Carmel
Carmel, internette bir yerlerde Phil'in eski televizyon röportajını bulabileceğini fark ettiğinde ellili yaşlarındaydı. Bir cuma gecesi geç saatte internette gezinirken çıkıverdi karşısına; bu hakikat, bilgisayarını kapatıp bir kadeh şarap daha almak için buzdolabına gitmesine neden oldu. Aylardır ilk kez açıyordu televizyonu, kanepeye yerleşti, sonra yatağa gittiğini hatırlamıyordu. Gece bir ara, rüyasında kendi evinde bir kapıyı açtığını, karşısında içi toprak dolu bir oda bulduğunu gördü. Sabah alt kata indiğinde laptop yemek masasındaydı, bıraktığı yerde. Carmel tıkladığında ekranda babasının donuk görüntüsünü buldu. Onu en son görüşünden beri uzun bir gece kadar yaş almıştı, babasıysa hâlâ elli üçündeydi.
Sayfa 218
Yıl içerisinde bir ya da iki kere yapılan "beyin fırtınası" ya da "arama" toplantılarından da hoşlanmazdım. Bankanın bundan sonra neler yapacağını "aramak" için cuma akşamından bir otele gidilir, bütün hafta sonu genellikle otelin manzara görmeyen bir salonunda sıkıcı sunumlar dinlenir, pazar öğleden sonra geri dönülürdü. Bu tür toplantılar da "aranan" neydi bilmem ama bulunmayan bir şey vardı: Doğru dürüst fikir. Bir keresinde böyle bir "hadi ufkun arkasına bakalım" toplantısında bize yardım etmesi için bir "misafir sanatçı" davet ettik. Adamı hepimiz tanıyorduk. Babasının kırk yıl çalışarak Türkiye'nin en büyük holdinglerinden biri haline getirdiği işi, on yıl kadar kısa bir sürede un ufak etmiş bir dehaydı! Bize olsa olsa, "bir işin içine nasıl edilir" konusunda ders verebilecek bir adamı bir saat dinledik. Verdiği mesaj şuydu: "Cesur olun, yenilik denemekten kaçınmayın." Kendi cesareti, üç bin çalışanın felaketi olmuştu ama olsun.
Reklam
Siz Cuma'ya geldiğimde bana hep cehennemi anlatıyorsunuz. Camiye mi geliyoruz Burger King'e mi belli değil. Devamlı; ateş seni çağırıyo!
Sayfa 45·Kitabı okudu
Münafikun sûresi 9. Ayet
Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Alıntı
Yezid b. Meryem şöyle der: Cuma namazına giderken, Abbâye b. Rufâe b. Râfi b. Hudeyc bana yetişerek, Ebu Ubeys'in Allah Rasûlü (s.a)'ne şöyle dediğini duyduğunu söyledi: "Kim Allah (c.c) yolunda ayaklarını tozlandırırsa, Allah (c.c) ona ateşi haram kılar".
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Cuma Vakti Bırakma Zamanı...
Konuşmaların gittiği yön belliydi. Kafamın içinde bütün bu bilgilerin açığa çıkması sonucu sohbetten sıkıldım. Tekrara binmişti. Her dönemde insanların hep aynı şeyi aradıklarını gördüm: "Kendilerini." Ancak bulduklarını beğenmeyip bir başkası olmayı tercih ediyorlardı. Konuşanların sayısı dinleyenlere oranla çok azdı. Belki de antrenmanların verdiği yorgunluktan dolayıydı. Sohbetin bitmesini beklemeden usulca mekânı terk ettim. Huzur olduğum yerdeydi ve evime gidip rahat bir öğle uykusu çekmek şu anda yapabileceğim en güzel şeydi.
Sayfa 122·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam