10/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 23:33
1940'lı yıllar. İkinci Dünya Savaşı 'na Roma'dan bakıyoruz. Her bölümün başında savaşın dünya kronolojisi verilmiş ve sonra mahalledeki insana dönülmüş. Bu yapı çok hoşuma gitti ve kitap boyunca bana "Filler tepinir, çimenler ezilir." sözünü hatırlattı. Gerçekten de büyük olaylar "yukarıda" birileri tarafından yazılır ama acısını "aşağıda" gerçek hayattaki insan yaşar. Böyle büyük olaylardan en çok etkilenen hep yoksullar, masumlar, en haketmeyenler olur. Ama onların adı hiçbir yerde geçmez. Tarih devam eder gider... Useppe'yle mutlaka tanışın. Unutamayacağım karakterlerden biri oldu. Özgün bir romandı.
Edebiyat
Ve Tarih Devam EdiyorElsa Morante · Can Yayınları · 202559 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 44. kitabı
Şair’in İsmet Özel’e ithafen yazdığı “Yıkılma Sakın” şiiirinin de yer aldığı kısa bir kitap. İdeolojik görüşünü yansıttığı şiirlerin yanı sıra melankolisini dile getirdiği şiirler ve çok iyi bildiğimiz şu şiiri de bu kitapta mevcut: BU AŞK BURADA BiTER Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben cekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yanyana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir cocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Cem Yayınevi · 19891,121 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·136 syf.··
2026 6. kitabı
Toprak ana, bağrına düşen her damla yaşla bize savaşın en çirkin, en soğuk yüzünü bir kez daha gösterdi... "Filler tepişir, çimenler ezilir" der ya şair; Aytmatov’un satırlarında ezilenlerin feryadını Tolgunay’ın nasırlı ellerinde, kurumuş gözpınarlarında ve toprağa fısıldadığı her hıçkırıkta hissederiz. Savaş sadece cephede patlayan toplar, dumanı tüten tüfekler değildir; savaş, ocağı tüten evlerin bir ömür sürecek ağır sessizliğe gömülmesidir. ​Hani dertli türküde yüreğimize oturur ya o sızı; "Burası Muş’tur, yolu yokuştur; giden gelmiyor, bu nasıl iştir?" İşte savaş, o yokuşlarda yitip giden umutların, bir daha asla dönmeyecek olan evlatların, babaların, eşlerin ardından bakakalan buğulu gözlerin hikayesidir. Gidenin gelmediği o kara delikte, geride kalanların omuzlarına çöken koca bir dünyadır savaş. ​Tolunay’ın hikayesinde, Sovyet rejiminin buz gibi, ruhsuz ve zalim hırsının altında ezilen insan onurunun sızısı vardır. Halkın elinden, evladının rızkından zorla koparılan her bir dane ekin, aslında bir toplumun geleceğinin talan edilmesidir. Ancak bu karanlık dehlizin karşısında, tarihimizin en onurlu, en vefalı duruşu yükselir: Milli Mücadele’nin nahif ve fedakâr ruhu... ​Atamın Tekalif-i Milliye emirleriyle halkından istediği bir çift çorapta bile bir zorbalık değil, bir milletin birbirine olan sarsılmaz aşkı, bir vatanın namusunu koruma andı gizlidir. Sovyetlerin insanı yok sayan zulmü nerede, Türk milletinin kendi hürriyeti için canından koparıp verdiği lokmanın kutsallığı nerede... Sinan Meydan’ın da kıymetli tespitiyle altını çizdiği gibi; bu bir sömürü değil, büyük bir helalleşmedir. Milli Mücadele’de o zor günlerde halkın ordusuna emanet ettiği her malın, her emeğin bedeli, zaferden sonra bir bir, kuruşu kuruşuna geri ödenmiştir. ​Biri, halkının
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2026 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 13:08
Nermin Yıldırım 'ın  2020 de yayınlanan romanı. Konusu 5 yaşında dedesinin vefatı ile amca ve halalarında sırayla kalan Seher hiçbir yerde kendini evinde hissedemez. Annesi ve babası ayrılmış, yıllarca kendini yalnız hisseder, aidiyet duygusunun  hayatta kalmak için en önemli şey olduğunu düşünerek yaşadığı buhranlar sonucu intihar etmeye karar verir. 40 yaşında önce Porto'dan başlayıp Camino de Santiago'ya 263 km yürüyecek ve Finisterra  deniz fenerine giderek orada hayatına son verecektir. Bu yolculuğa arkadaşı Ogo ve yolda peşlerinden takılan Şerbet adlı köpekte katılır. Kitap yolculuk ve karşılaştıkları kişiler, onların hikayeleri ile Seher'in geçmişe dönük hatıraları,  gitmiş olduğu  psikiyatrist Çiğdem hanım ile terapileri arasinda geçişler ile ilerliyor. Portekiz'den  İspanya'ya bu yolculuğu ilk defa duydum , El Camino De Santiago hac yolu (diger adı St. James's Yolu, ya da Santiago De Compostela Katedrali yolu) yolda sarı oklar ile yürüyüşçülerin rotası belirlenmiş. Seher karakteri hayata küsmüş, kendini sevmiyor, hatta kendinden nefret ediyor, sevilmeye layık görmüyor kendini. Yazar hiç duymadığım kelimeleri serpiştirmiş cümleler arasına; şetaret, maruf, cevaz, titri, şiar, hengame, şikemperver, zatülcenp, tedrisat, sergüzeşt, içtimai haslet, mütemadiyen, insiyak, meknuz, rekat... Kitapta yol ve yolculuk ön planda adının Ev olmasına rağmen. Seher ve dram dolu hayatı ile bir etkileşim kuramadim, bir şeyler havada kaldı sanki. Tavsiye ederim  de etmem de diyemem , ama bende bir etki bırakmadı. Bölüm başlarında genellikle tekerleme andıran benzetmeler kullanıyor yazar, bana masal öncesi giriş kısımlarını hatırlattı hani evvel zaman içinde diye başlayıp devam eden sözcükler gibi. sf 177 Güneşin ziyası­nı göstermesiyle birlikte, kendilerine lüzum kalmadığını
Edebiyat & Roman
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 11:54
Adıyla tezat bir şekilde trajikomik hatta pek de eğlenceli olmayan bir kitap diyebiliriz. Emperyalist politikalar yürüten siyasetçileri yazar komedyenler olarak nitelemekte. Amerika arka bahçesi olarak gördüğü Haiti 'de yönetimi kendi politik düşüncelerine göre şekillendiriyor. O yıllardan bugünlere Amerikan yayılmacılığında değişen maalesef pek bir şey yok. Filler tepişirken tüm coğrafyalarda ezilen maalesef hep çimenler oluyor .
KomedyenlerGraham Greene · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 14. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 09:01
Bu edebi ve felsefi bir yolculuk. Büyük yazarların ve düşünürlerin hayatında bahçenin oynadığı rolü anlatıyor. Bahçenin anlamı sadece çimenler, böcekler ve bitkiler olmaktan çıkıyor, bir düşünme yöntemi, yaratıcı mekan, kaçış noktası haline geliyor. Günümüzde çok az kalan özgür yaşam alanları çok eski dönemlerde tanıdığımız sevdiğimiz yazarların hayatında nasıl yer edinmiş bunu görmemize imkan sunuyor kitap. Ben de bahçemde dolanıp düşünmek, nehre bakan masamda yazmak, bir ağacın gölgesi altında üretmek istiyorum. Bunu şu anki yaşam şartlarımda gerçekleştiremesem de bu kitabı okumuş olmak daha da canlandırdı kafamda hayalimin resmini. Aynı zamanda bahçeden hoşlanmayan, şehirlere daha düşkün yazarlardan da söz ediyor Sartre gibi. Onun da doğada tutunduğu başka şeyler var; dağlar, denizler gibi. Felsefe öğretecek bir kitap değil, belki okuduklarınızdan kendi düşünme yönteminizi genişleterek felsefe yapabilirsiniz ama felsefe tarihi kitabı vs. Değil kesinlikle. Ben filozofların hayatını okumak istiyordum Jane Austen, Emily Dickinson, Virginia Woolf benim umrumda değil derseniz size göre bir kitap da değil pek:)
Bahçede FelsefeDamon Young · Maya Kitap · 2021138 okunma