cansu

Aureliano Segundo ve Jose Arcadio Segundo için :)
Ondan sonra da bir daha hiçbir zaman, hangisinin hangisi olduğu kesinlikle bilemedi. Çocuklar büyüdükleri ve yaşam onları farklılaştırdığı zaman bile, Ursula hep düşünüyor o yanıltmaca oyunu sırasında çocukların yanılarak hepten değişip değişmediklerini merak ediyordu.
Sayfa 208
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi…
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi, hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam tersi istikamete -özetle; şu an içinde bulunduğumuz döneme öyle benzer bir dönemdi ki dönemin, sesi en çok çıkan otoriteleri bu günler hakkında -olumlu anlamda da, olumsuz anlamda da- ancak ve ancak “en” sözcüğü kullanılarak konuşulabileceğini iddia ediyorlardı.
Sayfa 3
Alıntı
Danışmanlık Kurumu Nasıl Ortaya Çıktı?
Ortaçağda kasabadan kasabaya dolaşan jonklörler, illüzyon ustaları, soytarılar, özellikle de aralarında çok şöhretli olanlar, bazen kralı ve sofrasında bulunanları eğlendirmek için saraya da davet edilmişler. Bir süre sonra kralın en çok beğendiği soytarılar sürekli olarak sarayda kalmaya ve onu eğlendirmeye başlamışlar. Yani zaman içinde soytarılık işi bir çeşit kadrolu işe dönüştü. Kralların bu kadar yakınında bulunan kişiye zamanla düşüncelerini sormamaları düşünülemez. Bir süre sonra kral bazı devlet işlerinde bunlara düşüncelerini sormaya başlamış. Yani zaman geçtikçe bu soytarılar kralı eğlendirmenin yanı sıra ona düşüncelerini ve görüşlerini açıklamaya başlamışlar. Hiç kuşkusuz kralların en yakın arkadaşları, üst düzey görevliler de onlara danışmanlık yapmış olsalar da profesyonel danışmanlık mesleğinin soytarılıktan türediği zannediliyor.
Sayfa 74
Ekonomi
Her saadette eksik birşey vardır. Her saadette bir felaket unsuru vardır; bu mahrum olmak korkusudur, o saadetten mahrum olmak korkusu; ve sonra, biliriz ki saadet bitecektir; Bunu bilmek saadetin felaketidir.
Sayfa 117
Ölüm bir eve girince sağ kalanları da biraz öldürüyor. Bu sükut ondandır. Her başın içinde ölüm. Kimse konuşmaz, hızlı yürünmez, bardak masanın üstüne yavaş konur, nefes alırken bile ses çıkarmamaya çalışılır. Sağların ölüye bu benzeyişleri insanlarda bir müsavi olmak ihtirası bulunduğunu gösterir. Bir nevi adalet.
Sayfa 83
Edebiyat