--Sırf şu yüzden: Bu kocaman anlamsız karmaşa içinde - modernlik denen bu umarsız saçmalığın içine atılmış; "fırlatılmış"ken -, 'dış dünya' bir yana, daha kendi kendisiyle bile -ancak arada bir- uyum içinde olabildiğinde, gene de kendine aykırı düşüyor, kendi kendini çeliyor, kendinden acı çekiyorsa, kişi -- daha ne olsundu ki!? ...
İnsanın, alışkanlıkların kölesi olduğunu ve varoluşunun rutininde özsel önem taşıdığını düşündüğü pek çok noktanın, aslında sırf onları alışkanlık hâline getirmesi yüzünden böyle göründüğünü düşündüm.