10/10
·72 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:42
Kitaplarını, dilini ve kitap kapaklarını çook sevdiğim bir yazar. Kapağından etkilenip bu kitabını hemen okumak istemiştim. Kısacık ama sımsıcak bir kitap. Tuvalet temizleyicisi Bayan Ming ve iş adamının sohbetini anlatıyor. Olay Çin’de geçiyor. Bayan Ming 10 çocuğundan bahsediyor. Ama bu mümkün müü? Değiil. Çünkü Çin’de çok katı biçimde tek çocuk yasası var. Adam içten içe inanmıyor ama Bayan Ming’in sohbetini o kadar çok seviyor ki işlerini ona göre ayarlıyor, her fırsatta gidip onunla sohbet ediyor. Ve sonra anlaşılıyor ki kadının hayal gücüyle kurduğu bir dünya var. Bu aslında yalan değil. Yasaklanan hayallerini düşlerle gerçeğe dönüştüren bir kadın. Tek kızı da ona yardımcı oluyor sadece. Ve bu kadın iş adamını da etkiliyor, daha önce etkilediği kişiler gibi… Kısa ama uzun etkiler bırakan bir kitap. İncelememi kitaptan sevdiğim bir sözle bitireyim. “Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek.”
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Tekrar Tekrar Okunabilecek Kitaplar
Puan vermedi·210 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:38
Yaşamak- Yu Hua Jaguar Kitap/ Mart 2022/ 210 Sayfa Yaşamak Kitabın böyle biteceği kimin aklına gelirdi ki? Bütün ömrünü en üzücü anılarına kadar hatırlamanın yorgunluğu ve acı mutluluğu. Ana karakter olan Fugui'nin yaşadıklarını bir gezgine anlattığı bu kitap insanı beklemediği yerlerden yaralıyor. Kitap boyunca Fugui ile beraber hem üzülüp hem mutlu oluyorsunuz. Fugui'nin gençlik yıllarında yaptığı hataların onu beklemediği bir hayata itmesiyle yorucu günleri de başlıyor. Ömrünün kalan kısmını bu hataların ağırlığı altında yaşayan Fugui kendi hikayesini anlatmayı seven bir insana dönüşüyor. Yazar yaşam öyküsünü karakterin kendi ağzından bizlere derinlemesine anlatmaktadır. Yazarın bazı kalıplarda tekrar düşmesi kitabın ilerleyen yerlerinde biraz can sıkıcı olsa da genel anlatımı bozmamaktadır. Kitabın uzun bir süre Çin’de yasaklanması yazarın siyasi dönemlere yaptığı göndermelerdir. Yazar o dönem halkının hikayelerini de Fugui’nin anılarına dahil etmiştir. Fugui’nin bu siyasi değişimlerde köylüleriyle beraber yaşadığı zorlukları da anlatmıştır. Kitap genel olarak okunmaya değer. İnsanların önemli siyasi değişimlerde nasıl bir hayat sürdüğünü okumayı sevenler için de ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Sosyal hayatın gözler önüne serildiği bu kitap komünizme olan bakışınıza da yön verecektir. İyi okumalar dilerim.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:57
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne serüvenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Dünyanın Hakimi (Efendisi) eserinde bizleri neler bekliyor. Hızlıca başlayalım. Bu eserde bizler özellikle hızlı arabaların konu edildiği bir döneme geçiyoruz. Kitap 1904 yılında yayımlandığı için araba bulmanın güç olduğu bir devirde adeta hızlı araçların gündeme getirilmesi bile Jules Verne’nin düşünce gücünü açığa çıkarıyor. Bu defa Amerika’ya uzandığımız eserde bizler Carolina – Morganton'a konuk oluyoruz. Burada insanlar yüksek ses nedeniyle uykularından uyanırken aynı zamanda da Great Eyrie adındaki bir dağdan gelen parlak ışıklara şahit oluyorlar. Hemen