Amerikalı yazar Jack London’ın antropoloji ve edebiyatı harmanladığı harika bir eser. Kitapta Modern zamanlarda yaşayan bir bireyin rüyalarında gördüğü, ilkel zamanlarda yaşayan atalarının hatıraları anlatılıyor.
Bu hatıraların sahibi; kahramanımızın tam olarak evrimleşememiş , anladığım kadarıyla Neandertal evresindeki atalarıdır.
O dönemde soyut düşünce yok. ‘İnsanlar’ doğayı , hayatı ve birbirlerini el yordamıyla öğreniyorlar. Tek dertleri vahşi hayvanlardan korunmak, beslenmek ve kendilerine barınak bulmak.
Kitap; korku dahil çoğu tecrübemizin kalıtım yoluyla aktarıldığına temellendirilmiştir. En çarpıcı örnek ise; ağaçta yaşayan atalarımızdan genlerimize aktarılan, rüyalarımızdaki yüksek bir yerden düşme olayıdır. Bu durum uyurken ağaçtan düşmeyen ve evrimini tamamlayan atalarımızın mirası olduğu için, rüyalarda hiçbir zaman yere çakıldığımızı göremeyiz. Bir sıçrayışla uyanıveririz. O dönemde ağaçtan düşenler evrimini tamamlayamamıştır çünkü ve de genetik aktarımını yapamamıştır.
Çoğu kişi açısından aykırı nitelikteki bu kitabı, farklı bir bakış açısını gözlemleyebilmek ve Darwin’in düşünce yapısının temeline dokunmak isteyenler mutlaka okumalıdır.
Aynı olsaydık tadı olur muydu bu hayatın? Aynı renkte, aynı dilde, aynı düşüncede olsaydık?
Anlatalım bildiklerimizi, en önemlisi dinleyelim birbirimizi.. Ne olur söyle, sen ne düşünüyorsun??
Adem'den ÖnceJack LondonGözde Yılmaz
Cezayir asıllı Fransız yazar Albert Camus’nün 20.yy felsefî akımına biçim verdiği söylenir. Oysa o kendisini bir filozof olarak tanımlamaz. Yarattığı absürd karakterlerle toplum yapısını, ahlakî değerlerini eleştirir. Yabancı’nın ana karakteri Meursault, toplumun geri kalanından farklı, düzenin çarkında dönmeyen bir duruşu olan, hisleri de ona göre şekillenen hatta pek birşey hissetmeyen birisidir. Bu elbette ki tercihi ya da elinde olan bir durum değildir.
Farklı olması nedeniyle nasıl ötekileştirildiğini, halkanın dışına itildiğini, her hareketinin bambaşka yorumlandığını görüyoruz.
‘Adam öldürdüğüm için değil, annemin cenazesinde ağlamadığım için idam ediliyorum.’ , işte kitabın ana fikrini açıklayan cümle budur benim için. İşlediği cinayetten çok tavrı, tarzı, düşünceleri eleştirilir. Yargılama süreci de tamamen buna göre belirlenir.
Toplum normlarına uymadığı ,herkes gibi olmadığı için ağır bir şekilde cezalandırılır Meursault. Cezası karakterine kesilir adeta.
Karşımızdakini anlamayı bıraktığımız an, kendimize yabancılaşmaya başladığımız andır bana göre. Bir söz vardır; ‘Benim hayatımı yargılamadan önce,benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan,sokaklardan, dağ ve ovalardan geç.Benim takıldığım taşlara takıl. Hüznü, acıyı ve neşeyi tat... Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin.’
Yargılamak kolay olan, anlamak ise paha biçilemez…
Kısacık ama dolu dolu bu kitabı tavsiye etmek haddime bile değil. Okunmalı! Albert CamusYabancı
İnanılmaz sürükleyicilikte, yaklaşık 100 yıllık süreci konu alan bir Türkiye panoraması bu kitap. Matruşka bebek gibi içinden sürekli başka bir hikaye çıkan sarmal bir kurgunun içinde buluyorsunuz kendinizi.
Hayatı öğrenirken; önce egomuzu geliştiririz ve kendimizi dünyanın merkezine koyarız. Zamanla fark ederiz ki aslında diğer insanlar da kendi dünyalarının merkezindedirler.(Bunu fark edemeyen ve dünyaya yalnızca kendi gözlerinden bakan insanların varlığını elbette kabul ediyorum, nitekim bunu fark edebilmek büyümenin getirdiği bir olgunluktur.)
Mesela sokakta yürürken; her insanın kendine has düşünceleri, dertleri , mutlulukları ve hedeflerinin olduğunu düşünmek beni hep etkilemiştir. İşte bu kitapta o yanımızdan yönümüzden geçip giden insanların hayatlarına konuk oluyoruz adeta. Bir yaşantıdan diğerine ustaca akıyorsunuz. Daha önce tanıştığınız bir karakterle de başka bir bağlantıda yeniden karşılaşıveriyorsunuz ki yazarın zekasına ve kalemine hayran olmamak elde değil. Aslında büyük ölçekte hepimiz bir zincirin halkalarıyız, birbirimize bir şekilde bağlıyız. Bunu görmek değişik bir keyif verdi bana.
Okuyunuz, kütüphanenize ekleyiniz efendim.. Ayfer TunçAyfer TunçBir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi