Fugui isimli yaşlı bir çiftçinin kendi ağzından hayat hikayesini anlattığı kitap, Fugui’nin gençlik yıllarında ailesinin servetini har vurup harman savurmasıyla başlıyor. Sonra sıfırdan inşa edilen bir hayat düzeni içinde beklenmedik birçok aksilik, talihsiz ölümler dizisine tanıklık ederken, bir yandan fakirlik, açlık, sağlık sorunlarına rağmen sevgi, sabır, kanaatkarlık görüyoruz. Okurken nefret ve kınama duyguları ile başlayıp ilerleyen sayfalarda hayret, şaşkınlık, üzüntü gibi birçok duygu ile karşılaşıyor insan. Fugui çaresizlikle evdekileri nasıl doyuracağını düşünürken “Ah be Fugui, nasıl yok ettin onca serveti!” diye düşünürken, birkaç sayfa sonra “Vay be iyi ki de gitmiş serveti" diye kendini buluyorsun. Yoksa idamla cezalandıracaklardır. Demek ki "Her şerde bir hayır vardır."
Kitabı bitirdikten sonra şunu diyebilirim ki dünyada sayısız Fugui ve onun benzer hikayesi yaşanıyor ve yaşanmaya da devam edecek. Ne olursa olsun " Yaşamaya devam etmek zorundasın!"