Washington emniyetinden Müfettiş Strock da görevlendirilir bu konuda ve detaylara bakmak için harekete geçer. Onun göreve gelmesi sonrası çok hızlı bir araba yanında aynı şekilde bir gemi, uçak ve denizaltı da hikayeye dahil oluyor. Tam, bu hikaye nereye gidiyor diye sorgularken bir de gizemli diyebileceğimiz ‘Ulusa Sesleniş’ konulu diyebileceğimiz mektuplar ortaya çıkıyor. Kitaba devam ettiğimizde Jules Verne’nin çok farklı düşündüğünü, 4 farklı bölgedeki 4 farklı aracın 4 ayrı mesaj ama genelden baktığımızda da bir bütünlük içeren gönderme yaptığını gözlemliyoruz. Burada biraz ‘Biyoloji’ işin içine girdiği için 4 element olarak değerlendirme yapıldığını ve kitabın buna göre şekillendiğini ekleyelim. Ancak çok önemli bir detay var ki bundan mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. FBI olarak bildiğimiz büronun öncü kuruluşu olan Soruşturma Bürosu 1908 yılında kurulurken Verne kitabı bundan birkaç yıl önce kaleme alıyor. Yani tamam teknolojik yenilikler hadi biraz beklenti biraz hayal gücüyle denk geldi diyebiliriz ama bu noktada bu kadar ufak ve önemli bir detayı es geçemeyiz. Verne bence yalnızca tahmin yürütmüyordu. Bildiği kısımlar da vardı.
Dünyanın HâkimiJules Verne · Alfa Yayınları · 2021185 okunma
8/10
·532 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:36
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne hissediyorsam bittikten sonra da aynılarına hatta daha fazlasına sahip olduğum eserlerden biri. Onun bilim kurgu yönü o kadar gelişmiş ki artık, onu tanımadıklarından kesinlikle emin olduğum birkaç kişinin yorumuna da özellikle bakmayı tercih ettim. Kimdi o eskimiş bunlar artık zamanı geçmiş teknolojiler gibi bir yorum vardı. Buna çok güldüm. Sorun şurada, bu kitap yazıldığında denizaltında anlatılan teknoloji aslında hiç yoktu arkadaşlar. Beni güldüren kısım da tam olarak bu. Hiç var olmayan bir şeyden sanki varmış gibi bahseden, daha sonrasında bu icat yapıldığında da benzer özelliklere sahip olması uzun yıllar alan bir teknoloji için ‘Bu eski’ diye eleştiri yapılması. Yani buradan ne anlıyoruz? Herkes bilgi sahibi olmadığı konuda bir yorum sahibi. Yani insanlar konuşur, biz kendi işimize bakalım diyebiliriz. Demeliyiz. Kitaba geldiğimizde -nihayet- Nautilus adında denizlerde yolculuk yapan bir denizaltı ve onun kaptanı Nemo ile kurtarılan 3 kazazedenin yolculuğuna konuk oluyoruz. Öncelikle en başa yani 1866 yılına uzanalım. Ve bu kazazedelere odaklanalım. Öncelikle denizlerde korkunç bir canavarın ortaya çıktığı haberi yayılıyor. Pek çok gemi kazasından sorumlu olan bu canavar için çeşitli teoriler ortaya atılırken denizlerde sigorta yapan şirketlerin hızlıca fiyat arttırmaya gitmelerinin kitabın içine sokuşturulması da gizliden bir kapitalist eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Ama buna şaşırmıyorum. Hatta daha ileri gidip bizim içimizde de böyle alçak insanlar olduğunu, bir yangın çıktığında 50 liralık eldiveni 500’e sattıklarını kim inkar edebilir? Deprem olduğunda (6
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,3bin okunma
10/10
·120 syf.·
2026 20. kitabı
“Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır. Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.” Ahir zamanda göğsü daralmayanımız var mı? Ruhumuza ağır gelen bir zamanın, göğsümüzde bir nefeslik ferahlık bulamadığımız zamanın fanileriyiz… Belki hiçbir çağda çinde bulunduğumuz zaman kadar işgal edilmemişti insanlığın zihinleri ve kalpleri… Bunda şüphesiz teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza karışan çoğu şeyin, değişen anlayış ve zihniyetin de payı var. İnsanlık: hakikatten uzaklaştı. Gözlerimizi kapadığımız gerçekler göğsümüzde birikiyor.. Hazların peşinden koşarken içimizdeki bunalımı nereye kadar erteleyebileceğimiz konusunda en ufak fikrimiz de yok.. Evet göğsümüz daralıyor… Kitabın adını gördüğümde bu sebeple heyecanlandım. Kitap da hacim olarak küçük olmasına rağmen derinlikli yapısıyla okurunu bu konuda yanıltmıyor. Şüphesiz nefsin peşinden koşarken daralan göğsümüz, daralma sırasını bu satırları okurken nefsimize bırakıyor. Hoşumuza gitmese de haz vermese de hakikati duymak sabredip sebat edersek göğsümüze genişlik olarak dönecek inşAllah. Yazar olası sebepleri on üç başlık altında hadis ve ayetlerle de destekleyerek açıklamış. Okurunu sıkmayan anlaşılır bir yapısı var kitabın. Okuruna dua eden kısımlarda göğsümüze amin inşirahları göndermelik ara ara açıp okumalık bir eser. Yazarın kalemine sağlık ve Allah onu istediği gibi fâcirlerden eylesin … Kitap ve sevgiyle…
Ve Bazen Göğsümüz DaralırYasin Taçar · Tin Yayınları · 202629 okunma
10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:08
ANA-PEARL S.BUCK,256 sayfa Elimdeki kitabın şu an baskısı yok ve bana da çok sevdiğim bir arkadaşım sahaflardan bularak hediye etti,şiddetle okumamı istedi. Kitap 1970 yılı,beşinci basım,yaprakları sararmış ve hafif yıpranmış ama yaşanmışlıklarla dolu.Kitabın ilk sayfasının sağ tarafında çevirmen Mebrure Sami’ye yazarından gelen teşekkür ve içtenlikle yazılmış bir mektup,sol tarafında da çevirmene özel gönderdiği fotoğrafı var. Pearl S. Buck (1892 - 1973), Çin'de büyüyen ve bu deneyimlerini eserlerine yansıtan Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan ilk Amerikalı kadındır. Romanlarıyla Çin kültürünü Batı'ya tanıtan yazar, aynı zamanda kadın hakları ve Asyalı çocukların evlat edinilmesi konularında bir insan hakları aktivistiydi. Misyoner ailesinin görevi nedeniyle bebek yaşta Çin'e gitmiş, hayatının ilk kırk yılını orada geçirerek Doğu kültürünü ve kırsal yaşamı yakından gözlemlemiştir. Kitabın arka kapağında”Bu eseri okurken Çin’i unutacaksınız. Gözünüzde canlanacak olan bir Çinli ana değil, bir Anadolu anası olacaktır… İsmini bile söylemeyen bu adsız ana zaten doğrudan doğruya analığın canlı bir heykelinden başka nedir ki” diye yazıyor. Evet bu yazı olmasa bile okuduklarımız bize hiç yabancı değil.Kadın her yerde kadın,ana ,ama Anadolu kadını olmak,Uzakdoğu,Ortadoğu kadını olmak başka… Pearl S. Buck ‘ın Ana adlı romanı, feodal Çin’de yaşayan yoksul bir köylü kadınının evliliğinden, kaynanalık dönemine kadar uzanan yaşam mücadelesini ve derin annelik duygusunu konu alır. Yazarın isimsiz bıraktığı bu karakter üzerinden, toprağa bağlılık, yoksulluk, kültürel gelenekler ve kadının toplumdaki ezilmişliği evrensel bir dille anlatılır. Yazarın anaya isim vermemesi de bu yüzdendir.O,tüm dünyadaki kadınları,anaları temsil etmektedir.Çünkü dünyada nerede
AnaPearl S. Buck · Remzi Kitabevi · 2006940 okunma