Kendisi de bir dağcı olan Jon KrakauerYabana Doğru kitabında, Amerikan toplumunun sosyal adaletsizliklerle dolu rahatsız edici kurallarından kaçıp, asla yargılamayan ve -acımasız da olsa- adil davranan vahşi doğada mutluluk arayan bir gencin iki yıl süren yolculuğuna ait günlük, posta kartları, ifadeler vb. izleri alıntılayarak yaşam öyküsünü yazıyor..
Evini terkettikten sonra Alex adını kullanan Christopher Johnson Mc Candless adındaki gence dair tüm hikayeyi okuduğunuzda incelenmesi gerekenin aslında kitap değil, tam tersi kokuşmuş, yozlaşmış sistem ve aileler olduğunu anlıyorsunuz. Dolayısı ile benim de inceleme paragrafına yazacaklarım bir kitap incelemesinden çok Chris'in bu radikal seçiminde yatan nedenler olacaktır.
"Yaşadığım bu hayat benim seçimim" diyen Chris elbette bu iki yılın tamanını vahşi doğada geçirmedi. Topluma dayatılan uygarlık yasalarının arızalı taraflarını deneyimlediği sorumsuz, özgür ve maceralı bir yolculukla, iz bıraktığı çeşitli sosyal topluluklar ve insanlar da tanıdı. Öğrencilik yıllarından hesabında kalan tüm parayı -kendi emeğinin karşılığı olmaması nedeni ile- bağışlayıp, cebindekileri de yaktığı için, nihai hedefi Alaska'ya gitmek olan yolculuğunda hayata tutunabilmek için çalışarak para da kazandı.
Bu kaçışı Chris'in 'toplum dinamiklerine göre sorunlu' kişiliğinin doğal tepkisi olarak değerlendirirsek yanılırız, kitabı dikkatli okuduğumuzda onun son derece sosyal, yardımsever, iş ahlakı yüksek, ilham kaynağı olan Henry David Thoreau, Jack London gibi yazarlardan yaptığı felsefi alıntılarla çevresini kolayca etkileyebilen ve fakat başıboş olmayı seçen donanımlı bir gezgin olduğunu anlıyoruz. Bu denli eğitimli ve zeki biri olmasına rağmen vahşi doğada ölümüne yol açan tedbirdizliğe, onun, kurallarını kendi koyan, kendi ahlak yasaları ile oyununu adil