Semiha kılıçgil

Semiha kılıçgil
@ctsemiha
Ülke sanki kanser olmuş gibiydi ve her sabah yeni bir hücresini daha kaybediyordu. O kaybettikçe ben yenilmiş hissediyordum. Ölümünü izlemek değil kurtarmak için ne bileyim bir kemoterapi falan bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyordum. Ama karşında devlet vardı. Durumu sistemli olarak bu hale getiren, kulakları hiç duymayan, sadece koskocaman bir ağızdan ibaret olan bir devlet. Mütemadiyen çiğniyor, yutuyor ve n'apıyorsun demeye kalmadan suratıma doğru geğiriyordu sanki.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yıldızlar aslında nedir size söyleyeyim: Yıldızlar, acıdan delirmiş insanların gökyüzüne sıktıkları kurşunların açtığı deliklerdir.
Zaman meselesi acayip. Aynaya baktığımda beni üzen zaman, ektiğim bir fidana bakıp büyüdüğünü gördüğümde mutlu ediyor.
Zamanla herkes kendisi için var olma gereksinimi duyar.
Altımızdan kayan zemin ve yok oluş
Küçük labirentin içindeki ağır bilye benim. Bazen yaslanacak bir duvar bulup bir anlığına soluklanabiliyorsun, ama sonra yeniden hareket etmek zorundadın; dünya sağa sola eğiliyor, bir deliğe düşüyorsun; bilye yeraltındaki tahta zemine çarpıyor ve sen bir anda yok oluyorsun.
Sayfa 250·Kitabı okudu