"neden yapamayacağını" kanıtlayan tüm engelleri, bahaneleri ve zorlukları devasa bir büyüteçle sana gösterir. Sen de onlara bakıp "Gördün mü, zaten imkânsızmış" diyerek kendi kehanetini doğrularsın.
Gün içinde dokuz kişi sana "Ne kadar harika bir iş çıkarmışsın" der, ama bir kişi "Şu detayı pek beğenmedim" derse; gece yatağa yattığında o dokuz iltifatı unutur, o bir tek eleştiriyi sabaha kadar kafanda kurarsın. Bu senin hatan değil, amigdalanın işleyiş biçimidir.
Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun.