Gözde Yılmaz

Gözde Yılmaz
@cinarsanat
Puan vermedi·528 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
Bir kadın karakterin; kadınlar ve kadınlıkla ilgili tespitlerinden oluşan bir roman. Kitabın bir erkek tarafından yazılmış olduğu düşünülürse, kadınlığın böylesine röntgenini çekebilmiş olması takdire şayan gerçekten. Kadınların iç dünyasını, belki kendiminkini bile benden iyi tanımladığını söyleyebilirim. Beş yaşında ikonik bir karakter olarak tanıtılan Tuğde’nin, kısa süreliğine orta yaşlarında yalnız bir kadın olan Nermin’in yanında kalmasıyla başlıyor olaylar. Çoğunluğu Tuğde’nin Nermin’de uyandırdığı rahatsız edici duygular ve zihinsel yolculuğuyla geçiyor. Bazı yerlerinde fazla klişeye kaçtığını düşünsem de , hep içimde bir yerlerde tespitlerin çoğunda haklılık payı olduğunu hissederek okudum kitabı. ‘Arkadaşım, bir kadın avukat olarak, kadın savcılarla yaşadıkları sorunlardan söz etmişti. Herhangi bir erkek savcı ya da hakim için karşısındaki avukatın erkek olup olmaması tutumunda bir değişikliğe yol açmazken, kadın hakim ve savcılar için kadın avukat daha en baştan rekabet duygusu uyandırıp, kendiliğinden bir zıtlaşma ve gerilim yaratıyormuş, daha en baştan güvensiz bir tutum takınıyor, inanmaz gözlerle açık arama ümidiyle dinliyorlarmış onları.’ Bu ülkede kadın olmak zaten bu kadar zorken, bir de böyle birbirimize ayakbağı olmamız çok üzücü değil mi? Şu yukarıda anlatılan gibi bir örneği yaşamayan kadın var mıdır? Murathan Mungan
1000k
Yüksek TopuklarMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20173,646 okunma
Reklam

Gözde Yılmaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·511 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
Michael Ende
8.5/10 · 2.664 okunma
Puan vermedi·511 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
‘Ne istiyorsan onu yap!’ Auryn’de yazılı bu cümle ne demek istiyordu? Canın ne istiyorsa o an onu yap, anı yaşa mı yoksa gerçekten istediğin şeyin ne pahasına olursa olsun peşine düş mü diyordu? Bastian bu cümlenin ne ifade ettiğini uzun ve zahmetli bir arayış sonucunda öğrenecekti. Fantastik romanlarla aram çok iyi olmamıştır, genelde sürdüremem, kitap da ben de tıkanır kalırız. Ama bu kitabı ‘fantastik’ türe indirgemek haksızlık olur. Bastian’ın yolculuğu çoğu psikolojik çözülmeyi beraberinde getirirken ,hayattaki önceliklerimizi hatırlamamıza yardımcı oluyor. Ende’ye göre; Bir dileği şekillendirmek gerekmiş,dilemediğin şey senin için erişilmez oluyormuş. Hem yalnızca bir yerden gitmeyi istemek yetmezmiş mesela, bir başkasına ulaşmayı da amaçlamak gerekirmiş. Üstelik anıları olmayan birisi geleceği için ne dileyeceğini de bilemezmiş. Yani gelecekte dönüşeceğimiz kişi tamamen anılarımızda saklı. Geçmişimiz bu günümüze , bu günümüz de geleceğimize yansıyor. Neyi değiştirmek ve neye tutunmak istediğimizle alakalı bu hayat. “Hiç karmakarışık saçlar ve alev alev yanan kulaklarla bütün bir öğleden sonra boyunca bir kitabın başında oturmamış, okuyup okuyup da çevresindeki dünyayı, acıktığını ya da üşüdüğünü fark etmeyecek kadar unutmamış biri… Hiç annesi ya da babası ya da onunla ilgilenen başka bir kişi, sabah erken kalkacağına göre şimdi uyumalısın, gibi iyi niyetli gerekçelerle ışığı söndürdüğü için, yorganın altında, bir el fenerinin ışığında gizlice okumamış biri, Hiç harika bir öykünün sonuna gelip de birlikte onca serüven yaşadığı, sevip hayran olduğu, adlarına kaygılanıp umutlandığı kahramanlara veda etmek zorunda kaldığı ve onlarsız hayat kendisine boş ve anlamsız göründüğü için açıkça ya da gizlice acı gözyaşları dökmemiş biri. Bütün bunları kendi deneyimiyle
1000Kitap
Bitmeyecek ÖyküMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 20092,664 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
Brezilyalı yazarın dram türünde yazılmış olan çocukluk çağı romanı. Beş yaşında bir çocuk olan Zeze’nin anlatımıyla okuyoruz ve onunla birlikte beş yaşımıza dönüp yine onunla birlikte sanki dünyanın yükünü yükleniyoruz omuzlarımıza.. Yanılmıyorsam ilk olarak 9-10 yaşlarındayken okumuştum bu kitabı. Aklımda ise yalnızca ‘Zeze’ ismi, bir tanecik şeker portakalının varlığı ve hüzünlü bir öykü olduğu kalmış. 30’lu yaşlarımda tekrar okuduğumda ise bunun bir çocuk kitabı olamayacağını anladım, en azından benim için.. Zeze’nin hayallerini, umutlarını,yalnızlığını, gördüğü şiddeti, ve yaşadığı tarifi zor kaybı minicik bedenine sığdırmaya çalışmasına,bazen de elinde olmadan kendisinin dışına taşırmasına tanıklık ediyoruz. Söylemezsem olmaz, okurken hüngür hüngür ağladım ben de , evet. Portuga.. Sen yalnızca Zeze’de değil bu kitabı okuyan herkesin yüreğinde derin bir yara açtın.. ‘-Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga.. -Bunu nasıl yapıyorsun Zeze? -Onları unutarak…’ Acılarımız 40 gün sonra geçmeyecek ama alışacağız, eninde sonunda alışacağız.. İşte Vasconcelos’un bize bu kitapla birlikte hatırlattığı en önemli savunma mekanizmalarımız; unutmak ve alışmak.. Sevgiler… José Mauro de Vasconcelos Şeker Portakalı
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma