Çift Çıralı Aydınlanma
Evvel refik, ba'del tarik yani önce yoldaş, sonra yol derler ya azizim; bu kelam-ı kibar, asırların imbiğinden süzülüp gelen sıradan bir silsile değil, bilakis hayat sahnesinde bizzat tecrübe ile sabit olmuş hakikatin ifadesidir. Eğer gayemiz ve varoluşsal meselemiz bu zifiri karanlık çağda sadece kuru bir teknisyen olmak değil de etrafına safi nur saçan bir münevver mertebesine erişmekse, şurası kat’idir ki tek başına yanıp tutuşmakla hakiki bir aydınlanma hasıl olmaz. Münevverlik davası, tek kişilik bir inziva değil; asgari iki ruhun, iki muazzez kalbin yan yana gelerek birbirinin şulesini beslemesi, fıtri bir teslimiyetle birbirini aydınlatması ameliyesidir. Şayet bu mukaddes ömür yolculuğunda taraflardan biri pervane gibi yanıp tükenirken diğeri sönük bir gölge gibi solarak kalıyorsa, o menzilde, o bağ kurma usulünde fıtrata muhalif giden, yanlış ve çürük bir şeyler var demektir. İşte tam da bu fıtri nizam muktezasıyla, bu çetin dünya gurbetindeki yürüyüşümde en mühim eksiğin; yol boyu dikilen nurlu işaret levhaları gibi adımlarıma istikamet verecek, aydınlığıma bir destek hem de kalbi bir ortak olacak bir refikaya, yani bir papatya saflığındaki eşe ihtiyaç duyduğumu derk ediyorum. Zira bu yoldaşlık tesis edilmelidir ki, fani bedenin muvakkat heveslerinden mücerret, ruhu emr aleminden beslenen muzaffer bir nesil yetiştirme ulvi gayemiz inkıtaa uğramadan hayatiyet kazansın. Bizleri bu mukaddes çift çıralı aydınlanmaya ve nesil emniyetine davet eden ayeti celilede, Kaynaşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O’nun ayetlerindendir fermanıyla meşru bir refikanın kalbe zerk ettiği sekineti müjdelerken; Furkan-ı Hakim’in bir diğer ayetinde ise münevver bir iradenin ufkunu, **Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak
1000Kitap
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
1-5. "Yıldızlarla dolu olan gökyüzüne, vaat edilen o (kıyamet) gününe, şahit olana ve şahit olunana yemin olsun ki, ashâb-ı uhdûd, o çıralı ateşi (yakanlar), kahrolsunlar." 6. "O zaman onlar, (ateşin) üzerine oturmuşlardı." 7. "Onlar, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı." 8. "Onlara kızgınlıkları (nın nedeni) ise, sadece (müminlerin) her şeye gücü yeten ve her türlü övgüye layık olan Allah'a iman etmeleri idi." 9. "Bütün göklerin ve yeryüzünün egemenliği Onundur. Allah, her şeye şahittir." 10. "Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmeyenler var ya, muhakkak onlar için cehennem azabı vardır. Yangın azabı da onlarındır." 11. "İman edip salih ameller işleyenlere gelince, onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte o, büyük kurtuluştur." (Bürûc Sûresi, 1-11)
Kur'an'ı Kerim
Reklam
O dönemde çok az lamba ya da mum olduğu için insanlar çıralı çam meşalelerinin ışığında okur ya da çalışırlardı. Bunlar New England'ın bilgili adamları için 'gece yarısı yağı'nın yerini tutuyordu. •Nath Hawthorne, True Stories From New England History,1620-1808
ÇIRALI
Buraya her gelişimde kendimi özel hissederim. Hatta gelirken yaşadığım heyecan çok daha fazladır. Antalya’dan batıya doğru yola çıktığınızda sol tarafınızda Akdeniz size eşlik eder. Bu yolda kısık sesli sakin bir müzik ve yavaş bir süratle camlarınızı açarak yolculuk etmek en güzelidir. Böylece denizin kokusunu alabilir ve birkaç saat sonra içli dışlı olacağınız Akdeniz ile bir aşinalık elde edersiniz. Bir ön tanışma. Yol boyunca size Akdeniz’in muhteşem doğası eşlik eder. Kemer’i geçtikten on beş kilometre sonra kadar solda Çıralı/Chimeare antik kenti yazısını görürsünüz… İşte oradan dönüp azıcık durakladım, manzarayı biraz izledikten sonra Bey dağlarının arasından kıvrıla kıvrıla inen mide bulandırıcı yolu bu kez huzursuz bir şekilde indim. İlk kez yalnız geliyorum buraya. Normalde yanımda “o” varken neşeyle dönerdim virajları. Mideme oturan bulantıyı sevinçle karşılardım. Bu bulantı, geçireceğim muhteşem günlerin adeta bir habercisiydi. Midem bulanık, başım manzara ve sevdiğimin sarhoşluğu ile hafif dönük süzüle süzüle sıfır noktasına varırdım. Bir ay oldu öleli. Dağıldım. Bir ayda 6 kilo verdim. Sadece hayatta kalabilmek için bir şeyler yedim. Ve bugün ilk kez evden çıktım ve kendimi Çıralı’da buldum. Kaldığımız pansiyonda kalıp, gezdiğimiz sokakları gezebilmek için. Yemek yediğimiz restaurantta oturup denize ve dağlara karşı rakı içebilmek için. Çünkü hatırladığım son mutlu anılarım Çıralı’ya ait. Hayat benim için burada durmuş gibi. Belki de iyice sarhoş olup gece Karetta Karettalar ile sohbet ederim. Onlara anlatırım biraz da aşkımı. İçime atmaktan yoruldum. Eminim yumurtalarını bırakırken yorum yapmadan dinlerler beni. Yumurtlama mevsimleri mi onu da bilmiyorum ki! Bildiğim tek şey; ben mutlu anıların üzerinde, oradan oraya tepinip hepsini un ufak etmeye
Beyaz Fil
Biraz dili ağır olsada merakla okuduğunuz bir kitap. Hindistandan gelen Cihan yanında en yakın dostu beyaz fil Çota ile İstanbul'a geliyor. Tabii gelişi epey macera dolu. Sultan Süleymana hediye edilen fil bakıcısı ile birlikte sarayda kalmaya başlar. Onu hergün görmeye gelen Mihrimah Sultana aşık olur. Hürrem Sultan daha fazla sarayda kalmasını istemez ve onu savaşa gönderir. Orada köprü yapımında çalışırken Mimar Sinan ile tanışır ve onun çıralı olur. Kitapta gereksiz uzatmalar olmasa çok daha iyi olurmuş. Böyle iken bile zevkle okudum.Ustam ve Ben
Tarihi Roman
Arkadaşlar bu yardımlarla ilgili suistimal var sizden ricam bu dediklerimi yayın paylaşın Şanlıurfa Karaköprü belediyesi Çıralı köyü evleri hepsi sağlam mağdur değiller herşeyleri var devlete yardıma muhtaciz diye yazmışlar gelen yardimi bu şerefsizler alıp boş yere dağıttılar hiç ihtiyaçları olmadığı halde birçok insanın hakkına girdiler lütfen bunu yayalım böyle alçaklara fırsat tanımlayalım
Deprem Gerçeği
Reklam
Reklam