Naci Azra Arılı

Naci Azra Arılı
@cinali88
Matematik Öğretmeni
Yüksek Lisans
İstanbul
18 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Kedisel Seçim
Tabii ki Dık Efendi’de gözleyebildiğim tek değişiklik ben yerine biz derken çatallı diline bulaşan intikam duygusu değildi. Boyu posu aynıydı ama karakterinde gözle görülür bir farklılaşmanın olduğu tartışılmaz bir gerçekti. Oturaklı, ciddi, ne yaptığını çok iyi bilen, adımlarını ölçüp biçip atan, çocuklarını everip torunlarına kavuşmuş 60 yaşında bir dedenin ağırlığı vardı her hareketinde. Sanki üç yetişkin insanla bir evi paylaşan minik bir kedi değildi de cami önünde arada sırada köstekli saatine bakıp namaz vaktini bekleyen PTT’den emekli Arif Amcaydı. Hani olur ya, ezan otuz saniye gecikince cıkcıklamaya başlayan, “Biz bu müezzini araya ne adamlar sokup da bu camiye getirdik ama bak hep geç kalıyor. Getirmeyi bildiğimiz gibi göndermeyi de biliriz.” şikâyetiyle namaz vakitleri arasındaki vaktini olabilecek en güzel şekilde değerlendiren, yüzü sakallı, eli tespihli, yüreği imar affı ve kaçak kat aşkıyla dolu amcalar… Dık Efendi’de de tıpkı o amcaların sokakta gerçekleşecek olayları görebilecek en güzel noktalara oturma hevesleri gibisinden bir seçicilik gelişmişti. (Fındık: Büyümenin Kedicesi, s 52)
Edebiyat
Reklam

Naci Azra Arılı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·175 syf.·
2023 89. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 76,8bin okunma
Utangaç Bakışlar
Yüzü yerde geldi kız, küçük adımlarla. “Hoş geldiniz!” dedi zor duyulan bir sesle. Der demez de gerisin geriye dönüp oturdu aynı yere. Gencin yüzüne bile bakmamıştı ama genç, utangaçlığından istifade edip kızın yüzünü bir ders kitabı gibi çalışmıştı o kısacık süre içerisinde. Uzun ve güzel bir yüzü vardı, sivri bir çenesi, geniş bir alnı, uzun saçları ve mütevazı bir burnu... Her şey yerli yerindeydi, tıpkı çetrefil bir işlemin sonunda ortaya çıkan kısacık denklemler gibi hem hayranlık uyandırıyor hem de doğruluğundan kuşkuya düşürüyordu. Ateş kırmızısı yanaklarından fışkıran tazelik, karanlık geceleri renkli ışıklarla aydınlatan havai fişekleri hatırlatmıştı genç adama. Gözleri yerdeydi belki ama kenarlardan taşan merakla karşısındakini süzdüğü belliydi. Ya beceremiyordu bakışlarında biriken ilgiye muhtaçlığı gizlemeyi ya da belli etmek istiyordu hayatında ilk defa gördüğü bir erkeğe her şeyi. Bir yerde mi okumuştu yoksa üniversitenin kantininde arkadaşları konuşurken kulak misafiri mi olmuştu ne, kadınların tanımadıkları erkeklere sırlarını açmada sınır tanımadıklarını. Zayıflık mıydı bu yoksa tanıdıklardan -yani ölçüp biçen ve her seferinde yargılayan, yanlış bulan gözlerden- intikam almak mı?
Sayfa 52 - İskenderiye·Kitabı okudu
Edebiyat

Naci Azra Arılı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
2023 88. kitabı
Orhan Pamuk
7.9/10 · 1.029 okunma