Altını çizdiğim, notlar aldığım çok sayıda sayfa oldu. Özellikle şu cümle uzun süre benimle kalacak: "Şükür, kendiliğinden ortaya çıkmayan, irade ile sürdürülebilecek bir davranıştır." Belki de mutluluk; elimizde olmayanların peşinde koşmaktan çok, elimizde olanların kıymetini fark etmekte gizlidir. Küçük anların değerini bildiğimiz, içimizdeki çocuk kadar saf sevinçler yaşayabildiğimiz günler dilerim. Sizce mutluluk bir varış noktası mı, yoksa her gün yeniden inşa edilen bir yolculuk mu? #Mutluluğunİnşası #MecitÖmürÖztürk #GönülHeybemden
Mutluluğun İnşasıMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2026188 okunma
Çikolataca konuşurmusun ? ( biraz spoiler olabilir )
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:16
Yani kitap çok güzel bir kitap ama kitabın başlığıyla hiçbir ilgisi yok. Kitaba bayıldım ama çikolataca konuşmakla ilgili birşey yok. Ben çikolataca konuşur yani yeni bir dil uydururlar diye düşündüm ama oyle değil. Ama yine de tavsiye ederim
Çikolataca Konuşur musun?Cas Lester · Genç Timaş Yayınları · 20241,079 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:32
Tekrar tekrar okunabilecek bir kitap. Kitabın kapağında yer alan bağırsak kelimesinden kitabın sadece bu organı ele aldığını düşünmeyelim. Çünkü yazar farklı besin değerleri hakkında bilgi verip tamamen bize bir sindirim yolculuğuna çıkarıyor. Bu süreçte tüm sindirim sisteminde görevli organlar hakkında detaylı bilgi veriyor. Bu bilgilerin yanı sıra bazı deneysel araştırmalar hakkında da bilgilendirip farklı farklı mikrobiyata türlerinin bizim üzülmemizden, sevinmemizden, aşık olmamıza kadar aslında bir çok seçimlerimize, ruh halimize etki ettiğini defalarca pekiştiriyor. Beslenme dediğimiz şeyin sadece bizi hayatta tutmaya yaratan bir enerji kaynağından ziyada var olma biçimimizi şekillendiren bir durum olduğunu bir kez daha farkına vardım. Gerçekten ne yersek o oluyoruz. Masum gördüğümüz hamur işleri, bize mutluluk kattığını düşündüğümüz çikolatalar, tatlılar aslında vücudumuza, beynimize ve hayatımıza etki ederek bizi farklı bir yola sürüklüyor. Bir kere geldiğimiz hayatta “ Aman ya bir kere geldik zaten öleceğiz istediğimiz her şeyi tüketelim” diyoruz. Ama farklı bir pencereden şunu da görmekte fayda var: Sağlıklı bir vücut ve enerjik bir hayat için de tek bir hayatımız var. Tabi ki bu durum bir kitap okudum bilgilendim dyerek geçemeyiz. Çünkü şimdiye kadar vücudumuza aldığımız besinler bazı zararlı mikrobiyatalarımızın sayısını artırdı ve onların çoğalmasında yıllar geçtiği gibi onların yerine sağlıklı bakterilerinin alması için de zamana ihtiyacımız var. O yüzden tekrar sağlıklı bir bağırsak miktobiyatası ve sağlıklı, mutlu bir yaşam için de zaman verelim kendimize. Yazımı duyduğumda çok hoşuma giden iki sözle sonlandırmak istiyorum: - Beyin bilmekle değil yapabilmekle ilgili bir sistemdir. Yapamadığımız hiçbir bilginin de faydası yoktur. - Kaderimizi
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma
10/10
·208 syf.··
2026 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:40
Bu kitabı 10-11 yaşlarımda okusaydım muhtemelen çikolata nehirlerine, şekerden çayırlara, pembe şeker kayıklara ve cam asansörlere hayran kalırdım. Şu anki yaşımda okuduğumda ise Roald Dahl’ın çocuklara verdiği en büyük hediyenin çikolatalar değil, hayal kurma cesareti olduğunu gördüm. Charlie’nin Çikolata Fabrikası ilk bakışta eğlenceli bir çocuk kitabı gibi görünse de satır aralarında çocuklara ve yetişkinlere söyleyecek çok şeyi olan bir metin. Dahl’ın kurduğu dünyada yemek yerine geçen sakızlar, erimeyen çikolatalar, görünmez çokobarlar, şeker ağaçları ve her yöne gidebilen cam asansörler var. Bu fikirlerin hiçbiri “mantıklı” olmak zorunda değil. Tam tersine yazar, çocuklara hayal kurmanın sınırlarının olmadığını gösteriyor. Kitabı okuyan bir çocuk, kurduğu hiçbir hayalin saçma olmadığını öğreniyor. Ancak kitap yalnızca hayal gücünü yüceltmekle kalmıyor. Fabrikayı gezen beş çocuk üzerinden açgözlülüğü, gösteriş merakını, şımarıklığı, ekran bağımlılığını ve ölçüsüzlüğü de eleştiriyor. Augustus Gloop, Violet Beauregarde, Veruca Salt ve Mike Teavee’nin başına gelenler aslında kendi kusurlarının bir sonucu. Daha da önemlisi Roald Dahl çocukları suçlamak yerine onları yetiştiren yetişkinlere dönüp bakıyor. Özellikle Veruca Salt bölümünde açıkça görüyoruz ki çocuklar çoğu zaman ebeveynlerinin aynası oluyor. Kitap boyunca beni en çok düşündüren karakter Veruca Salt oldu. Çünkü Veruca yalnızca şımarık bir çocuk değil; istediği her şeye emek vermeden sahip olmaya alışmış bir çocuk. Dahl burada çok önemli bir soru soruyor: Her istediğine ulaşan bir çocuk gerçekten mutlu olabilir mi? Yoksa amaçlarını, hayallerini ve mücadele etme isteğini mi kaybeder? Mike Teavee bölümü ise kitabın bugün hâlâ neden güncel olduğunu gösteriyor. Roald Dahl televizyonu eleştirirken aslında
Duygu ve Düşünce
Charlie'nin Çikolata FabrikasıRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 200513,2bin okunma