Ustam ve Ben: Mimar Sinan'ın Gölgesinde, Bir Filin ve Bir Çırağın Destanı
"İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış."
Merhaba kitap dostları! Bugün, Türk edebiyatının usta kalemi Elif Şafak'ın, Mimar Sinan ve 16. yüzyıl Osmanlı'sını merkeze alan enfes romanı "Ustam ve Ben" i konuşuyoruz. Bu kitap benim için bir başyapıt, bir başucu eseri oldu. Bayılarak okudum ve hâlâ etkisinden çıkamadım.
Yazar ve Eser Hakkında Kısa Bilgi:
Elif Şafak, Türk edebiyatının dünyaca tanınan en önemli isimlerinden biridir . "Ustam ve Ben", 2013 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan tarihi romanıdır . İngilizce yazılan roman, Omca Korugan tarafından Türkçeye kazandırılmıştır . Yazar, bu eser için 3 yıl boyunca araştırma yapmış ve Mimar Sinan'ın hayatını, dönemin ruhunu romanın dokusuna ustalıkla işlemiştir .
Konu ve Neden Bu Kadar Mükemmel?
Roman, 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nda, Kanuni Sultan Süleyman'dan III. Murad'a uzanan bir dönemde geçiyor . Merkezinde iki ana karakter var:
- Cihan: Hindistan'dan Kanuni'ye hediye edilen beyaz fil Çota'nın bakıcısı, meraklı, sorgulayan ve iç dünyası zengin bir genç . Onun hikayesi, İstanbul'a gelişi, saraydaki hayvanat bahçesinde geçen günleri ve en önemlisi Mimar Sinan'la tanışıp onun çırağı olmasıyla şekilleniyor .
- Mimar Sinan: Romanın "ustası". Kitapta sadece bir mimar değil, aynı zamanda bilge, sabırlı, insan ruhunu anlayan ve çıraklarına sadece sanatı değil, hayatı da öğreten bir rehber olarak karşımıza çıkıyor .
Neden Bu Kitap Her Şeye Sahip?
- Mükemmel Kurgu, Muazzam Konu: Elif Şafak, tarihsel gerçeklikle hayal gücünü öyle ustaca harmanlamış ki, okurken hem tarihin içinde kayboluyor hem de bir masalın