Kırık kalp
Sevmek hayatımdaki en güçlü en güzel duygu lakin nedendir bilmem hep sevgiden sınanıyoruz. Ne diyordu üstad ayrılıkta sevdaya dahildir ... Şuan çok garip hissediyorum Sizinde hayatınıza girip sonradan aniden ortadan kaybolan biri oldu mu ?( ilişki olarak) Ne kadar yazsamda biliyorum görmeyecek o kişi ki gorsede ne degişir durumla ilgili ne der bilmiyorum lakin şunu bilsin ki umut verip ortadan kaybolmak kadar saçma sapan bir şey yok. En azından canını ne sıktı söyleyebilirdi . Geleceksen hayatıma ne arzuladığını bilerek gel çünkü benim belirsizliklere gidip geri dönmelere habersiz yok olmalara eyvallah demeyenlere tahammülüm yok . Biliyorum hayatta bir çok acı var hastalık, ölüm , sevdiğini kaybetme lakin yaşadığın acıyı en kolay sarmanın yöntemi cenneti sonsuz alemi düsünüp sevdiklerimize sıkı sıkıya sarılmak ... Buraya yazmak hayatımda bir şeyleri değiştirirmi bilmiyorum lakin yazmak üzüntüme iyi geldi. Unutma bir kalp bir kere sever ...
Takıntı..
Öylesine yalnızdı ve öyle çok sevmek istiyordu ki karısını, onun yanında olmadığı zamanlar geçmek bilmiyordu.
Çok yorucu bi gündü, 6 gibi çıktım işten eve geldim, yemekte Melek Annem ve Babamla tartıştım. Babam yine para mevzularını açtı, nefret ediyorum paradan ciddi manada. Ağlamaklı oldum her ay 80k veriyorum ona zırt pırt para soruyor. Üzerimde yarattığı baskıdan habersiz. Dün gece kız tek başına diye R ile kalmıştım neden yatıya kalıyorsun diye köpürdü. Neyse sonrasında namaz kılıp kendime döndüm annemgille misafirliğe Hacirelere gitme kararı aldık yoldayken R. Hoca aradı beni kliniklerine gitmemi istediğinedair bişiler anlattı. Eve döndük 12 ye yakın.Bu geceki mevzu Meleğin taşınmasıydı. Şimdi yataktayım uyuyacam birazdan. Kendimi sevmek zorundayım.Gün bitti.
çok sevmek de kederlidir ve insan gölgesinden bile uzağa düşer...
Ufakta olsa spoi olabilir :)
Puan vermedi·491 syf.·
2026 21. kitabı
Sevmek mi sevilmek mi? Romanımızın deli dolu ve kabına sığmaz kadın kahramanı Bathsheba, her insanın isteyeceği gibi hem sevdiği hem sevildiği bir evlilik yapmaya karar verir. Lakin insan sevse de sevildiğinden emin olabilir mi? Ve “Bir şeyi sevmen seni kör ve sağır eder.” sözü usulünce insan birisini sevdikten sonra artık mantıklı düşünebilmesi de mümkün müdür? Sorular uzayıp gider ve her insan hata yapabilir, bazen göz göre göre de olsa… Ve insanın bir şeyi sevmesi bazen onu kendine de kör ve sağır hale getirebilir; kendi tabiatına, ihtiyaçlarına ve dahi kendi aklına bile. Klasiklerin en temel özelliği gerçekçiliğidir herhalde. Kitabı okurken roman değil de gerçek bir hikayeyi okur gibi oluruz. Ve bu yüzden karakterlerle sanki gerçek bir insanmış gibi sevinir veya üzülürüz. Kaldı ki yazar öyle bir betimleme yapmış ki bazen “Yeter da!” desem de anlattıkları tıpkı bir tuval gibi zihnimde canlanıp benim de tabiata bakış açımı zenginleştirdi ve görmediğim halde beni alıp 19. yüzyıl İngiltere’sindeki huzurlu bir kasabaya alıp götürdü. Betimlemeler bazen uzun olsa da genel anlamda kitap bana göre neredeyse hiç sıkıcı değildi, çok güzel akıp gitti. Bu kadarlık betimleme klasiklerde normaldir zaten. Hasılıkelam, kitabın sonuna kendimi tutamayıp not düştüm: “Güzeldi, çok güzel… :)” Tavsiye ederim, en beğendiğim klasikler arasına girdi.
Edebiyat & Roman
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,367 okunma