Zemini ve semayı iki hizmetkâr ettiği gibi, zeminin sair aktarında bulunan herbir nevi meyvelerinden, herbir adama istifade imkânı vermek, hem insanlara semere-i sa'ylerini mübadele edip her nevi medar-ı maişetini temin etmek için gemiyi insana musahhar etmiştir. Yani denize, rüzgâra, ağaca öyle bir vaziyet vermiş ki; rüzgâr bir kamçı, gemi bir at, deniz onun ayağı altında bir çöl gibi durur.
Tarihe gömüyorum acıyı ve ölümü Yenilgiyi zafer şarkılarına Çünkü sen geldin; kumrular geldi İçim içime sığmıyor Umurumda mı sanki ayrılık trenleri Ateşten gemiler, çöl çiçekleri Ay tutulması, rasathaneler Umurumda mı sanki Sen geldin; çöllere yağmurlar geldi Kokusunu unuttu dünyanın çiçekleri
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir çöl kaç kum saati eder içimde Gitgide azalarak artan kuraklık eskiyip unutulmuş bir tabir gibi hâlâ yerli yerinde Bu uzun yolda esvabımı havalandıran tek rüzgar yok işte- o yüzden kırdım asamı omurgamı iyiliklerle Ben yalnızsam her şey yalnızdır demekti dün suretim sürüklenedursun ne çıkar gölgemle konuşabileceğim efkâr yeter bana o çölde Gördüğüm serap sadece kendi gövdem Hayaller tırmanmış üstüme- hızla ruhumu kemirmekte Bir kum saati kaç çöl taşır dilimde Gitgide çoğalarak kaybolan teselli gülümseten ölümler gibi hâlâ peşimde hâlâ peşimde
Sayfa 46 - yalnızlığın takibi·Kitabı okuyor
Şiir
Ah Tanrım diyorum, keşke Çöl dinlerinin tarif ettiği gibi koruyucu ve esirgeyici bir Tanrı olsan. Keşke insanlar toprağa karışmasa da, ölü bedenlerden çıkıp dünyayı dolaşmaya devam etse. Kötüler cezalandırılıp, iyiler ödüllendirilirse. Ne güzel olurdu her şey.
Sayfa 30 - Karakarga Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
“Ruhları şimdi çöl gibi boştu.”
Sayfa 112 - Everest Yayınları, 2. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
çölde su aramak ahmaklık leylayı aramak aşk olurdu
Sayfa 17
Şiir