Kitapta en sevdiğim kısım diyebilirim
İlk zamanlar uzaktan birbirlerini görünce bir tüfek patlardı; bazen bu tüfeği bir başka tüfek sesi takip eder, bazen etmezdi. Gittikçe birbirlerine alışır gibi oldular; günler geçtikçen sonra; birbirlerini görünce , çoğunlukla tüfek patlatmaz; hatta karşılıklı el sallarlardı. Birbirlerini birkaç defa görenlerin arasında sanki dostluk da peydahlanır, Anzaklar “Coni Türk” diye bağırır, Türklerde “Hey Mıster” le cevap verirdi. Bazılarının arasında haberleşme bile başlamıştı. Şefik, Recai ve diğer tıbbiyeli öğrenciler, ele geçirdikleri kâğıtlara, “İstanbul dünyanın en güzel şehri; savaştan sonra misafirimiz olun” gibi cümleler yazar, bir taşa sarıp fırlatır, Charles ve arkadaşları da cevap verirlerdi. “İstanbul’un güzelliğini duyduk; fakat Sidney de güzel; siz buyurun.”
Sayfa 341 - Ötüken
Keko , coni dolu güzel ülkemin üzücü hâli...
Bugün insanlar cehaleti bilgelik, zararlı olmayı da faydalı olarak kabul ediyorlar...
Sayfa 71·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Coni
İstanbul gene her zamanki gibi kocaman, ama çok çok çok kocaman bir arı kovanı.Uğul uğul.
Sayfa 44 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Geçit Yok!
Derine, hep derine kazıyoruz nerede çağımızın o altın kalbi çağımızın altın kalbini arıyoruz üzerimizde ağır bir yeryüzü.. gökyüzünden uzakta çok uzakta.. derine, hep derine kazıyoruz madencileriz biz.. devrimcileriz biz.. patlarız volkan gibi çağ yenmeyecek bizi yorgun değiliz.. bağdatl'ıyız, bağdat'tayız, bağdat'lıyız bağdat'ta düşünce bombalar adımız meçhule kalır.. adımız meçhul. yanar kavrulur bedenimiz sevdiklerimiz.. yanar kavrulur.. külümüz kalır geriye rüzgarda savrulur sözümüz kalır.. bir de öfkemiz, birde öfkemiz, birde öfkemiz öfkeliyiz.. kül savrulur, söz kalır, öfke büyür büyüyor bağdat'lıyız, bağdat'tayız, dünyanın her yanındayız bu kan denizinin dalgalarıyla yankileri boğacağız
Alıntı
- Keçmiş vaxtların birində Henni Penni qarğıdalı toplayırdı. Palıd qozası onun başına düşəndə: "Tanrım, lütfkarım! - Henni Penni dedi. - Səma düşür. Mən gedib bunu krala xəbər verməliyəm." - Təbii ki, səma həqiqətən düşə bilməz, - Emma çoxbilmişik elədi. - Evdə, - Coni elan etdi, - İngiltərənin hər yerində düşürdü və buna görə də biz bura gəlməli olduq.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Edebiyat
19 yaşım
benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım 19 yaşım sana anam gibi hürmet ediyorum edeceğim senin ilk arşınladığın yoldan gidiyorum gideceğim benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım 19 yaşım çok uzaklarda yuvarlanıyor başım oturuyor 19 yaşım yatağımın başucunda ellerim avucunda bana diyor ki; - kafamızda getirelim geri o delikanlı günleri cancazım, o dehşetli güzel günleri... köpüklü şahlanışların dönüm yeri.. dünyanın altıda biri; kan içinde doğuran ana.. istasyondan istasyona yalınayak tankları kovalayarak açlıkla yarış... şarkıların boyu kilometre ölümün boyu bir karış... kafkas; güneş
Sayfa 228
Alıntı