her ruhsal olgu bütünleşmiş bir yaşam planının kısmi tezahürü olarak yorumlanmalıdır bu yolu izlemeyi reddeden ve bunun yerine, sentezini değil de tezahürün kendisini analiz etmek için çocuğun ruhsal yaşamına girme çabasını içeren her açıklayıcı girişim başarısız olarak nitelendirilmelidir çünkü çocuğun ruhunun "gerçekleri" bitmiş ürünler olarak değil de bir amacın yönünde hazırlayıcı hareketler olarak kabul edilmelidir bu görüşe göre, sonuç olarak hiçbir şey bir eğilime hizmet etmeden meydana gelmez bu nedenle, bu noktada en önemliler olarak nitelendirdiğimiz aşağıdaki yol gösterici ilkelere dikkati çekmeye çalışacağız
gerçekler:
(a) üstünlüğe ulaşmak için bir yeteneğin geliştirilmesi
(b) çevreyle baş etme
(c) dünyanın düşmanca olduğu duygusu
(ç) bilgi toplama ve başarılan istifleme
(d) aşkın ve boyun eğmenin, nefretin ve meydan okumanın, toplumsal duygunun ve güç tutkusunun kullanımı
hayali olanlar:
(e) sanki'nin geliştirilmesi (fantezi, sembolik başarılar)
(f) güçsüzlüğü kullanma
(g) kararlar almakta erteleme yapma
(h) korunma arayışı
Gece gündüz ne çektiğimi bir Allah bilir bir ben bilirim. Bizi tazyik ile meclisi dağıttılar. Fikirlerini adeta açıktan açığa dayatıyorlar. Ben güya mutlak bir hükümdarmışım gibi muamelede bulunuyorlar. Doğrudan doğruya bana müracaat ediyorlar. Meşrutiyetten bahsedince hangi meşrutiyet diye karşılık veriyorlar. Yalnız sizi tanırız ve sizi temiz addederiz diyorlar… Ben milletin ateşli küllü üzerinde oturdum. Saltanatın kuş tüyünden minderleri üzerinde oturup gömülmedim. Bunlardan kimseye bahsedilmiyor. Millete de malumat verilemiyor. Elbette bir gün tarih bu hakikatleri yazar. Siz güvenilir olduğunuz için bu şeyleri gizli olarak yalnız size söylüyorum… Eğer akıllı ve tarafsız bir halefi olsaydı vallahi, billahi, tallahi kabul etmezdim. Saltanat ile teneşir arasında ne kadar mesafe olduğunu bilirim. 
Vahdettin
D a h a Y ü k s e ğ e Ç ı k a r k e n . - Kişi şimdiye dek hayran olduklarından daha yükseğe çıktığında, tam da onlara batmış ve aşağı düşmüş görünür: çünkü onlar her koşulda, şimdiye dek bizimle birlikte (bizim sa yemizde de olsa) yüksekte olduklarını sanmaktaydılar.
Senin aydınlığın yetişir bana
Güneşi istemiyorum
Yıldızları istemiyorum
Açma perdeleri
Ben bu karanlığı seviyorum
Ben yalnızlığı bu geceleri
Karanlıklar benim içın yaratıldı A
Aydınlıklar senin için
Sen olmasan B'ler Cler D'ler olmazdı
Ben olmazdım
Bu mavi gökyüzü
Bu yeşil denizler olmazdı
Z'ye kadar yürüdüm bir akşam
Allı morlu ağaçlar gördüm
Akça pakça kadınlar gördüm
Yine seni unutamadım A
Senin aydınlığın yetişir bana
Yum gözlerini üçe kadar say
Bütün B'leri C'leri A
Bütün akları kara yapacağım