Kurtlarla Koşan Kadınlar - Clarissa Pinkola Estes
8/10
·624 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 00:19
Kitap / Book: Women Who Run with the Wolves/ Die Wolfsfrau/Kurtlarla Koşan Kadınlar — Clarissa Pinkola Estés, 1992 Tür / Genre: Psychology, mythology, feminist spirituality Psikoloji, mitoloji, kadın ruhu üzerine denemeler Dönem / Period: Late 20th Century American Literature - United States/20. yüzyılın sonları amerikan edebiyatı Kısa Özet / Short Summary: Kurtlarla Koşan Kadınlar, farklı kültürlerden gelen masallar, mitler ve efsaneler üzerinden kadınların içgüdüsel doğasını ve bastırılmış “vahşi kadın” arketipini inceleyen bir eserdir. Clarissa Pinkola Estés, bu hikâyeleri psikolojik ve kültürel açıdan yorumlayarak kadınların içsel gücünü, sezgisini ve özgürlüğünü yeniden keşfetmesini amaçlar. Women Who Run with the Wolves explores the instinctual nature of women through myths, fairy tales, and legends from various cultures. Clarissa Pinkola Estés interprets these stories through psychological and cultural lenses, encouraging women to reconnect with their inner strength, intuition, and the archetype of the “wild woman.” Yorum / Review: İlk defa böyle bir analoji ile karşılaştım. Kadınları kurtlarla karşılaştırıp farklı hikâyeleri bu bağlamda analiz etmek oldukça zekice bir yaklaşım. Kitap hem çok ilham verdi hem de günümüz sorunlarının açtığı yaraya adeta tuz biber ekti. Her kadının mutlaka okuması gereken bir eser. This was the first time I encountered such an analogy. Comparing women to wolves and analyzing different stories within this framework is a very clever approach. The book was both inspiring and, at the same time, a painful reminder of the wounds caused by many modern-day issues. It is a work that every woman should read. #WomenWhoRunWithTheWolves #DieWolfsfrau #ClarissaPinkolaEstes #KurtlarlaKoşanKadınlar
Die WolfsfrauClarissa P. Estes · Wilhelm Heyne Verlag GmbH & Co KG · 199710,8bin okunma
10/10
·538 syf.·
2026 53. kitabı
Kitap hakkında “çok ağır” ve “zor okunuyor” gibi yorumlar gördüğüm için açıkçası biraz çekinerek başladım. Ancak beni hiç zorlamadı; aksine, keşke daha önce okusaymışım dedim. Bununla birlikte, bu kitap bir oturuşta hızla okunup geçilecek türden de değildi. Sebebi akıcılığının yetersiz olması değil; aksine, içinde yer alan hikâyelerin ve anlatılanların sindirilebilmesi için zamana ihtiyaç duyulması. Hatta kitapta yer alan bazı bölümleri ve hikâyeleri iki kez okudum. Son olarak şunu da eklemek isterim: Kitap kadınlara tavsiye ediliyor ama bence herkesin okuması gereken bir eser. Hatta özellikle erkeklerin okumasının çok daha anlamlı olacağını düşünüyorum.
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kurtlarla Koşan Kadınlar
Puan vermedi·538 syf.··
2026 106. kitabı
Clarissa Pinkola Estés, masalları yalnızca yorumlamıyor; onları kadınların korkularını, öfkelerini, yaralarını ve yeniden ayağa kalkma çabalarını anlamak için birer harita gibi kullanıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, kurtların simgelediği özgürlüğün dış dünyaya karşı bir başkaldırıdan ziyade insanın kendi özüne dönüşüyle ilgili olmasıydı. Ancak bu yönüyle kitap herkese kolay ulaşmıyor; uzun yorumlar ve tekrarlayan semboller zaman zaman sabır gerektiriyor. Buna rağmen Kurtlarla Koşan Kadınlar, okuru hazır cevaplarla değil sorularla baş başa bırakan, masalların hâlâ neden yaşadığını hatırlatan güçlü bir eser.
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,8bin okunma
3/10
·184 syf.··
2026 346. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:05
Zweig benim gözümde insan ruhunu en iyi anlatan yazarlardan biri. Bir insanın içindeki çatışmayı, korkuyu, tutkuyu, pişmanlığı öyle bir anlatır ki karakterler sayfadan çıkıp karşınıza oturur. Clarissa'da ise bunu hissedemedim. Kitap boyunca sürekli bir film izliyormuşum hissi vardı. Hatta bana biraz Pearl Harbor filmini hatırlattı. Savaşın gölgesinde yaşanan bir aşk, ayrılıklar, tesadüfler, yıllara yayılan bir özlem... Kulağa etkileyici geliyor ama beni bir türlü içine çekemedi. Sorun hikâyede değil aslında. Sorun, hikâyenin bende bir duygu uyandıramamasında. Clarissa'nın yaşadıklarına üzüldüm elbette ama onunla birlikte üzülmedim. Arada bir mesafe vardı ve o mesafe hiç kapanmadı. Zweig'in diğer eserlerinde karakterlerin zihnine girer, onlarla birlikte nefes alırsınız. Burada ise olayları dışarıdan izledim. Bir şeyler oldu, insanlar ayrıldı, yıllar geçti ama ben hep seyirci olarak kaldım. Kötü bir kitap mı? Hayır. Ama Stefan Zweig'in kaleminden çıkmış olmasaydı muhtemelen dönüp tekrar hatırlamayacağım kitaplardan biri olurdu. Benim için Zweig'in gücü büyük olaylarda değil, insanın içinde kopan fırtınalarda. Clarissa'da ise dışarıdaki savaş, içerideki savaştan daha baskın geldi.
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 390. kitabı
Clarissa, Stefan Zweig’ın ölümünden sonra taslakları bir araya getirilerek yayımlanan, derin psikolojik tahlillerle ve hüzünle örülmüş sarsıcı bir uzun öyküsüdür. İlk Dünya Savaşı’nın eşiğindeki Avrupa atmosferinde geçen eser, bir Avusturyalı subayın kızı olan Clarissa’nın iç dünyasını ve trajik yaşam öyküsünü ele alır. Clarissa, hayatı boyunca katı kurallarla ve disiplinle büyütülmüş, kendi duygularını keşfetmeye yeni başlayan genç bir kadındır. Bir kongre için gittiği Fransa’da Leonard adında bir Fransız gence aşık olur ve hayatında ilk kez gerçek mutluluğu, özgürlüğü tadar. Ancak tam bu sırada patlak veren savaş, milliyetçilik rüzgarları ve düşmanlıklar bu iki aşığı ayırmakla kalmaz; insanlığın ve barışın üzerine de karanlık bir perde indirir. Üstelik Clarissa, savaşın karşı cephesindeki adamdan hamile kaldığını fark ettiğinde toplumsal baskı ve vicdani bir çıkmazla baş başa kalır. Zweig, her zamanki edebi dehasıyla bireyin trajedisini, savaşın anlamsızlığını ve milliyetçi histerinin insan ilişkilerini nasıl acımasızca paramparça ettiğini Clarissa’nın gözünden anlatır. Savaşın sadece cephede değil, masum insanların ruhlarında da nasıl derin yaralar açtığını gösteren, buruk ve etkileyici bir dönem anlatısıdır.
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Yazım değil klavyem bozuk.
Puan vermedi·501 syf.··
2026 62. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 08:14
Bence Zweig, "Dünün Dünyası" sancısını çektiği için, güvenli, medeni ve kendine hak gördüğü bir dünyanın yok oluşunu bizzat tecrübe ettiği için, Filistin'de nesillerdir devam eden bu yıkımı modern barbarlığın bir kanıtı sayardı. Biliyorum dan diye girdim ama bu budur. Zweig öldüğünde Filistin halkı zaten acı çekiyordu. Ancak Zweig bu acıyı örgütlü bir Yahudi devletinin zulmü olarak değil, İngiliz sömürgeciliğinin ve Nazi zulmünden kaçan çaresiz mültecilerin yarattığı trajik bir bölgesel çatışma olarak gördü, bence. Ve oraya sışınan yahudiler ile zaten orada olan azınlığın arasındaki farkı da bilirdi. Eğer 1948 sonrasını ve bugünkü iğrenç askeri işgali görebilseydi, Theodor Herzl'in o "saf rüyasının" nasıl bir kanlı pisliğe dönüştüğünü fark edip çok daha büyük bir yıkım yaşayacaktı. 1 2 yıl erken intihar edebilirdi belki. Şu adama temasını okuduğum yerde kitanı bırakabilirdim. Yine Zweig, bir mektubunda Filistin'de bir Yahudi yaşamı kurma çabalarını eleştirerek genel olarak gençlere "Filistin'e gitmek yerine diller öğrenmesini ve küresel bir serbest ruh olarak kalmasını" tavsiye etmiştir. Zweig, Yahudilerin o topraklara gidip yerleşmesini yapay ve zorlama bir milliyetçilik projesi olarak gördüğünü anlıyorum. Zweig, Siyonizm'in Filistin'de bir devlet kurma fikrine karşı çıkarken en büyük savunusu dayanağı argumanı da barış barış barıştı. O dönem Filistin'e yapılan zorunlu göçlerin, ki bana göre bu sığınmadır ve toprak satın alımlarının ki bu konu da fikrim de çoğunluğa uymuyor, yerel Arap nüfusla bir çatışma ve şiddet doğuracağını biliyordu. Doğurdu da. İntihar ettiği için birinci nakba felaketini göremedi. Ama evet felaket yaşandı. Zweig, Yahudiliğin tarih boyunca orduya, silaha ve sınırlara ihtiyaç duymadan hayatta kalmasını bir gurur kaynağı olarak görüyordu zaten
Edebiyat
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,685 okunma