Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Hem bir baba–oğul hikâyesi hem de Kolombiya’nın karanlık politik tarihi… 1920–60 yılları arasında “şiddet dönemi” diye anılan, cinayetlerin, özellikle politik cinayetlerin sıradanlaştığı bir zamanı anlatıyor Nisyan. Yazar Héctor Abad Faciolince’nin babası bir hekim; ama aslında daha çok bir öğretmen. Hasta bakmaktan ziyade halkı aydınlatmaya kendini adamış bir insan. Bütün kimliklerinin ötesinde ise çok iyi bir insan hakları savunucusu. Elbette bir politik görüşü var ama kör bir fanatizme asla meyletmeyecek kadar sağduyulu. Böyle olunca da hiçbir politik çevrede kabul görmeyip, aksine korkulan, “tehlikeli” bir isim olarak kalıyor. Yazarın babasıyla geçirdiği yıllar… çocukluk ve gençlik dönemlerindeki o derin bağ… O kadar güzel ki sevinemiyorum bile okuduklarıma. Bu kadar iyi, bu kadar doğru, bu kadar dürüst birinin dünyadan koparılması büyük bir haksızlık değil mi diye düşünmeden edemiyorum. Evet, “önemli olan varmak değil, yürümek” diyelim. “Katiller unutulur, kahramanlar yaşar” diyelim… Ama bir de özlemek var. Bir sesi, bir bakışı, bir sıcaklığı… Bütün bu yoksunlukla insan, hatıralarına sarılıp onları yaşatmadan nasıl baş edebilir ki? O yüzden de, çok acı da olsa, yazarın önceliği bir kaybı anlatmak değildi bence; o kaybı doğuran dünyanın dinamiklerine dikkat çekmekti. Silah yerine kalem tutan, kan yerine mürekkep taşıyan insanları hayattan koparan bu düzene karşı sesini duyurmaktı. Bir yerde her şeyin olacağı aslında baştan belliydi. Tıpkı Kırmızı Pazartesi’de olduğu gibi… yaklaşan bir cinayetin gölgesi sayfaların arasında dolaşıyordu; ama bu cinayet gerçekten önlenmek isteniyor muydu? Yoksa her şey bir anda olup bitsin ve unutulsun mu isteniyordu? Belki de bu yüzden adı Nisyan. Unutmaya karşı yazılmış bir kitap. “Olacağımız nisyan olmuşuz çoktan.” diyen
NisyanHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 2024213 okunma
Welcome to Colombia
10/10
Duygu ve heyecan yüklü bir romandı. Sonunda canım yandı desem yeridir. Damaris adlı bir kadın ve Rogelio adlı bir adamın başından geçen olayları konu ettiği Kolombiya diyarlarında geçen bir kitap. Daha fazla bilgi verirsem spoiler olur
KöpekPilar Quintana · Can Yayınları · 2022602 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 122. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2024 23:32
~Çiftçi bir ailenin tek çocuğuydu William Stoner. Babası zamanında eğitimi hiç önemsememiş fakat yaş aldıkça eksikliğini çokça hissetmiş bir adamdı. Toprağın veriminin azaldığı dönemlerde cahilliğin çaresizliğini yaşadığı için Stoner'i Colombia' ya ziraat dersleri alması için üniversiteye gönderdi. İkinci yılında edebiyat ile tanışan Stoner bölüm değiştirme kararı alarak kendine yeni bir yol çizdi. Stoner'in eğitim hayatını, evliliğini, babalığını, seçimlerini, hocalık zamanlarını, mücadelelerini ve aşkını yalın ama çok etkileyici bir dille kaleme almış #johnwilliams . ~Stoner'in hayatı kırk yılda bir dalgalanan durgun deniz gibiydi. Belki de onun yerinde sabır taşı olsa çatlardı ama o hep içine attı. Sessizliği ve çoğu zaman görünmezliği seçti. Bazen, ki özellikle son zamanlarında gösterdiği dik başlılığı belkide hayatına renk katan tek anlardı. Kitap genel olarak durağan bir seyir izliyor. Fakat bu asla beni sıkmadı. Karakterle aramda oluşan bağ çok güçlüydü ve kitabın kapağını kapattığımda beynimde saygı duruşu gibi derin bir sessizlik oldu. İyi ki okudum. Bu tarz okumaları seven herkese gönülden tavsiye ederim.
