"Bugün, o karanlık yıllar geçmişin izlerini silerken, bana bu güzel rüyadan, görünmez kanatlarıyla başımın çevresin de fırıl fırıl dönen, varlığımın en derin yerinden boğuk iç çekişler çıkaran, gözlerimden umutsuzluğun ve özlemin acısını damla damla akıtan acı hatıralardan başka bir şey kalmadı."
Her şey olsaydı da bir tek yerçekimi olmasaydı, ayaklarımız yere basmazdı, dik duramadık. Yerle gök arasında, yere, göğe dik, diğer insanla paralel yaşayabilmek için yerçekimi gereklidir. Bu durumun çağrıştırdığı bir gerçek var: Yaşamda dik durabilmek için, hayatta kalabilmek için sizi bir şeyler çekmeli; en azından bir şey sizi kendine çekmeli, sizi için çekici olmalı. Sizi çeken şey, motivasyon kaynağınız, yaşama amacınız haline gelebilir.