“Benden daha mutlu bir hayatı vardır. Benim hatam kitapların kapağını açmak oldu. Bilmek, öğrenmek bir korkunç bir takıntı gibi, asla peşini bırakmıyor."
Sayfa 24·Kitabı okuyor
9/10
·111 syf.··
2026 10. kitabı
Zebercet gibi unutulmaz bir karakteri edebiyatımıza kazandıran Yusuf Atılgan, kendine has cümle kurma yapısı ile çok kolay okunmayan ama derinliği ile akıllarda uzun süre kalacak bir kitaba imza atmış. Bir cümle içerisinde geçen çok katmanlı zaman akışı, hem geçmiş zaman hem gelecek zaman, hem de şimdi zamanın aynı anda kullanımı, Zebercet’in ruh halini de yansıtıyor adeta. Gerçekliğini sürekli sorguladığımız, yaşanıp yaşanmadığını anlamadığımız ama bir halüsinasyon halinde geçen olaylar örgüsünü adeta ter içinde kalan Zebercet gibi buhranlar içerisinde takip ediyoruz. Otelin kokusunu resmen alıyorsunuz kitabı okurken, bazı anlarda iplerle bağlandığınızı hissediyorsunuz, arada bir de yalnızlık duygusu ile nasıl başa çıktığınızı aklınıza getiriyorsunuz. Sorunlu bir psikoloji ile geçen bir ömrü bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun biçimde verebilmek çok kolay olmasa gerek.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201736,9bin okunma
Reklam
Takıntı değil miydi
Keskinlere gidip sofralarına oturduğum sekiz yılda. Füsunun 4213 adet sigara izmaritini saklayıp biriktirdim. Bir ucu Füsunun gül dudaklarına değen, ağzının içine giren, kimi zaman filtresine dokunarak anladığım gibi diline değen, ıslanan ve çoğu zaman da dudaklarına sürdüğü ruj ile hoş bir kırmızıya boyanan bu izmaritlerin her biri; derin acıların, mutlu anların hatıralarını taşıyan çok özel, mahrem eşyalardır
Sayfa 434·Kitabı okuyor
9/10
·83 syf.··
2026 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 02:45
Bazı kitapların yüzlerce sayfa boyunca anlattığını, bazıları yalnızca birkaç sayfada anlatabilir. Stefan Zweig'in Satranç adlı eseri de tam olarak bu ikinci gruba giriyor. Kısa hacmine rağmen okurunu uzun süre etkisinde bırakan, insan psikolojisinin derinliklerine inmeyi başaran güçlü bir anlatı. İlk bakışta satranç oyunu etrafında şekillenen bir hikâye gibi görünse de eser aslında yalnızlık, baskı, özgürlük, zihinsel dayanıklılık ve insan ruhunun sınırları üzerine düşündüren katmanlı bir metin. Zweig, satranç tahtasını yalnızca bir oyun alanı olarak değil, insan zihninin iç çatışmalarını yansıtan sembolik bir sahne olarak kullanıyor. Yazarın sade fakat etkileyici üslubu sayesinde kitap bir solukta okunuyor. Ancak okuma süresi kısa olsa da bıraktığı düşünceler uzun süre zihinde kalıyor. Özellikle karakterlerin psikolojik çözümlemeleri, Zweig'in insan doğasını gözlemleme konusundaki ustalığını gösteriyor. Satranç, yalnızca bir satranç karşılaşmasını değil; akıl ile tutku, özgürlük ile esaret, dayanıklılık ile kırılganlık arasındaki mücadeleyi anlatıyor.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,8bin okunma
“Görünen o ki mevzu aşk olduğunda kavuşmak da bir dert hiç kavuşmamak da.”
Reklam
Reklam