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,303 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 97. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 18:52
#colmtoibin 1955 yılında irlanda'da doğan Colm Toibin, roman, öykü, deneme, tiyatro oyunu alanında eserler vermektedir. Colombia Üniversitesi ve Manchester Üniversitesi'nde edebiyat üzerine dersler veren yazarın eserleri birçok ödüle layık görüldü. Bu ödüllerden bazıları: The Master için "İnternational İMPAC Edebiyat Ödülü" (2006) ; Brooklyn için "Costa Roman Ödülü" (2009); İrlanda edebiyatına katkılarından ötürü "Irish PEN Ödülü" (2011) ; Nora Webster için "Hawthondern Ödülü" (2015). 2015 yılında yönetmen John Cowley tarafından filme çekilen Brooklyn, Observer gazetesi tarafından "En İyi On Tarihi Roman"arasında gösterildi. Yazarın kitapları uzun zamandır listemdeydi ve üçünü alarak kalemiyle tanışmak istedim. Tanışma kitabı olarak seçtiğim Meryem'in Tanıklığı... " Bir minyatür başyapıt." Toibin kitapta oldukça sert, vurucu ve yalın bir üslupla Efes'te sürgünde olan anne Meryem'in gözünden oğlu İsa'nın çarmıha gerilişini anlatıyor. Hem dini, hem de tarihi açıdan büyük bir öneme sahip olan Meryem Ana ve Hz. İsa'yı kutsallıktan arındırarak insani yönleriyle karşımıza çıkarıyor. Kısa ve bir o kadar çarpıcı bir kitaptı. Bir oturuşta okudum ve birçok yerini çizdim. Kendime teşekkür ederim, yazarı okuma listeme aldığım için, tüm kitaplarını okumaya karar verdim. Gönülden tavsiyemdir... Colm Toibin
Meryem'in TanıklığıColm Toibin · Everest Yayınları · 201763 okunma
LOZAN VE JELIBON MADENIMIZ
9/10
·608 syf.··
2024 109. kitabı
2024'ü geçtikten sonra artık tüm madenlerimizi kullanmaya başlayıp özellikle bol bol jelibon madeni çıkarmaya başladık. Yüz yıllık eziyet bitti artık! Lozan yüzünden Türk halkı başta jelibon olmak üzere eti puf, harıbo, BIM poşeti gibi yeraltı kaynaklarımızı çıkaramıyordu. Bu kabus gibi günler bitti sonunda! Gerçi barış anlaşmalarında " anlaşma şu tarihte bitecek " diye bir madde olmaz ve velev ki olsa bittiği tarihte de savaş olur ama " lale kardeşlerimiz " bu yalanı yıllarca söylerken ne Allah'tan korktular ne de kuldan utandılar! Bir de Lozan'da gizli maddeler varmış! Maddeler o kadar gizliydi ki, Türk devleti " aramızda kalsın " diye Lozan tutanaklarını TBMM kararıyla, tam metin olarak 1924'te yayınladı. Osmanlı yazısıyla basılan tutanaklar günümüz Türkçesine çevrilip 1969-1973 yıllarında da 8 cilt olarak Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nce yine tam metin olarak yayınlandı. Peki, Lozan'ın bazı bölümlerine sansür uygulayıp, bu bölümleri yayınlamayan kimdi? İNGİLTERE VE FRANSA! Evet, yanlış okumadınız! Türkiye’de tam metin olarak yayınlanan Lozan tutanaklarının bazı bölümlerine 1923'te Fransa tarafından basılan Sarı Kitap'ta ve yine 1923'te basılan Mavi Kitap'ta yer verilmedi. NEDEN? Lale kardeşlerimize göre, Türkiye’nin bağımsızlığı karşılığında, İngiltere'ye hilafeti kaldırma sözü verdik. Peki , gerçekler öyle miydi? Bu sorunun cevabını anlamak için, İngiltere'nin İzmir Konsolosu Charles Blunt'un, Büyükelçi Henry Lytton Bulwer'e 28 Temmuz 1860 günlü, İzmir için gönderdiği rapordan başlamak lazım: " Bölgenin genel durumu gün geçtikçe iyileşmekte. Ancak bu iyileşmeden yararlananlar Türkler değil, onları soyup soğana çeviren Hristiyanlar... Askerden dönen Türkler köylerini, kentlerini tanıyamayacak kadar değişmiş buldular. ( Askerlik yedi ila on yıl sürüyor ).
Alıntı
Yüzyıl Önce Yüzyıl Sonra Sevr ve LozanCengiz Özakıncı · Otopsi Yayınevi · 202316 okunma
8/10
·320 syf.·
2024 79. kitabı
''İç Dünyamdan Notlar'' yakın zamanda kaybettiğimiz Paul Auster'in otobiyografik eseri.Eseri üç ana bölümde incelemek mümkün.Çocukluk,gençlik bölümü ve son kısımda yer alan fotoğraf albümü. İlk bölüm erken çocukluk döneminin anlatıldığı kısım.Auster'ın kendi anlatımıyla pek dindar olmamakla birlikte yahudi ve parçalanmış bir ailenin oğlu olduğunu görüyoruz .İlk gençlik yıllarında yahudi kimliğini sahiplenmese de gençlik yıllarında ''Altı Gün '' savaşına katılmak için cepheye gitmeyi düşünecek kadar heyecanlı bir gençken ,sonraki dönemde İsrail'in gerçek yüzüyle karşılaşarak bu fikrinden uzaklaştığını görüyoruz.Çocukluk dönemin yaşadığı yer olan Newjersey'de antisemitist hareket sebebiyle yahudilere yönelik çeşitli olaylar yaşanıyor.Beyzbola olan ilgisi,Kore Savaşı, küçük yaştan itibaren okumaya duyduğu açlık ve küçük yaşın rağmen okuduğu sayısız kitaba ilkokul öğretmeninin inanamayışı ve bu yüzden tüm sınıfın önünde işittiği azar...Çocukluk döneminde kendisini etkileyen ortam ve olayları gayet duru ve akıcı bir dille anlatıyor. İkinci kısımda ergenlik çağı ve gençlik dönemi ile karşılaşıyoruz.Colombia Üniversitesine girişi,ilk eşi Lydia ile tanışması,Paris''e okumak için gitmesi,ancak burada aradığını bulamayışı,bu dönemde okuduğu kitaplar,izlediği filmler,yazarlar çıkıyor karşımıza.Daha sonra tekrar Amerika'ya geri dönmesi ve yaşamına yön verme konusunda yaşadığı bocalama,kimi dönemlerde çaresizliğe düşmesi ,hayatını kazanabilmek için çevirmenlik ve hatta taksi şoförlüğü yapması. Hayatı boyunca maddi sorunlar üstesinden gelmesi gereken önemli bir konu olarak kalıyor. Yaptığı işler arasında vaz geçmediği tek şey okumak ve yazmak .Eser boyunca günlükleri,şiirler,mektuplarını görüyoruz.Yazarlığa giden yolda yazdığı her şeyin ona kaynak olduğunu ve eserlerinde
İç Dünyamdan NotlarPaul Auster · Can Yayınları · 2014207 okunma