Unutma. İçine atılan her tohuma can veren, yeryüzünün en muhteşem yaşam alanıdır toprak. Ölüme ve yüzlerce yıldır hayatımızda olan mezar kavramına biraz da bu gözle bakmanı istiyorum. Neden biliyor musun? Çünkü toprak, yaşamla ölüm arasındaki metamorfozun gerçekleştiği en ideal alandır. Nasıl ki bir tırtıl kendisini bir kozanın içine koyuyorsa biz de sevdiklerimizin bedenlerini mezar denen bu kozalara emanet ediyoruz. Artık bu büyülü kozanın içinde yalnız olmadığını biliyorsun. Milyarlarca yașam formu hücresel boyuttaki dönüşümünün her anında sana eşlik etmek için yanında hazır bekleyecek. Bazen onlar senin bir parçana dönüşecek bazen de sen onların bir parçası olacaksın.
Çok mutluydum o günlerde, ama fark etmek istemiyordum. Şimdi yıllar sonra, fark etmemenin belki de mutluluğu korumanın en iyi yolu olduğunu düşünüyorum.
Üzücü olan, ne nazizmin ortaya çıkmış olması, tüm insanlığı kirletmesi ve milyonlarca insanı katletmesi. Ne de, günümüzde bile bu canavarlığı dünyanın her köşesinde varlığını sürdürmesi, Asıl üzücü olan, her birimizin içinde bir nazinin bulunması. İstisnasız hepimizin.
"Bu insanlar böyle, hem yaşayamazlar hem yaşatmazlar... Ezmek öldürmek isterler, kadınız biz, ezik olmalıyız, güçsüz olmalıyız, onlara uymalıyız, uymazsak kırarlar, döverler, biçerler, üzülme, her şey düzelecek"