Stefan Zweig'in Hayatın Mucizeleri kitabı hakkında bazı incelemeleri okudum herkes çok edebi ve güzel açıklamalar yazmış zaten..
Kitabın konusu çok güzel, kültürel harmanlamayı seviyorum. Yahudi küçük bir kızın Hristiyan bir adamla dostluğundan bahsediliyor. Bu adam ressam ve bir Meryem Ana tablosu çizmek istiyor bu kızla da bu sayede arkadaş oluyorlar. Aslında kitap genel olarak iyi ve yazarı normalde severim ama bu kitapta biraz daha farklı hissettirdi kalemi açısından. Başlarda bağ kurmak biraz zordu ama sonlara doğru bunu aşıp 3. Kişi gözünden yaşananları izlemeye başlıyorsunuz. Özellikle son sahneyi tablo gibi gözünüzde canlandırma fırsatınız da oluyor.
Ancak ben biraz sığ okumuş olabilirim, bu ikilinin arkadaşlıkları konusunda mesela. Genel durumlardan ve tükettiğim başka içeriklerden dolayı olabilir ama çok gerildim. Yazarın daha önce p*dofili iması yaptığını görmediğim için biraz rahattım ama bazen genç bir kız ve orta yaşlı bir yetişkin adamı okurken istemeden geriliyorsunuz. Bunun sebebi kızın yaşına ve gelişmemiş hormonlarına yapılan belirtmeler ya da bir sahnede adamın bir şeye sinirlendiğindeki tavrı olabilir.. Neyse ki korktuğum bir şey olmadı.
Gerçekten çokk güzeldi.. Bayan Marple harika bir karakterdi zaten ama ben Bess'i de sevdim. Kendine özgü birisiydi. Bess'in böyle bir fedakarlık yapacağını tahmin etmemiştim açıkçası.. hoştu belki bir şeyleri telafi etmeye çalışıyordu, kendine yakışır şekilde bitirdiğini düşünüyorum. Bu arada 'çete' olayına ve olayın otelle ilişkisine bayıldım, zekiceydi.
Ana hikayeden sonra Bayan Marple'ın içinde olduğu kısa bir bölüm var, çokk fazla ipucu olmasına rağmen 'polis' olayını ben de göz ardı etmiştim
Agatha Christie'nin daha önce On Kişiydiler kitabını okumuştum bir adada geçiyordu, şu an bir otelde yarış arabalarının bile olduğu bu kitabı okurken yazarın ortamı ne kadar güzel yansıtabildiğini farkettim bence siz de seversiniz bunu.
Cinayetler OteliAgatha Christie