Spoiler içermez.
7/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 20:46
Kitap hakkındaki incelemelerin çoğunda herkesin dediği gibi "kitapseverlerin okuması gereken bir kitap" bence de. Farklı ve güzel bir hikaye akışı, mutlaka bir cümlesine (bence birçok cümlesine) katılacağınız çok keyifli bir kitaptı. Kısaca konusuna değinirsek, bir akademisyenin sokakta yürürken kitap okuduğu sırada geçirdiği trajik kaza sonucu hayatını kaybetmesiyle başlıyor hikayemiz. Bu olayın ardından onun yerine gelen kişi odayı kendisine göre düzenlerken bir zarf bulur. İçinden bir kitap çıkar. Kitap, odanın düzeni ve temizliğine tam zıt şekilde tozlu ve etrafında da çimento kalıntıları barındıran son derece hırpalanmış bir haldedir. Bu kitabın kaynağını, orada oluş sebebini ve bu hale nasıl gelmiş olduğunu merak eden ana karakterimiz olayı araştırmaya karar verir. Ve yolu Carlos Brauer’a çıkar. Brauer, kitaplara sıradan bir okurun duyduğu ilgiden çok daha fazlasını hisseden biridir. Onun için kitaplar yalnızca okunacak nesneler değil; insanın hayatını ele geçirebilecek kadar güçlü varlıklardır. Zamanla kitap sevgisi bir tutkuya, ardından da saplantıya dönüşür. Evini kitaplarla doldurur, hatta hayatını onların etrafında kurar. Öyle bir sevgi ki duş aldığı kısım dışında banyosunda dahi kitaplar vardır ve kitaplara bir şey olmaması için soğuk suyla duş alır, siz düşünün kitap aşkını... Ve bir gün hiç umulmadık bir olay yaşanır. Bu durum Brauer'ı öyle bir noktaya getirir ki... Trajik, acıklı ve sarsıcı. Kitap boyunca edebiyatın insan üzerindeki etkisi sürekli hissediliyor. Okuduğumuz kitapların bizi nasıl değiştirdiğini, bazen hayatımızı nasıl şekillendirdiğinin de üzerinde fazlaca duruyor. Kitapta da geçen cümle gibi “Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir.” buna kesinlikle katılıyorum. Ha bu arada, kitapsever herkesin okuması gerekirken geri kalan
1000Kitap
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Islak Çimento
8/10
·218 syf.··
2026 74. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:48
Birbirinden bağımsız beş hikayeden oluşuyor: Duvar, Oda, Herostratus, Özel Yaşam, Bir Yöneticinin Çocukluğu. Her bir hikaye farklı sorgulama içeriyor. Kahramanların hissettiklerini devam ettirselerdi yani daha kurumamış duvarın içinden geçselerdi "ne olurdu?" sorusunu sordurtuyor. Duvar başlığını her hikayenin sonunu fiziksel çarptırma olarak bilerek kullanmış. Kahramanlar ve olaylar duvara çarpıyor ama siz devam edebiliyorsunuz. Dili olarak ;varoluşçuluğun gölgesinde sade bir şekilde yazılmış.
DuvarJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20184,357 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yıkımlar arasında…
10/10
·84 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:09
Pakdil, bu eserinde “İnsan arttığını, çoğaldığını duyumsuyordu onun yanında” cümlesiyle ifade ettiği Fethi Gemuhluoğlu’nun vizyonunu, onunla kısa anılarını, onda hissettirdiklerini karşısında bir dostla sohbet edercesine anlatıyor. İnsanın sevgiyi unuttuğundan yalnızlığa düştüğünü ancak insanın yekdiğerlerine tutunarak, yeniden severek, kalbini tüm insanlar için genişleterek ilerleyebileceğini ve bu yolla da Allah’a ulaşabileceğini ifade ediyor. İnsanın ancak “kendi içindeki giz’i”keşfedip ona bakarak “yeryüzünün ağırlığına dayanabileceğini” ve “yaradılışındaki bilgeliği” kavrayabileceğini vurguyor. İçine düşünülen bunalımın Kutsal Kitap’ı anlayamamaktan ileri geldiğini, “manevi kaynaklardan uzaklaştıkça kendimizi parça parça öldürmüş” olacağımızı anlatıyor. “Herkes görüş açısını kendisi kapatıyor” diyerek kendi elimizle kendi hakikatimizi örttüğümüzü anlatırken bizi düşünmeye, sevmeye, yargılanacağımız hakikatini algılayıp bunu devamlı hatırlamaya sevk ediyor. Salt maddesel düzlemde düşünen ve yaşayan insanın mekanikleştiğini anlatırken bunu ”eşyalaştırılan insanın çağa yansıyan acıklılığı” diye nitelendiriyor.Ancak buna rağmen devamlı umutlu olmayı teşvik edip “kablo bağlayıcıları” benzetmesiyle yıkımı, yıkılanı onarıp bağlayarak ayakta kalabileceğimizi, “sürekli kuruyan insani yanımızdan, üstüne çimento dökülen kalbimizden silkinerek doğrulabileceğimizi” anlatıyor Üstadın Gemuhluoğlu için dile getirdiği cümleler ise insanın içine dokunuyor, gerçek dostun bu cümlelerden daha fazlası olduğunu anlıyorsunuz: “İnsanın, bazen kendini yalnız duyumsaması, bu yalnızlığından korkması, kendi kendine üşümesi olur ya; işte o zaman, yanına gitmesini, varıp görmesini dilediği biri olur ya; o biri O olurdu... Yalnızlığımız dağılırdı, üşümemiz giderdi, umutlu yanımız yeniden
İnceleme
BağlanmaNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20122,233 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 7. kitabı
Merhaba! Bugün size Sürgün Kedi Hoyrat adlı kitaptan biraz bahsetmek istiyorum. Kitap, Selçuk Özyurt’un kaleminden çıkan ve okurken hem düşündüren hem de sade anlatımıyla insanı içine çeken bir hikâye sunuyor. Hikâyenin geçtiği yer ilk başta bir köy gibi hayal edilebilir çünkü doğaya dair pek çok unsur var. Ancak anlatılan yer aslında bir köy değil, İstanbul’un içinde bulunan bir fabrika sahası. Tozlu yollar, taş ve çimento yığınları, rengârenk kaldırım taşları, bahçeler, ağaçlar, su birikintileri ve çevrede dolaşan hayvanlar… Tüm bu detaylar kitabın atmosferini oluşturuyor. Fabrikada çalışan işçiler, çevredeki hayvanlar ve doğanın iç içe geçtiği bu ortamda hayatın hareketi ve karmaşası oldukça canlı bir şekilde hissettiriliyor. Kitabın merkezinde ise Hoyrat adlı bir kedinin hikâyesi yer alıyor. Okur, onun yaşadıkları üzerinden hem çevredeki hayatı hem de insanların ve hayvanların bir arada olduğu bu dünyayı gözlemleme fırsatı buluyor. Yazar, bir kedinin yaşadığı olayları anlatırken aslında sosyal hayatın içinden kesitler de sunuyor. Böylece okurken yalnızca bir hayvanın hikâyesini değil, aynı zamanda insan yaşamına dair ince ve anlamlı gözlemleri de görmek mümkün oluyor. Benim bu kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri yazarın anlatım dili oldu. Selçuk Özyurt, oldukça sade ama etkileyici bir anlatımla hikâyeyi aktarmış. Özellikle ironik ve düşündüren cümleleri, metnin içine ayrı bir derinlik katıyor. Okurken zaman zaman gülümseten, zaman zaman da insanı düşünmeye sevk eden bir anlatımı var. Bu yönüyle kitap sadece bir hikâye anlatmakla kalmıyor aynı zamanda hayatın içindeki küçük ama anlamlı detayları da fark ettiriyor. Kısacık sayılabilecek bir kitap olmasına rağmen içinde barındırdığı atmosfer ve anlatım dili sayesinde akılda kalıcı bir okuma deneyimi
Sürgün Kedi HoyratSelçuk Özyurt · Dokuz Yayınları · 202452 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 11:32
Kitabın adı:Zübükler Ölmez Vatan Bölünmez Yazarın adı:Veli Bayrak Sayfa sayısı:112 Mülayim;Ufak tefek işlerle başlar sonunda emlakçı olur. Kendi malıymış gibi arazi satar,halı satar. İnşaat işine girişir. Demir çimento satar. Hatta dolandırıcılık bile yapar ortadan kaybolur. İşi belediye başkanlığına kadar götürür. Bu kitabı okurken rahmetli Kemal Sunal'ın Zübük isimli filmini izler gibi oldum . Kitapla kalın...
Zübükler Ölmez Vatan BölünmezVeli Bayrak · Dorlion Yayınları · 02 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 12:23
Çimento kalıntılarıyla kaplı bir kitabın peşinden; kitaplarla, onlara hayran insanlarla dolu bir enteresan yolculuk. Kütüphane yığılmış kitaplar mıdır yoksa bilinçle yaratılan bir hayat mı?
Duygu ve Düşünce
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma