Puan vermedi·336 syf.··
2026 16. kitabı
Mete Han diye ismini bildiğimiz asıl adı kaynaklarda Mao-tun olan hunların (Hiung-nuların) başında M.Ö 209 yılında tahta geçmiş 35 yıl hüküm sürmüştür. Mete han M.Ö 234 yılında doğmuş M.Ö 174 yılında 60 yaşında vefat etmiştir. Dönemin ilk yazılı kaynağı ssu-ma Ch’ien (sema cien) tarafından kaleme alınan shih chi’dir .İmparator wu zamanına kadar olan tarihi olayları bir plan dahilinde kaleme alan bir tarih kitabıdır.Pan Piao tarihi meraklıdır ve shih chi’den etkilenip 65 bölüm olarak Hou Chuan adıyla ekleme yapmıştır oğlu pan ku bunu devam ettirmiş 20 yıl eseri bitirmeye çalışmış ölünce kardeşi pan Chao’ tarihçi Ma hsü yardımıyla Han shu 40 yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Çin tarihi shih chi’den başlayarak 1927 yılına kadar 26 hanedan tarihi olarak derlenmiştir. ilk çin hanedanı Shang-yin’dir. İmparator Ch’in Shih -Huang fal kitabından hunlardan büyük bir tehlike geleceğini öğrenince general Meng T’ien bir ordu toplayarak hunlara hücum etmesini emretti. Meng T’ien bilge bir insandı çin yazısı fırça ile yazan ilk çinlidir. Teoman yani metenin babası Tuman türkçede iki ünlü yan yana gelemez tuman sis demektir T’ou-man tuman yada toman olarak geçer 60 yaşında öldüğü farzedilirse tahmini M.ö 270 lerde doğduğu varsayılır.Tuman’dan shih chi ‘nin 110 bölümünde bahsedilir.ve şanyü ünvanı verilir (sonsuz genişlik büyüklük ) hakan veya imparator anlamında mete ise Ta shen yü büyük hakan ünvanı kullanmıştır.Mete mo-tu yüeçiler’e rehin bırakıldığını ve serüvenini biliyoruz babasını öldürüp yerine geçmiş itaat etmeyenleri öldürtmüştür.MÖ.209 yılı hun devletini kurduğu yıl kara kuvvetlerinin kuruluş yılı ilan edilmiştir.Hunlar bölünmüş parçalanmış gruplara ayrılmıştır tarih sahnesinde bir boy göstermiş bir kaybolmuşlardır. Tarihe mete,çiçi ve atilla damga vurmuştur. Elinizde ki
Yerin ve Göğün Oğlu Mete HanArslan Tekin · Kariyer Yayınları · 201112 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 12:05
Hikâyeden Yaşamak, üç ana başlık altında toplanmış onbir adet hikâyeden oluşuyor. Eseri yazarı Büşra Ayar Al bir Türkçe Öğretmeni olup, şu anda bir yayınevinde editörlük yapmaktadır. Hikâyeden Yaşamak, kendisinin ilk eseri olmakla birlikte bu eser Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenmiş bir metindir. Üç Ana Başlık ve onların altında yer alan hikâyelerin isimleri şu şekilde: İnadına Yaşamak Bu başlık altında yer alan dört hikâye, dört farklı milletin uğradığı zulümleri içeriyor. Yazarın bu acılara gösterdiği hassasiyetin ve hatırlatmanın oldukça mühim olduğunu düşünüyorum. Dalgakıran: Doğu Türkistan'da Çin zulmünü yaşayan bir aile ve kızlarının hüzünlü hikâyesi. Moja Tetka: Sırpların Bosna katliamından bir hikâye. Vatan Denilince: Suriye'li bir ailenin yaşadığı dram hikâye ediliyor. Yağmurun Silemedikleri: Filistin soykırımını bir çocuğun penceresinden anlatan kısa ve dokunaklı bir hikâye. Hikâyeden Yaşamak Esere ismini de veren bu başlık altında üç tane hikâye yer alıyor. Bu hikâyelerin ortak teması: Ahmet Mithat Efendi misali hikâyedeki karakterler ile yazarın iç içe olması. Karküre: Hüzünlü bir aşk hikâyesi. Eserin hacimli (26 sayfa) hikâyelerinden bir tanesi. Kurgusu gayet güzeldi. Vakit Geldi: Yalnız ve kimsesiz bir yazarın hüzünlü hikâyesi. Helezon: Yine yalnız bir yazarın kendi yazdığı karakterler ile yaşadığı zihnî bir kısa hikâye. Sadece Yaşamak Bu başlık altında dört tane hikâye yer alıyor. Bu hikâyelerde ise aile hayatı ön planda.
Hikâyeden YaşamakBüşra Ayar Al · Babıali Kültür Yayıncılığı · 20252 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 10:31
Umre ibadeti nedir ve nasıl yapılır? Bu ibadetteki fiil ve davranışların anlamı nedir? İşte elinizdeki kitapçık, bu tür sorulara az da olsa cevap verebilmek ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Umrenin yapılışı, ayrıntıya girilmeden -nerede ne yapılacaksa- basit bir anlatım ile adım adım açıklanmıştır. Umrenin şeklî birtakım davranışlardan ibaret kalmaması için, anlam olarak umre fiil ve davranışlarının açıklaması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kitapçıkta umre fiil ve davranışlarının anlamı da izah edilmeye çalışılmıştır.(kitaptan alıntı) İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ 5 GİRİŞ ......................................................................................................................................7 BİRİNCİ BÖLÜM UMRE NEDİR? ...............................................................................................12 Umrenin Zamanı ....................................................................................12 Umrenin Fazileti ....................................................................................12 UMRENİN YAPILIŞI ....................................................................................13 I. İhram .....................................................................................................13 A. Niyet ................................................................................................14 B. Telbiye .............................................................................................15 C. İhram Yasakları ..............................................................................15 İhramlı iken Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar ................................16 Harem Bölgesine Giriş
Din
Umre RehberiEkrem Keleş · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200826 okunma
9/10
·437 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:53
Merhaba sevgili okur, Bu kitap seçilmiş halk hikayelerini özetler nitelikte hazırlanmış. Hikayeler anlatan kişiye göre bazı değişikliklere uğrar, hatta sonu dinleyici tercihine göre mutlu veya mutsuz sonla bitecek şekilde de değiştirilir. Genel olarak hikayelerin kısaca anlatıldığı bir seçki. Okuması da oldukça keyifli oldu. Halk hikayelerinin genel özelliklerini tanımak için de bir fırsattı. Bu kitabı almak için verdiğim çabaya değdi efenim ;) Umarım bir gün halk hikayelerini bir ozan anlatısından dinlemek nasip olur. Hikayeleri kısa kısa ve açık bilgi vererek anlatacağım, spoiler istemeyen uzak dursun lütfen. 1- Karacaoğlan: Yaşar Kemal’in “Üç Anadolu Efsanesi’nde anlatımın çok başarılı olduğunu söyleyerek başlayalım. Karacaoğlan esmer ve ince yapılı Toros’ların delikanlısı. Rüyasında bade içerek saz üstadı olur. “Saz yorulmadıkça, Karaca da yorulmazdı. Onun sözlerine de doyulmazdı…” Her gittiği yerde hürmetle karşılanan Karacaoğlan bir beyin kızı olan Elif’e aşık olur ve sevdâlılar kavuşurlar amaaa zamanla kader ağlarını örüp işleri değiştirir. Sazına gönül veren Karacaoğlan bir gün sazının teli kopunca sevdiğinin başına gelenleri hisseder. Elif’e döndüğünde artık çok geçtir. Güzel bir nasihatle de hikaye sonlanır. “Çok varıp gelirsen olmaz her yere Ya muhabbet kalkar, ya bir hâl olur...” 2- Kara Koyun: Maharetle kaval çalan çoban Mustafa gün gelir Ağa’nın kızına aşık olur. Olur olmasına da imkansız aşk kadar zor nesne az bulunur. Olur ya, Ağa kızı Ayşe de Mustafa’ya aşık olur. Mustafa haddini bilse de Ayşe’nin aşkından emin olunca tüm zorluklara göğüs gerip Ağa’dan kızını ister. Ağa’nın ve aşkı tanımamış olanların bir şartı vardır. Üç gün tuz yalatılıp susuz bırakılan koyunlar Mustafa’nın kavalıyla dereyi geçeceklerdir. Hiçbiri su içmezse Ayşe ile Mustafa
Halk HikâyeleriErgun Sav · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 19749 okunma
