her ruhsal olgu bütünleşmiş bir yaşam planının kısmi tezahürü olarak yorumlanmalıdır bu yolu izlemeyi reddeden ve bunun yerine, sentezini değil de tezahürün kendisini analiz etmek için çocuğun ruhsal yaşamına girme çabasını içeren her açıklayıcı girişim başarısız olarak nitelendirilmelidir çünkü çocuğun ruhunun "gerçekleri" bitmiş ürünler olarak değil de bir amacın yönünde hazırlayıcı hareketler olarak kabul edilmelidir bu görüşe göre, sonuç olarak hiçbir şey bir eğilime hizmet etmeden meydana gelmez bu nedenle, bu noktada en önemliler olarak nitelendirdiğimiz aşağıdaki yol gösterici ilkelere dikkati çekmeye çalışacağız gerçekler: (a) üstünlüğe ulaşmak için bir yeteneğin geliştirilmesi (b) çevreyle baş etme (c) dünyanın düşmanca olduğu duygusu (ç) bilgi toplama ve başarılan istifleme (d) aşkın ve boyun eğmenin, nefretin ve meydan okumanın, toplumsal duygunun ve güç tutkusunun kullanımı hayali olanlar: (e) sanki'nin geliştirilmesi (fantezi, sembolik başarılar) (f) güçsüzlüğü kullanma (g) kararlar almakta erteleme yapma (h) korunma arayışı
Sayfa 102 - say yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
varsın kederin zehri damlasın akşamlara miyadı geçmiş bütün hüzünler inadına tut ellerimi! bin iklim, bin koşu, bin gurbet ömrüm d e l i c e ...
Sayfa 37·Kitabı okudu
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir padişahın iç d(ç)öküşü
Gece gündüz ne çektiğimi bir Allah bilir bir ben bilirim. Bizi tazyik ile meclisi dağıttılar. Fikirlerini adeta açıktan açığa dayatıyorlar. Ben güya mutlak bir hükümdarmışım gibi muamelede bulunuyorlar. Doğrudan doğruya bana müracaat ediyorlar. Meşrutiyetten bahsedince hangi meşrutiyet diye karşılık veriyorlar. Yalnız sizi tanırız ve sizi temiz addederiz diyorlar… Ben milletin ateşli küllü üzerinde oturdum. Saltanatın kuş tüyünden minderleri üzerinde oturup gömülmedim. Bunlardan kimseye bahsedilmiyor. Millete de malumat verilemiyor. Elbette bir gün tarih bu hakikatleri yazar. Siz güvenilir olduğunuz için bu şeyleri gizli olarak yalnız size söylüyorum… Eğer akıllı ve tarafsız bir halefi olsaydı vallahi, billahi, tallahi kabul etmezdim. Saltanat ile teneşir arasında ne kadar mesafe olduğunu bilirim.  Vahdettin
D a h a Y ü k s e ğ e Ç ı k a r k e n . - Kişi şimdiye dek hayran olduklarından daha yükseğe çıktığında, tam da onlara batmış ve aşağı düşmüş görünür: çünkü onlar her koşulda, şimdiye dek bizimle birlikte (bizim sa yemizde de olsa) yüksekte olduklarını sanmaktaydılar.
"Anayasa,"..."belirli bir zamandaki hakim çoğunluk için bir yorum aracıdır."
Sayfa 295·Kitabı okudu
Senin aydınlığın yetişir bana Güneşi istemiyorum Yıldızları istemiyorum Açma perdeleri Ben bu karanlığı seviyorum Ben yalnızlığı bu geceleri Karanlıklar benim içın yaratıldı A Aydınlıklar senin için Sen olmasan B'ler Cler D'ler olmazdı Ben olmazdım Bu mavi gökyüzü Bu yeşil denizler olmazdı Z'ye kadar yürüdüm bir akşam Allı morlu ağaçlar gördüm Akça pakça kadınlar gördüm Yine seni unutamadım A Senin aydınlığın yetişir bana Yum gözlerini üçe kadar say Bütün B'leri C'leri A Bütün akları kara yapacağım