Hem yetersiz hemde acınası olması itibariyle zavallı bir oyuncuya benzeyen hayat dramatik, gerçekdışı ve yalnızca palavradan ibaret olağanüstü bir söylemle doldurulmuş olduğu için anlamsızdır.
Spor (ve Britanya özelinde futbol) insanların yüzyıllar boyunca uğruna ölmeye hazır olduğu, dini inanç, ulusal egemenlik, kişisel onur ve etnik kimlik gibi soylu değerlere tekabül eder. Spor, kabilesel bağlılıkları ve rekabetleri, sembolik ritüelleri, estetik güzelliği, bedensel gerçekleştirmeyi, entelektüel tatmini, olağanüstü gösterileri ve derin bir aidiyet duygusunu kapsar.