__Adam sohbetin bir yerinde, işten yorgun ayrıldığı bir gün iki kadeh içmek için buraya geldiğini, öteki masada kahkahalara boğulup masada oturan beş kadının konuşmalarına kulak misafiri olduğunu
Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.
ilk nişanlısı ona kendisini güzel bulup bulmadığını sorduğunda, 'Kesinlikle yanıldığımı bilsem de, senin dünyanın en güzel kızı olduğunu düşünüyorum' diye açıkladı. Kız burun kıvırdığında da, 'Açıkçası, sana olan duygularım gözümü kör etti. Tüm nesnelliğimi kaybettim' diye kesin bir dille açıkladı. 'Örneğin, düşük gözkapakların ya da fazlasıyla çıkık elmacıkkemiklerin eleştirilebilir. Ama ben, eleştirmem!' Hop, ayrılık...
İşte bundan dolayı, işkence gibi gelirdi doğum günleri, evlilik yıl dönümleri, bayramlar. İçten içe nefret ederlerdi, o günler yaklaştıkça. Ama hiç konuşulmazdı bu konu. O sarılıp ağladıkları günden sonra, ciddi ciddi oturup bir daha hiç konuşmamışlardı. Konuşulmayanın eziyeti çökerdi üzerlerine. Bu gece olduğu gibi... İşte!