Büyük Hun Emperatorluğu
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Mütemadiyen yapılan okumalar neticesinde yolumuza çıkan eşsiz eserlerinden biri daha. Hunlarla ilgili bilgiler çok olmasa da Ammianus, Hunların kökenini Asya’da aramaz. Aynı şekilde onları daha önce yaşamış olan diğer barbar kavimlerle de bir tutmaz. Ammianus’a göre Hunlar Azov Denizi’nin kuzeyinde veya kuzeydoğusunda başlamış ve kuzey okyanusunun eteğinde yaşamışlardır. Neden batıya doğru hareket ettiklerine dair ise herhangi bir fikirde bulunmaz. Ammianus’un aksine Eunapius daha cesure hareket edip, onun gitmediği yerlere gitme konusunda tereddüt dahi etmemiştir. Onun Doğu roma İmparatorluğunda derlediği hikaye kendisinden sonra gelen; Sozomen, Zosimus, Priscus ve en sonda Jordanes’da bulmak mümkündür. Efsanevi hikayeye göre Gotlar ve Hunlar çok uzun bir süre birbirlerinden habersiz bir şekilde yaşamışlardır. Onları ayıran ise Kerch Boğazı idi. Her iki ulustan birbirlerinden bihaber yaşarken, yine birbirlerinden farklı bir yolda gidiyorlardı. Bu hikaye daha çok Yunan Mitolojisi’ndeki İo’nun kaçırılması ile benzerlik gösterir. Hunlara ait bir buzağının atsineği tarafından sokulması ve bu buzağının boğazın öte tarafa kaçmasıyla, onu takip eden çobanın yeni topraklara girmesi ve buralarının daha sulak ve otlak alanlarının bol olmasından etkilenmesi yine bunları kendi milletine aktarması ile Hunların batıya doğru olan göçünü başlatır. Bunun üzerine Hunlar büyük bir güç ile Kırımlı Gotlara saldırır. Eunapius bu efsane ile Hunların batıya doğru olan hareketini anlatsa da mantıklı olanın boğazın kış aylarında donduğunu buna müteakip Hunların’da bir gün bu buz köprüsünden yararlanarak yeni topraklar aramak için yola koyulduğu yönünde olmalıdır. Hunların kökeni ve nerden geldikleri ile ilgili birden çok varsayım söz konusudur. Antik dönemlerden günümüze değin, net olmayan
Alıntı
HunlarElizabeth A. Thompson · Phoenix · 200818 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 00:19
BÜYÜK TAARRUZ DAĞLARDA TEK TEK ATEŞLER YANIYORDU Yazar: Selim Erdoğan Bir yıl sonra bugün, Yunan I. ve II. Kolorduları Türk Ordusunca kuşatılmamak için her yola başvurmakta, cephenin neresini zorlarsa zorlasın karşısında Türk'ten bir duvar bulmaktadır. CEPHEDE MİLLÎ MÜCADELE serisinin ikinci kitabı olan Büyük Taarruz 'u da en yoğun duygularla okudum bitti. İlk kitabın bittiği yerden Türk'ün kutsal isyanını okumaya devam ediyoruz. Her satırı emek dolu, her sayfası mücadele kokuyor. Derin bir araştırma ve ayrıntılı saha analizleriyle kaleme alınmış olması da kitabı daha etkileyici kılıyor. Özellikle bazı bölümleri okurken boğazım düğümlendi, göz yaşlarıma hakim olamadım. Bu VATAN KOLAY KAZANILMADI.. Bastığımız, baktığımız, gördüğümüz, göremediğimiz her karış toprakta atalarımızın ve şehitlerimizin kanları var. Parçalanan bedenleri var. Bu kitabı okuduktan sonra: Birinci Dünya Savaşı'nın sadece Osmanlı'ya karşı yapıldığı, dünyanın yalnızca bizim etrafımızda döndüğü yanılgısından kurtulup Milli Mücadele 'nin aktörlerinin hepsinin bizden başka da dertleri olduğunu net bir şekilde anlıyoruz. Ve bu kitabın sonunda görüyoruz ki, Milli Mücadele 'nin tüm yükünü omuzlayan Mustafa Kemal Paşa sadece iyi bir asker değil, aynı zamanda sabırlı ve zeki bir satranç oyuncusu, bir stratejisttir. Sakarya’da uçurumun eşiğinden dönen bir millet nasıl oldu da 11 ay sonra 200.000 kişilik Yunan ordusunu önüne katıp denize döktü, İngilizlerin karşısına dikilebildi? Sakarya’nın başarılı kumandanı “Deli” Halit Bey neden Büyük Taarruz’un cephedeki vurucu kadrosu içinde yer almadı? Başkomutanın karargâhında sahiden de casus var mıydı? Sovyet yardımlarının ardında nasıl bir diplomasi savaşı vardı? Fransızların güney Anadolu işgaline son veren Ankara Antlaşması’nın ardında hangi dinamikler
Büyük TaarruzSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2021394 okunma