Yaşananların hepsinden çok ağır sorumluluğunu, bu muharebeye katılanların hepsinden çok kararmıştı; o, ömrünün sonuna kadar hiçbir zaman ne iyiyi, ne güzeli, ne doğruyu, ne de kendisinin iyiliğe ve doğruluğa taban tabana zıt, insanca olan her şeyden oldukça uzak, ne anlama geldiğini anlayamayacağı eylemlerinin önemini kavrayabilmişti. Dünyanın yarısı tarafından övülen eylemlerinden vazgeçemezdi ve bu yüzden de iyilikten, doğruluktan, insanca olan her şeyden vazgeçmek zorundaydı.
Sakat ve ölü insanlarla dolu (kendisi istediği için böyle olduğunu düşünüyordu) savaş meydanını dolaşırken, bu insanları gözden geçirip bir Fransız’a kaç Rus’un düştüğünü hesaplaması ve bir Fransız’a beş Rus düştüğünü hesaplayarak kendini kandırması, bunu bir sevinme nedeni olarak görmesi o güne has değildi. Paris’e gönderdiği mektupta, üzerinde elli bin ceset olduğu için le champ de bataille a été superbe (savaş meydanı muhteşemdi) yazması o güne has değildi; ama boş zamanlarını yaptığı büyük işleri anlatmaya ayırma niyetinde olduğunu söylediği St. Hélène Adası’nda, sessiz yalnızlığında şunları yazmıştı:
mencement de la sécurité. Un nouvel horizon, de nouveaux travaux allaient se dérouler, tout plein du bien-être de la prospérité de tous. Le système européen se trouvait fondé; il n’était plus question que de l’organiser.
Satisfait sur ces grands points et tranquille partout, j’aurais eu aussi mon congrès et ma sainte-alliance. Ce sont des idées qu’on m’a volées. Dans cette réunion de grands souverains, nous eussions traité de nos intérêts en famille, et compté de clerc à maître avec les peuples.
L’Europe n’eût bientôt fait de la sorte véritablement qu’un même peuple, et chacun, en voyageant partout, se fût trouvé toujours dans la patrie commune. Il eût demandé toutes les rivières