#kitapyorumu Bir Dakika Kırk İki Saniye
Bazen tarih kitaplarında okuduğumuz olaylar bize çok uzak gelir, sanki sadece isimlerden ve tarihlerden ibaretmiş gibi...
Bir Dakika Kırk İki Saniye”, bu algıyı yerle bir ediyor. Roman, 21 Temmuz 1905 tarihinde Yıldız Camii çıkışında Padişah II. Abdülhamid’e düzenlenen o büyük suikast girişimini bir gerilim filmi tadında gözler önüne seriyor.
Peki, neden “Bir Dakika Kırk İki Saniye”? Çünkü Padişah’ın o gün camiden çıkıp arabasına binmesiyle, bombanın patlaması arasında geçen süre tam olarak bu kadar... Eğer o gün II. Abdülhamid, Şeyhülislam Cemaleddin Efendi ile o kısa konuşmayı yapmasaydı, kaderin çarkı bambaşka bir yöne dönecek ve imparatorluğun tarihi tamamen değişecekti.
Yazar, sadece bir suikastı değil; dönemin İstanbul’unu, Yıldız Sarayı’nın karanlık koridorlarındaki tedirginliği, casusluk faaliyetlerini ve tarihin en soğukkanlı liderlerinden birinin o saniyeler içindeki duruşunu ustalıkla işliyor. Romanı okurken kendinizi sanki o gün Yıldız’da, ağaçların arkasına gizlenmiş bir tanık gibi hissediyorsunuz.
Merak, korku ve hayranlık duygularının iç içe geçtiği, bir an bile tempoyu düşürmeyen, tarih meraklılarının başucu kitabı olmaya aday bir eser.
Tarihi roman tutkunları, “Peki ya o saniyeler olmasaydı?” sorusunu sormaya hazırsanız mutlaka listenize ekleyin .
•